Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Mahmut ÖVÜR

Öcalan'ın üç emri

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült
İmralı görüşmeleriyle Kürt meselesinde yeni dönem başlayınca bu sürecin nasıl yürüyeceği ve Öcalan'ın nasıl bir yol haritası ortaya koyacağı merakla izleniyor.
Süreci hem hükümet hem de PKK ve BDP çevresinde bilenlerin sayısı birkaçı geçmiyor. Aslında süreç hızlı devam edecekti ama araya Paris'te Sakine Cansız ve iki arkadaşının katledilmesi girince biraz yavaşladı.
Bu durum bile Paris suikastının sürece yönelik olduğunu gösteriyor. Bu tür gelgitlere rağmen İmralı süreci kendi mecrasında akacak. Bu noktada Öcalan'ın ne söylediği ve örgütünü nasıl yönlendireceği önem kazanıyor. Dikkat çekici olan BDP yönetiminin durumu. Anlaşılan BDP yönetimine karşı Öcalan özel bir tavır takınıyor.
Bunu da bir süre önce Öcalan'la görüşen Ahmet Türk'le BDP yönetiminin bir araya gelmesinden anlıyoruz. O toplantıda özellikle BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş'ın sıkıntılı oluşu, hatta toplantıya bir saat ara verdirmesi BDP'de derin bir sancı yaşandığını gösteriyor.
Ama asıl sancı, Öcalan'ın şu "üç emri"yle ilgili yaşanacak. Bu emirler bir anlamda yeni İmralı sürecinin de omurgasını oluşturuyor.
Bir: Suriye diktatörü Esed'le ilişkileri hemen kopartın.
İki: Sınır dışına çekilme takviminin en geç hangi tarihte olacağına karar verin.
Üç: Kim benden yana kim değil...
Öcalan, bu üç talebin fikri dayanağını da şöyle özetliyor: "Türk-Kürt birliğini engelleyen körlüğe kendimizi teslim etmeyeceğiz ve Kürtler barışın önünde engel olmayacak..."
En azından son bir yılda PKK ve çevresindeki siyasi aktörlerin Türkiye'ye yönelik yaklaşımları dikkate alınınca Öcalan'ın bu açıklamaları ezber bozacak nitelikte. Ve bir kısım siyasi aktörleri şoke edeceği açık.
Bu yüzden BDP ve PKK'nın içinde birilerinin "derin sancı" yaşaması sürpriz değil. Hele Paris'te öldürülen Sakine Cansız'la ilgili Avrupa'dan gelen son haberler doğrulanırsa çok şey değişebilir. O bilgilere göre Cansız, Almanya ve Fransa'nın örgütle ilişkileri üzerine bir rapor hazırlamış ve o raporla Kandil'e gidecekken öldürülmüştü.
Şimdi herkes şu sorunun cevabını arıyor: Cansız'a, İmralı süreci önündeki engelleri kaldırmaya yönelik bir araştırma görev verilmiş miydi? Daha önemlisi bu araştırma Fransa ve Almanya istihbaratıyla örgüt ilişkilerini kapsıyor muydu?

Ziraat Bankası Deli Dumrul gibi
Bankacılık işlemlerinde AB standartlarına ne zaman kavuşacağız doğrusu belli değil. Bankacılık sistemi sağlamlaştırıldı ama bankaların vatandaşla ilişkisi çok sağlıksız. Hâlâ kart ücreti ve çok sayıda işlemden yüksek ücret alınmaya devam ediyor.
Geçen yıl ramazan ayında Gümrük Bakanı Hayati Yazıcı'yla konuşunca bu durumun değişeceğinin işaretini vermişti, bir kısmıda değişmişti ama uygulama değişmedi. Bir anlamda Bakan'ın deyimiyle bankalar "Deli Dumrul" olmayı sürdürüyor. Şu hale bakın, önceki gün devlet memuru bir arkadaşım aradı. Babası Ziraat Bankası'nın bir şubesinden bir başka bankaya 100 bin lira havale gönderiyor. İnternet çağında, SMS göndermek kadar basit bir şey... Ama bankalar öyle bakmıyor, bir tık için 400 lira ücret alıyor. İnanılmaz değil mi? Hani AB standartları?
İnternetten yaptığınız her işleme para alan bir banka sistemine "Deli Dumrul" denmez de ne denir?

Yazının devamını okumak için tıklayınız...
MAHMUT ÖVÜR DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS