Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Mehtap Demir

Güncel gürültüler...

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült
Mayıs ayını bahar mı kış mı, sıcak mı, soğuk mu diye sorarak bekleyerek geçirdik…

Meteoroloji uzmanlığına özenen analistler olarak ‘fiyakalı’ günlük tahminlerimiz oldu…

İlk yaz; Üniversitelerin bahar şenlikleri, film festivalleri, sezonun son konserleriyle pek renkli geçerken, işi gücü sınavları bitirip, denize, dağlara uzak diyarlara seyahat etme hayalleri kurduk…

Hayaller kurmasına kurduk ancak, metropol yaşamının gerçekliğinden öyle hemen kurtulup, uzaklaşmak da kolay olmuyor…
Hele bir de seçim arifesindeysek durum daha da vahim…

Neden mi?
Anlatalım…
Söz konusu olan günlük koşuşturmamızın içerisinde kulaklarımıza zorla sığdırılmaya çalışılan, kulağımıza sığmayıp da beynimizin en ücra köşelerinde yer tutması istenen alengirli seçim şarkıları…

Bol bayraklı, anonslu-bağırışlı şarkılar…
Yarım yamalak düzenekleri ile,
Gümbür gümbür gezen ‘ikna’ araçlarının, patlak hoparlörleriyle sokakları dövdüğü bu günler…
Türkiye’de siyasal iletişim, bireye ulaşıp derdini, amacını, niyetini, adam akıllı anlatmayı beceremedi ki…
Partiler, adaylar bu durumdan memnun mu bilinmez ancak, yıllardan beri “sağlam para kaynağı” olan ‘Seçim şarkıları sektörü’ sağlam temeller üzerinde yoluna devam ediyor…

Bu sektör, siyasal söylemi -ki biz buna daha çok “vaat” diyoruz- görsel, işitsel, her türlü kaynağı insanların günlük hayatlarına “aşırı yükleme” yaparak sokmaya çalışmıyor mu?

Siyasi mercinin maddi gücüne göre, yapılan reklamların boyutu kalitesi yaygınlığı değişiklik gösterirken; şarkılardan, kısa filmlere, reklamlardan, afişlere, bayraklardan, gezici otobüslere, dört bir yanımızda karmaşa oluşturmuyor mu?
‘seçim şarkıları sektörü’ kirliliği umursamadan parasını kazanmaya devam ederken, madalyonun diğer tarafında siyasilerin şarkılar ve marşlar üzerinden dikkat çekme çalışmaları da ayrı bir tartışma konusu…
Önce siyasilerin seçmen üzerinde oluşturmak istediği ‘etki şarkıları’nın neye ve kime göre seçildiğini inceleyip daha sonra da ‘seçim şarkıları sektörü’nün aşırı yüklemeli iletişim ağını nasıl kurduğunu tekrar ele alalım…


1965’TEN GÜNÜMÜZE ÖNE ÇIKAN SEÇİM ŞARKILARI…

İlk sorumuz:

Türkiye’de seçim meydanlarında şarkılı türkülü propaganda kampanyaları ne zaman oldu? Nasıl oldu?

1965 genel seçimlerinde, Türkiye İşçi Partisi (TİP), Tülay German’ın sesinden ‘yarının şarkısı’ ile seçmenine ulaşmaya çalıştı.
Erdem Buri tarafından bestelenen şarkısı “bir şarkı olmalı özlemi söyleyen, bu koyu günlerden yarına seslenen” sözleriyle şiiri ve müziği ilebugünün seçim şarkılarına benzemezken, döneminin ideolojik hassasiyetini ve müzikal duyumuna ayna tutuyor. Çok sesli geri vokaller, naif okuma üslubu ve daha önemlisi, bağlı olunan ideolojinin romantik şiirselliği şarkıda kendini belli ediyor.
1960/71 askeri darbelerinin hastalıklı halet-i ruhiyesini, halkın üzerinden atması vatandaşın siyasi partilere ve seçim sandığına güvenmesi, 1973 seçim kampanyalarında ön plana çıkabilmiştir. Sol görüşü öğrencilerin idam edilmesi, “barış harekatı” ekseninde Milliyetçi cenahın şahlanması, Bülent Ecevit ile “ortanın solu” heyecanı, seçim kampanyalarına da yansıdı. “AK günler” plağı ile Ali Taşkesen dönemin seçim şarkısını kaydetmiş oldu. Ayrıca seçim otobüsü üzerinde konuşma yapmak ve hoparlörden şarkı ile sokaklarda gezinmek ilk bu dönemde ortaya çıktı. Diğer yandan Adalet Partisi Yılmaz Türkoğlu imzalı plakla “Demirel Demirel iktidara yine gel” sloganı ile seçimlere girdi. Bu şarkı diğerlerinden farklı olarak marş formatında yapılmıştı…

1977 seçimleri ise tam anlamıyla dört başı mağrur seçim kampanyalarının başladığı yıllar…

İdeolojik kutupların birbiriyle yarıştığı, yaratıcılığın, siyasal zekanın da kampanyalara yansıdığı dönemler… Sol cenah, özgürlük, barış ve lideri merkeze koyan seçim şarkılarında, dönemin sol görüşlü ünlü sanatçıları Ali Rıza Binboğa ve Dervişan orkestrası gibi sesleri kullanıyordu…

“Anam bacım kardeşim eşim dostum yandaşım daha da mutluyuz yarınlarda” sözleri ile “yarınlar bizim” şarkısı sadece bir seçim müziği değil, klasikleşen bir şarkı olarak yakın müzik tarihinde yerini alıyordu… Ecevit’in “uyum” isimli ve lider temalı şiirini besteleyip plağa kaydeden Gülgün Alanyalı, plak kapağında Ecevit’in resmini kullanmıştı... Bunun karşısında Sağ cenahta Öztürk Serengil, bir Ankara Çubuk yöresi türküsü olan “ben sana yandım zühtü” ezgisinin sözlerini “Milliyetçi Zühtü” olarak değiştirmiş ve Adalet partisinin seçim şarkısı yapmıştı: “Türklüğünü unutturanlara kanma Zühtü”

1983 seçimleri parti logosu, seçim afişi, medya tanıtımları birbiriyle tutarlı seçim kampanyalarına şahit oldu. Anavatan Partisi (ANAP) arı logosu ile bütünleştirdiği, dönemin meşhur şarkısı “arım balım peteğim” bestesinin sözlerini, uyarlayarak kullandı. Bir reklam ajansı ile çalışan ANAP lideri Turgut Özal tüm Anadolu’ya videolar ve ses kasetleri göndererek partisinin sesini duyurmayı başardı. Özal’ın eline tutuşturulan altın rengindeki tükenmez kalem ve tüm ailesiyle evlerinin salonunda çekilen fotograflar müziğin yanısıra imaj çalışmalarının da ciddiyetle yapılmakta olduğunu gösteriyordu…

1987 seçim koşusuna katılan Erdal İnönü liderliğindeki Sosyal demokrat Halkçı Parti’nin “limon kampanyası”, Özal’a karşı, hızlı bir girizgah olmuştu.

Demirel ile Doğruyol Partisi (DYP), Ecevit ile yeni kurulan Demokratik Sol Parti (DSP), Erbakan liderliğinde seçime giren Refah Partisi (RP), Milliyetçi Çalışma Paritisi ile Alparslan Türkeş, seçmenlerin referandumda yeşil ışık yakmaları sonucunda partilerinin başına döndüler. Meydanlarda seçim otobüslerinden halka anlatılan fıkralar, kıssadan hisseler renkli bir edebi zenginlik yaratırken, siyasi jargona ince zeka ve espirili bir nitelik kazandırıyordu…

1991 ve 1995 seçimleri popüler müziğin video kliplerin çekildiği, dönemin ünlü pop şarkılarına, yeniden söz yazılması ile geçen hareketli yıllar olmuştu.

Sezen Aksu’nun “Hadi bakalım kolay gelsin”, Yonca Evcimik’in “Aboneyim abone” ve İzel’in “biz hep böyleyiz” şarkısı en çok bilinen şarkılardı. Bunun yanısıra yeşil pop furyası ile paralellik gösteren Refah Partisi müzikleri ilahi formlarında marşlar yazılarak meydanlarda çalınıyordu.

“Refahın vakti geldi” partinin seçim şarkısıydı. 1999’da “Gözün aydın Türkiye Ak güvercin geliyor” şarkısıyla DSP, Mustafa Yıldızdoğan’dan “Başkoymuşum Türkiye’min yoluna” şarkısıyla ise MHP, yeni genel başkanı Devlet Bahçeliyle seçime giriyordu…

2002 seçimlerine gelindiğinde Adalet ve Kalkınma Partisi siyasi arenada yarışmaya boy gösteriyordu… Parti ,seçtiği şarkılarda Anadolulu, bayrağını seven, yerel özellikleri önemseyen, dindar bir çizgide yürüyordu…Lider merkezli ve proje bazlı büyük çaplı toplantılar ve tanıtımlar yapıldı...

Bu otoriter, Milliyetçi ve geleneklere bağlı üslup Türkiye’de yankı buldu. Uğur Işılak’ın önce CHP için hazırladığı sonra AK Parti’ye verdiği “Haydi Anadolu” şarkısı ve Murat Göğebakan’ın “Efsane” şarkısı partinin sloganı oldu. Kenan Doğulu’nun “adaylar içinde biz seni seçtik, oyları sana CHP’ye verdik” şarkısının yanısıra Aşık Mahsuni Şerif’e ait olan “Sarı saçlım mavi gözlüm nerede” ezgisi Ulusalcı cenahın kendiliğinden CHP’ye yakıştırdığı bir şarkı olmuştu… Parti müziği olmasından ziyade, şarkının Mustafa Kemal Atatürk’ü betimlemesi pek çok kişinin ‘Atatürk sevgisi’ hissiyatına tercüman olmuş gibi görünüyordu…

2009-2011 ve 2014 seçimlerinde müziklerin içeriği daha çok yerel temalar, karadeniz kemençesi, tulumu, Kanun, zurna, cümbüş gibi çalgıların sesleri, Kürtçe- Arapça- Lazca yerel dillerde seçim sloganları üzerinden kurgulanırken, geleneksel halk müziği kaynak olarak görülmüştür. Şarkılara çekilen video klipler insan yüzleri, duygusal anlar, milliyetçi ya da ulusalcı unsurlarla desteklendi. Diğer yandan yapılan yollar, köprüler ve projeler bir bir gösterilerek “ikna” araçları döt koldan insanları çevreledi.

“SEÇİM ŞARKILARI SEKTÖRÜ”NÜN DAYANILMAZ AĞIRLIĞI!

Türkiye’de seçim çalışmalarının seçmenin üzerinde ne kadar etkili olduğu bilinmez… pek çoğumuzun hafızasında eski bir seçim şarkısının nakaratı yer etmiş olabilir ancak sadece bir şarkı için herhangi bir partiye oy verdiğimiz söylenebilir mi?

Başa dönecek olursak, seçmeni etkiden çok ‘seçim şarkıları sektörü’nün bu süreçlerde oynadığı rol irdelenmeye değer…

Bu büyük bir sektör… Müzisyeninden, fikir ustalarına, üretimden dağıtıma çok ciddi sermayeler harcanan bir alan.
Bu sektör, Türkiye’de nasıl bir dönüşüm yaşar, önümüzdeki yıllarda hangi stratejilerle, nasıl bir şekil alır göreceğiz, fakat gümbür gümbür gezen ‘ikna’ araçları ile patlak hoparlör zihniyeti ne yazık ki hiç değişmeyecek gibi duruyor…
MEHTAP DEMİR DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS