Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Ekin Gün

Nutella Koalisyonu

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült

Geçen gün ilginç bir habere rastladım. Haber Fransa'dan. Fransa'nın meşhur Canal + televizyonuna konuşan Fransa Ekoloji, Sürdürülebilir Kalkınma ve Enerji Bakanı Segolene Royal şu açıklamayı yaptı: “Bizim giderek yok olan ormanlar yüzünden çok sayıda ağaç dikmemiz gerekiyor. Şu anda durum küresel olarak alarm verici boyutta. Bu yüzden, palmiye ağacı yağından yapıldığı için Nutella yemeye artık son vermek gerekiyor''

Sunucunun ısrarla “Ama Nutella lezzetli” demesine rağmen konuşmasını sürdüren Royal: “Evet ama iyi değil, çünkü palmiye yağı, ağaçların yerini alıyor ve önemli zarara yol açıyor. Başka hammadde kullanmalılar”

Tabi Nutella'nın ülkesi İtalya'dan cevap gecikmedi. İtalya Çevre Bakanı Gian Luca Galletti Royal'e Twitter'dan cevap vererek “İtalyan ürünlerini rahat bırakın” diye açıklama yaptı. Bunun üzerine Fransız Bakan Royal ise geri adım atarak, "Nutella hakkındaki polemik için binlerce özür. İleri doğru atılan adımların vurgulanması gerektiği konusunda hemfikirim" dedi ve iki ülke arasında Nutella üzerinden çıkan kısa çaplı diplomatik kriz böylelikle son buldu.

İşin doğrusu olay evlere şenlik. İki ülke arasında Nutella'dan doğan diplomatik krizin tıpkı Nutella gibi tatlıya bağlanması sevindirici olduğu için konunun üzerinde durarak kabak tadı vermeye gerek yok. Olayın içinde bir yerler de mutlaka sanki “Mesele ağaç meselesi değil, sen hala anlamadın mı?” tarzında bir şeylerin geçtiğini görmem mümkün. Onun için aynı olay Türkiye'de yaşansaydı n'olurdu acaba diye de düşünmeden edemiyorum.

Fransa yerine Türkiye, Fransız Bakan yerine de Erdoğan aynı açıklamayı yapsaydı mesela? Müzmin muhalefet, Erdoğan için “İnsanların Nutella yemesine bile karıştı” diyerek feryat figan sokağa dökülür müydü acaba? Lakin alkol yasakları için barikatın arkasına geçenlerden Nutella yasağı için barikatın arkasına geçmemelerini beklemek devrimin o şanlı ruhuna haksızlık olur. Hele de geçenlerde ilk kez dünya diktatörler tarihinde oyla devirdiklerine inandıkları Erdoğan böyle bir şey derse.

İşlerine geldikleri zaman o “liberty, liberty” diyerek öldükleri Avrupa'yı örnek gösterenler, işlerine gelmedikleri zaman göstermez. Örneğin dünyada özgürlüğü tüm Avrupa ülkeleri tarafından tartışılamayacak derecede olan İsveç'te alkol yasağı haftaiçi 19.00'dan sonra yasak, Pazar günü ise hiç satış yok. Mesela bunu görmezden gelip Mısır'daki darbeye “darbe” diyemeyen ülkelerle nasıl işbirliği tuttuklarıyla övünenleri anlatmak başka bir yazının konusu olsun.

Bunu söylerken Avrupa'daki uygulamaların burada geçerli olmasını isteyerek söylemiyorum. Sadece işine gelenin güzel, işine gelmeyenin kötü olması birazcık ilkesizliği de temsil etmiyor değil. Oysa 7 Haziran'da 13 seneden sonra artık nefretleri psikolojik bir sorun haline gelen AK Parti'yi tek başına iktidardan düşürmelerine rağmen CHP-MHP-HDP koalisyon oluşturarak bir iktidar hükümeti kurmayı başaramadı, hatta beceremedi.

Düşünsenize böyle bir koalisyonun dünyada bile eşi benzeri yok. Belki biraz Belçika'daki koalisyon örneğine benzer olsa da orada da Flemenk ayrılığını savunan parti burada HDP'yi pek temsil etmez. HDP'nin böyle bir vizyonu olmadığı için en azından kültürel olarak bir benzeşme olduğunu söyleyebiliriz. Ama Belçika'daki koalisyonda MHP gibi katı milliyetçi bir partinin olmadığını söylersek CHP-MHP-HDP koalisyonu o çok sevdikleri Batı'da bir ilk olur ve Nutella gibi tadından yenmez muhtemelen.

Hele son zamanlarda bizim muhalefetin bu gıda işleriyle arası çok iyi. Geçen gün Kemal Kılıçdaroğlu koalisyon şartlarını sıralarken “Cumhurbaşkanlığı makamının her şeye maydanoz olmaması gerektiğini” ifade etti. Tabi bunu söylerken %25'lik oyuyla koalisyon hükümetinde başbakan olması gerektiğini de seçimlerden hemen sonra dönüşümlü başbakanlık formülünde ifade etmişti. Fenerbahçe'nin her teknik direktör belirsizliğinde ortaya çıkan Yılmaz Vural'ın “Beni Fenerbahçe'nin başına getirin, takımı uçururum” demesi gibi Kılıçdaroğlu yaklaşık on gündür “Beni başbakan yapın” demeyi ima etmekten başka bir şey yapmıyor işin doğrusu. Tabi Erdoğan için her şeye maydanoz olmaması gerektiğini söylüyor ama %25'lik gibi bir oyla da iktidar makamına maydanoz olmasına insan gerçekten hayret etmiyor değil. Her ne kadar Et ve Balık Kurumu'nu Et ve Süt Kurumu yapacağız diye bir söylem de bulunmuş ve bu kurumun adının iki sene önce Et ve Süt Kurumu olarak değiştirildiğini unutmuş olsa da maydanoz, et, süt derken Kılıçdaroğlu'nun gıda konusundaki dehalığını teslim edelim.

Zaten Selahattin Demirtaş'ın Nutella kadar sevgi pıtırcıklığı konusunda üzerine kimse su dökemez. Saz çalıyor, türkü söylüyor, evinde domates doğruyor, ODTÜ'de o yüce ruhlu devrimci öğrencilerle birlikte çay içiyor. Falan filan. Nişantaşı'nın, Bebek'in sakinlerinin kendisinin Nutella kadar tatlı olduğunu söylemesine az bir ramak kaldı. İç Anadolu yöresinden bir türkü söylerse bu açık kapanır, Nutella kadar tatlılığı tartışılmaz bir hale gelir artık.

Zaten Devlet Bahçeli'nin püskevitlerle olan imtihanını biliyorsunuz. O nedenle müsterih olsunlar ve ellerindeki yemek malzemeleri ve yemeğin tarifiyle gitsinler Devlet Bahçeli açısından hiçbir sıkıntı olmaz. İşte nur topu gibi nihayetinde de Nutella kadar tatlı bir koalisyonumuz olmuş olur. Neden olmasın hem. Tek sıkıntı bu kadar tatlı partilerin içinde Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın büyük bir rekabete sahne olacağı ve bu bakanlığı hangi partinin alacağı üzerine olur. O da bir şekilde tatlılıkla çözülür zaten. Benim için sadece “MHP ile HDP'nin 80'er milletvekili çıkarması ilahi adalet değil de nedir?” diye soran Boğaziçili Profesör Koray Çalışkan'ın Diyanet İşleri Başkanlığı'na atanması bu koalisyondan olmazsa olmaz tek isteğim, bu da zaten bana yeter. Onun dışında bu tatlılıktan neredeyse bayılacak duruma gelen koalisyonu kim desteklemez?

Tabi böyle bir koalisyonu aslında içten içe kurmak istemiyor değiller ama bir sonraki seçimlerde halktan alacağı tepkiden korkuyorlar. Kurmak istemelerinin tek amacı Erdoğan'ı ekarte edebilmek tabiî ki. Seçim meydanlarında üçünün gönül bağı ile ortak çalışmasını resmiyete dönüştürmek istediklerini halka nasıl anlatacaklarının hesabını yapamayacakları için bu koalisyonla oluşturacakları Devrim Mahkemeleri ve bu mahkemelerden Erdoğan'a uzanan yolun cazibesi de onların bu heveslerini kursaklarında bırakıyor. Lakin halk faktörünü özellikle MHP'nin ve HDP'nin yan yana duruşunu halkın kabul etmeyeceğini bildikleri için topu birbirlerine atıyorlar. En son Demirtaş bile AK Parti'nin içinde olduğu koalisyona destek veririz demekle yetinirken, MHP tarafından da AK Parti'nin içinde olmadığı koalisyon olmaz sözleri geldi. E hal bu noktaya doğru evrilmişken bu üç partinin birleşerek “Nutella Koalisyonu” oluşturamamalarını üzüntüyle karşılamak her Türk'ün vatandaşlık bilinci olmalı bana kalırsa.

Onu bunu bilmem de en azından kendi adıma tatlılığından eriyecek olan bu müzmin ve gönül bağı ile birbirine bağlı muhalefete söylemek isterim ki sokakta yürürken başını apartmanın balkonuna kaldırıp eliyle “Çay var mı, geliyorum” diye işaret yapan halkın seçmiş olduğu Cumhurbaşkanı'nı ve Cumhurbaşkanı'nın meşruiyetini tartışmaya açmam. Bu halk da açmaz. Öyle ki yine en azından kendi adıma Erdoğan konuşmasın diye değil, aksine halkın seçmiş olduğu biri olarak bu sorumlulukla her daim konuşsun, Türkiye'nin kritik karar aşamalarında siyasetin içinde olsun diye oy verdim, Saray'da emeklilik hayatı yaşasın diye değil. Tatlılığınızdan eser kalır mı bilmem ama Erdoğan bu nedenle hep konuşacak. Sakinleşmeniz adına Nutella'ya ekmeklerinizi bandırabilirsiniz. Hem çikolatanın mutluluk hormonu salgıladığı da bilimsel olarak kanıtlanmışken…

 

  YORUM YAP / YORUM OKU
EKİN GÜN DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS