Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Mahmut ÖVÜR

Uludere'lerin bir daha yaşanmaması için

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült
Uludere ya da Roboski kim nasıl isimlendirirse isimlendirsin orada neler olduğunu bilmeye hakkımız var. Çünkü orada sadece 34 yurttaşımız katledilmedi, bu ülkenin geleceği de sabote edildi.
Herkes bilir, rahmetli Turgut Özal'dan bu yana Türkiye ne zaman Kürt sorununu çözmeye kalksa, mutlaka bir olay patlak verir ve çözüm iradesi geri plana itilir.
Birkaç gün önce Milli Güvenlik Kurulu'na da giren hükümetin önemli bakanlarından birinin İstanbul'da dar kapsamlı bir toplantı yaptığını duydum.
İçeriğini öğrenmeye çalışırken, Taraf gazetesinden Yıldıray Oğur'un MGK masasına oturan bir ismin off the record anlattıklarından çıkardığı şu satırları geldi: "Evet, gecesinde Uludere'nin olduğu MGK'da hükümet masaya uzun süredir hazırlıklarını sürdürdüğü çözüm planını getirmişti.
Uludere Katliamı, bütün bu planları altüst etti."
Yani 28 Aralık 2011 günü yılın son MGK toplantısı yapılırken hükümet masaya Kürt sorununun çözüm planlarını getirmişti. Ama o planlar daha hayata geçmeden Uludere katliamı olacak ve her şey duracaktı.
Birkaç gün önce yazdım, bir bakan da Uludere için şöyle diyecekti: "Öyle stratejik bir operasyondu ki, çözüm iradesini mahvetti."
Tıpkı 1993'ün 24 Mayısı gibi... O gün de Özal'ın şüpheli ölümünden sonra başta Demirel olmasına rağmen MGK'da kapsamlı bir af önerisi ele alınmış ve hükümete önerilmişti. O öneri hayata geçirilmeden, PKK Bingöl'de 33 eri kaçırıp kurşuna dizecek ve her şey altüst olacaktı.
Anlaşılan seçilmişlerle atanmışların birlikte olduğu MGK'yı da takmayan bir güç var ve istediğinde çözüm önerilerinin rafa kalkmasını sağlayabiliyor.
Peki, bu hep böyle mi gidecek? Gitmemesi için çözüm isteyenlerin çözümde direnmesi gerekiyor. Hadi 1993'te o derin güçler pervasızdı, siviller çözümü dayatamadı. Peki, 2011'de neden çözümde ısrar edilmedi?
Hükümetin, provokasyon deyip çözümü ertelemesi tam da o provokasyonu yapanların istediği değil mi? O zaman tam tersi yapılmalı... Hükümet, bir yıl önce nasıl bir çözüm ortaya koymak istediyse onu yeniden hayata geçirmeli ve o klasik ezberi bozmalı. Uludere'nin vebalinden ancak böyle kurtulunur.

"Ben Kürdüm" diyen ilk bakan
İnkâr ve ret politikalarının egemen olduğu bir ülkede, etnik, dini veya siyasi hakları, sivil siyasetle elde etmek hiç kolay değil ve sabır ister. Kürt meselesinde bu yolu seçenlerin başında Şerafettin Elçi gelir.
Uzun süredir kanser tedavisi gören Kürt siyasetinin bu önemli ismini önceki gün kaybettik. Türkiye toplumu belki de ilk kez siyaset arenasında onun adıyla, Kürt kimliğinin varlığını birlikte öğrendi. "Ben Kürdüm" diyen ilk bakan olarak linç edilmekten kurtuldu ama o sözü nedeniyle 12 Eylül döneminde cezaevine girmekten kurtulamadı.
Siyasi yasaklı olmasına rağmen sonraki yıllarda da sivil mücadelesinden hiç vazgeçmedi. 1995'te Kürt Kültür ve Araştırma Vakfı'nın tescilinde öncülük edenlerin başında geliyordu. Arada bir görüştüğüm değerli bir siyasetçiydi. Onu, mütevazı kişiliği, yumuşak üslubuyla hep hatırlayacağız.
Güle güle Şerafettin Ağabey. Mekânın cennet olsun...

Yazının devamını okumak için tıklayınız... 
MAHMUT ÖVÜR DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS