Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Ramazan Tamer

Muhabbet tellallarına dikkat (!)

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült

Kimi zamanlar olur; ne yapacağımıza ne diyeceğinize karar veremeyiz.

Kararsızlığımızla ilgili soranlara; ya muhataplarımız üzmek istemediğimizi veya işin içinde başka hesaplar olduğunu söyleyerek, daha sonraya kararlı olma hallerimizi erteleriz.

Evet, çabuk karar vermekle, aceleci karar verip yanlış yapmak her zaman farklı şeylerdir. Aceleci karar vermek şeytanı bile kovulmuş hale getirirken, çabuk ama düşünerek hızlı kararlar vermek kazançlı çıkartabilir.

Bazı olaylar reflekslerinizi kullanarak çabuk ama en az hata ile isabetli kararlar vermenizi sağlarken, bazen refleksiniz sizi aldatır ve yapmamanız veya dememeniz gereken şeyleri uygularsınız.

İşin bir de diğer veçhesi vardır ki o da acele değil ama size yaptığı yanlışlardan ortaya çıkan, kırmızı çizgilerinizi aşarak yapılan bir takım girişim ve eylemlerden dolayı, işin tarihi arka planıyla oluşturulmuş, karşı tarafın stratejisi tespit edilmiş, o saatten sonra asla sizin hayrınıza bir şey yapması söz konusu olmayanların(birey ve devletlerin) muhatabıysanız; yapılacak ilk iş ona karşı hazırladığınız arka plan gereği tavırlı olmayı becermektir.

Tavır koymanız gereken konular sizin kırmızı çizgilerinizin aşılması ise; mutlaka geciktirmeden bunu ifade etmenin bir yolunu mutlaka bulmalısınız. Çevrenizde muhatabınızla ilgili ikbal derdi olan bazı adamların tepki gösterip kınamalarına falan bakmadan tavırsız kalmamalısınız.

Yaptığınız tavır koyma eyleminde tek başınıza kalsanız da, asla vazgeçmeden onurlu bir duruş sergilemeniz gerekir.

Her sese kulak vermek gerekmez ama bu konuda sizinle aynı değerleri paylaşanlarla müşavere etmeniz danışarak pek çok engeli aşmak anlamında yarar sağlayacaktır. Ama tek şartı sizinle aynı değer ölçülerine sahip olmalarının gerekliliğidir.

Aynı hedeflere, aynı değerlere sahip olmadıklarınızla paylaştığınız her bilgi ve tavır bumerang olarak geri dönüp sizi rahatsız edecek ve pek çok planınızın akamete uğramasına sebep olacaktır.

Herkesle hoşgörü adına tavırsız olmayı algı haline getirenlerin, zaman içinde aslında nasıl birilerine taraf olduklarını başımıza gelenlerden daha kolay tespit edebiliriz.

Hayatın akışı içinde zaman zaman gösterdiğiniz karşı tavırların birilerini rahatsız etmesi kaçınılmazdır. Hiç kimsenin kızmasını istemiyorsanız kırmızı çizgiler yerine her an değişebilen dünyanın tüm renkleriyle boyandığınız bukalemun gibi bir hayatın sahibi olmanız gerekebilir.

İnsanın inandıklarının olması gerektiği gibi inanmaması gereken şeylerin de olduğu bilinciyle yaşayarak; hem hayatın farkında olması, hem de hayatta olan diğer varlıkların kendisini fark etmesi gerekir. Yılanı sevenlerin olduğu dünyada sevmeyenlerin olması da kaçınılmazdır. Şimdiler de tutturulmuş bir terane ile herkesi sevmek gerekir gibi başlayan cümlelerin sonuçta nasıl sevdim diyenleri sıkıntıya soktuğunu hatta hayatından bezdirdiğini bilenlerdeniz.

Birilerinin hayatı içinde siz ne ifade edersiniz bilinmez. Ama bir şekilde yolları isteyerek veya istemeyerek kesişenlerin kendileri adına farklı olabilme hürriyetlerini kullanmaları fıtratlarının bir gereği olarak algılanmalıdır.

Kendilerince maiyetinde çalıştırdıklarına iyilik yapıyormuş görüntüsü vererek tezgâh kuranlar; bir gün yaptıklarının anlaşılmaması için taraftarlarını çoğaltarak herkesi buna inandırmaya çalışsalar da bir gün er geç gerçekler ortaya çıkacaktır. Hadi bu dünyada bir şekilde engelleme veya göz boyamalarla

yaptıklarınız gizlemeniz mümkün olabilir. Peki, ama toprağın altında kimi kandırabileceksiniz hiç düşündünüz mü?

Zaman zaman bilimsellik adına tarafını belli etmeyerek güya tarafsızlığı seçtiğini ifadede eden bazılarının, gelecekle ilgili başka hesaplardan dolayı bu yolu tercih ettiklerini biliriz. Yıllarca tarafsız olmayı tercih ettiklerini ifade ederek yapılan yanlışlara göz yuman, sessiz kalanların bir gün asıl niyetlerinin anlaşılmayacağını düşünmeleri, asla kabul edilebilir bir durum olmayacaktır. Bu anlamda insanlar üç kısma ayrılırlar;

1)Tarafını belli eden ve sonuçlarına katlanmayı göze alanlar,

2)Tarafını karşı taraf olarak belirleyerek gelebilecek kar ve zarara hazırlıklı olanlar,

3)Tarafsız olduğu iddiasıyla kazanandan yana olmayı tavır olarak belirlemiş onursuz ve kaypak münafık sıfatlı insanlar.

Tarafını belli edenlerin gelebilecek nimetlerden fayda görmesi söz konusu olacağı gibi zararlara da hazırlıklı olmaları gerekir.

Tavırsız kalarak kazananla birlikte olduğunu iddia eden bazı tarafsızların yaptıkları terbiyesizlik; herkesçe malum ve bir gün bu münafıkça hallerinden dolayı hesap vermesi kaçınılmaz sonuçlar ortaya çıkaracaktır.

Güçlü olduklarını zannettikleriyle yan yana mutluluk pozları verenlerin, bir gün güçlüleri de satarak yeni güç sahiplerinin karşı tarafta yer almaları kaçınılmaz bir satışın habercisidir.

Kendince kibarlık olsun diye haksızlık yapanları seviyormuş rolleri oynadığını söyleyenlerin, bir gün sizinle muhatap olduklarında da sahte gülücüklerle arkanızdan neler konuşacaklarını tahmin edebilirsiniz.

Sevdiklerinizin olduğu hayat içinde mutlaka sevmedikleriniz de olacaktır. Peki, bu haliyle sevmediğinizi saklayarak onların yanlışlarına hoşgörülü veya kör kalmakla onları desteklediğinizin farkında mısınız?

Nasıl sevdiğinizi birilerine söylemek sizin insani tarafınız ise; sevmediğinizi söylemekte bir başka insani göreviniz veya tarafınızdır.

Kibarlık yaparak söylemediğiniz düşünceleriniz sebebiyle bir gün ihanete uğradığınızda; geri dönüşü olmayan bir suçun iştirakçisi haline gelirsiniz.

Bireylerin ve toplumlarını herkesi sevme zorunluluğu olmadığı gibi, sevmeme haklarının da bulunduğunu bilmek gerekir.

Hiç kimsenin sevgi fedaisiyiz cinsinden sloganlarla karşısındakileri aldatmaya kalkışmasına gerek yoktur. Yoksa muhabbet fedaisi olduğunuzu iddia etmeniz bir gün sizi muhabbet tellallığınızı saklamaya yönelik girişimlere mi götürüyor?

  YORUM YAP / YORUM OKU
RAMAZAN TAMER DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS