Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Mahmut ÖVÜR

'Muhteşem operasyonlar' kimin işiydi?

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült

Meclis Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu bünyesindeki 12 Eylül alt komisyonunun dinlediği eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök darbelere ilişkin bazı şeyler söyledi ama asıl söylemesi gereken Özel Harp Dairesi konusunda o da diğerleri gibi sustu. Ama susarken de önemli bir tarif yaptı.
"Soğuk savaş döneminde bir ülkenin işgal edilmesi halinde oradaki halkı Kurtuluş Savaşı'nda olduğu gibi çete savaşları için organize etmek."
Şimdi dönüp Gladio'ya bakalım. Avrupa'da bir soğuk savaş vardı ve komünizme karşı bırakın çete örgütlenmesini her türlü "kirli" savaşı yürütüyordu.
İtalya'dan iki örnek bu savaşın nasıl olduğunu anlatmaya yetiyor: 1978'de dönemin Hıristiyan Demokrat Başbakanı Aldo Moro Kızıl Tugaylar adlı sol örgüt tarafından öldürüldü. Ağustos 1980'de ise Bologna tren istasyonunda patlatılan bombayla 85 kişi yaşamını yitirdi. İki eylemi de Gladio'nun yaptırdığı sonradan ortaya çıktı.
Gladio, NATO bünyesinde başta İngiltere, İtalya, Belçika olmak üzere çok sayıda ülkede vardı. Peki, Türkiye'de olmaması mümkün mü?
Bu konuya bugüne kadar iki siyasi lider değindi: Rahmetli Bülent Ecevit ve Turgut Özal. İkisi de konuya değindiler ama sonuç alamadılar. Özellikle Ecevit, Özel Harp Dairesi'nin parasının ABD tarafından ödendiğini Kıbrıs çıkarmasından sonra öğrenince şaşırdı ama ne kendisine yapılan Çiğli Suikastı'nı sonuçlandırabildi ne de o sıralarda patlayan Lockheed Uçak Skandalı'nın üzerine gidebildi.
O günkü adıyla Kontrgerilla'yı araştırdı, öğrendi ama susmak zorunda kaldı.
Rahmetli Özal ise bir adım daha ileri gitti, kendisine Kartal Demirağ isimli, Afyon Dazkırı'da yetiştirilen tetikçinin yaptığı suikastın arkasına düştü, önemli bilgiler elde etti ama o da sonlandıramadı. İşin arkasında Özel Harp Dairesi olduğunu bizzat ailesine söylemekle yetindi. Yani her "muhteşem operasyonun" arkasından hep Özel Harp'ın çıkması bir tesadüf müydü?
Hilmi Özkök'ün gerçek anlamda cevaplamadığı bu soru, Türkiye'deki demokratikleşmenin de sivilleşmenin de bamtelini oluşturuyor.
6-7 Eylül olaylarından, 1980 darbesine, Özal Suikastı'ndan 1993'teki faili meçhullere, hep aynı derin yapı şüphesi vardı.
Avrupa bu kirli yapıyla 1990'lardan sonra yüzleşti ve bir biçimde o defteri kapattı. Türkiye ancak 2007'den sonra Ergenekon ve darbe girişimleri süreciyle önemli bir adım attı ama hâlâ o derin yapıyla yüzleşmiş değil.
Ama o yol eninden sonunda açılacak ve işte o zaman Türkiye gerçek demokrasiye ulaşacak.

Çiller 1993'ten mi korkuyor?

Bu arada eski başbakanlardan Tansu Çiller de 28 Şubat süreciyle ilgili komisyona ifade verdi. İfadesinde partisine karşı düzenlenen tuzağı ayrıntılı biçimde anlattı ama ilginç biçimde "şikâyetçi değilim" deyip işin içinden çıktı.
Doğrusu bu cevabıyla siyaset dışı kalmayı ne kadar hak ettiğini de göstermiş oldu.
Ancak, "şikâyetçi değilim" cevabı kafalarda soru işareti yarattı. O dönemle ilgili yargılamalar, ceza görenler oldu ama bu işin sadece çok küçük bir parçasıydı.
O sürecin en güçlü ismi Başbakan Çiller'in söyleyecekleri elbette çok önemli.
Bugün bile aydınlatılmayan onlarca olay o dönemde oldu.
Kürt işadamları listesinden faili meçhullere, JİTEM'in cinayetlerinden komutan ölümlerine, onlarca olay yaşandı. Tabii en başta da MGK kararları...
Çiller, 28 Şubat'a postmodern değil, düpedüz darbe diyor ama şikâyetçi olmuyor.
Acaba bunda kendi döneminin "gizli darbe" olmasının etkisi var mı?

Yazının devamını okumak için tıklayın.

MAHMUT ÖVÜR DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS