Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Ramazan Tamer

Mazaretleri bahane edinmek

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült

Bazıları için ;”her şeye nasıl bir mazeret bulur da yine yapması gerekenleri yapmaz” diye düşünürüz. Onlar için hayat sadece yapmak istemediği veya düşünmekten bile sakındığı her alanda sebepsiz kaçmış olmamak için bahanelerini mazeretmiş gibi sunmaktır.

Kulluktan kaçmak için uydurulan hastalık, öğrencinin başarısızlığını açıklamak için suyun kesilmesi, kocaman adamların sorumluluktan kaçmak için cehalet bahanesi, askerlikten kaçmak için şişmanlık bahanesi, mağlubiyet için çim sahanın ıslaklığı, evlenemeyişini bekârlığın sultanlık olmasına bağlaması vs. bahanesi….

Kalbinde besledikleriyle, açığa vurdukları arasındaki uçurumu kimseler görmesin diye saklamak için uğraşırken; yine kafasındaki gerçeklerden kaçmayarak takiyyeci bir mantıkla olayları değerlendirmesi ve asla kalbinde yapmak istediklerinden bir adım öteye geçmeyecek sonuçlara ulaşmaya kalkışması, onun ömrünü alır da son zamanlarında yaptıklarından belki pişman olur diye beklenmeye başlar.

Kimisine göre pembe yalanlarla başlayan bahane uydurma sanatı, kapkara gerçekleri görmezden gelme sanatına dönüşerek; yeryüzünde hüküm süren pek çok insanlık dışı uygulamanın görmezden gelinmesine göz yumanlar topluluğuna dönüştürür.

Kimileri gözünün önündeki çapağı görmezken; başkasının bakışlarından rahatsız olarak, kirpiklerin ok halinde yüreğine batışının hesabını sormaya çalışır.

Kimileri gidişatı ve sonuçlarını önceden görmeye başladığı halde bir türlü sonuçların değişmesinde çevresel etkenlerin ağır etki oluşturduğundan bahisle; kendini ve yaptıklarını temize çıkartarak sonucun meşru görülmesini sağlamaya çalışır.

Kimileri birilerini kırmamak adına doğruları söylemezken, kimileri gerçekleri söyleyen ben olmayayım dercesine gidişatın kötü oluşunu görmezden gelmeye kalkışır.

Kimileri susmaları ıskalarken, gerçekleri sanal zannetmeye çalışır.

Bütün bunlar aslında herkesin asıl gönlünde sakladığı niyetiyle ilgilidir. Niyeti sadece niyetlenen ve kalbi tek başına bilme hakkına sahip Allah'(cc)dan başkası değildir.

Gönlünü ve dilini kendince kilit altına alanlar, selamette bir hayat yaşayarak huzur bulmaya kalkışırken; bir gün gerçeklerin istediği kadar kaçsa da karşılarına çıkacak bir acıdan öteye geçmeyeceğini unutuverirler.

Pek çoğu; bir öncekilerin taklitçisi olmasın derken, kendi evladından başlayan bir süreçle başkasının mukallidi nesiller yetiştirdiğini fark edemez hale gelir.

“Biz cahildik onun için ne yapacağımızı bilemedik” diye başladığı sözde sanki evladını yönlendirdiği birey ve toplumlar cehaletin zilletinden kendini kurtarmışlardır da, bir de nesillerin kurtuluşu için onlara yol vermek gerektiğini düşünürler.

Kendilerinin cehaletini başkalarının cehaletiyle temizlemeye kalkışmak; hem kolaycılık hem de kendilerince az masrafla çok büyük adamları yetiştireceğini zanneden bazı aptal açıkgözlerin işidir.

Kuşakların inanç olarak birbirinden uzaklaştırılmaya çalışıldığı bir dünyada, her şeyi kendi politikalarına göre ayar etmeye çalışan küresel güçlerin yapmak istediklerini fark etmeyenler; bir gün yıkılan bir medeniyetin taklitçileri olduğunu fark edeceklerdir.

Dünya tarihinde insanları köleleştiren hiçbir medeniyet ayakta kalmamıştır ve kalamaz. Bunun böyle olduğu herkes tarafından bilindiği halde hala kendi sorumluluklarını birilerine yüklemeyi bahane

ederek, kendilerince mazeretler ileri sürenler; mazeretli olmakla bahane bulmanın arasındaki farkı fark edemeyenlerdir.

Her şey için ileri sürdüklerinin kimse tarafından anlaşılmayan bahaneler olduğunu fark edemeyen birey ve toplumlar; aslında herkesin aşikâre gördüğü gerçekleri görmek istemeyen bakar körler haline dönüşürler.

Bilmem farkında mısınız her şeye bir mazeret üretip, maharetlerini sadece mazeret üretmekte kullanmaya kalkışanların sonuçta ne hale geldiklerinden.

Önemli olan mazeret üretmek yerine birey veya toplum olarak sorumluluk bilinciyle davranıp; asıl ulaşılacak hedefin geçici olmayan kalıcı bir hayat için olacağını fark etmektir.

Dünyanın en akıllısı olan o kadar çok insan gelip geçtiler ki; toprak onları kıyamete değin gönlüne aldı. Toprak kıyamette gönlündekileri mutlaka boşaltacak.

Gerçeklerin ortaya çıkması kaçınılmazdır. Önemli olan toprak gönlünü açmadan sizin sorumluluklarınıza karşı gönlünüzü açmanız ve gereğini yapmanızdır. 31.07.2017

  YORUM YAP / YORUM OKU
RAMAZAN TAMER DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS