Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Mahmut ÖVÜR

MİT, Özal suikastını nasıl araştırmaz?

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült

Yıllardır tartışılan "Özal zehirlendi mi zehirlenmedi mi?" tartışmasının nihayet sonuna yaklaşıyoruz. Sabah'ın haberine göre Adli Tıp İhtisas Kurulu raporu, "zehir var ama öldürücü oranda değil" diyor. "Özal'ın naaşında 4 zehir bulundu" iddiasıyla ilgili yazımdan sonra gazeteci bir dostum aradı. Adı geçen zehirlerin 90'lardaki Türkiye'de her insanda olabileceğini söyledi ve ekledi:

"Bu nedenle zehir çıkmayacak."

Böyle bir sonuca hazırdım ve daha önce dikkat çekerek, "Zehir çıkmazsa ölüm üzerindeki şüphem bitmeyecek" demiştim. İhmallerin haddi hesabı yok.

Halen de şüphem sürüyor.

Bir kere bir devlet ve o devletin istihbarat kurumları nasıl olur da o ülkede arka arkaya siyasetçi, asker ve aydınlar ölürken ve ölümleri üzerinde soru işaretleri varken hiçbir araştırma yapmaz?

Böyle bir şey nasıl olur? Bugünün Türkiye'sinde insanın aklı almıyor. Son iki günde çıkan iki haberi okuyalım.
Özal'ın ölümüyle ilgili soruşturmayı yürüten savcılık, MİT'e soruyor; "1988'deki Kartal Demirağ suikastını araştırdınız mı?"
MİT'ten gelen cevap; "Açık yayın organlarında bulunan bilgiler dışında herhangi bir bilgi bulunmamaktadır."
Buna nasıl inanalım. Şimdi ikinci haberi okuyalım...
Bu ülkede Jandarma komutanı olmuş Eşref Bitlis'in oğlu Tarık Bitlis anlatıyor:
"Babamın katilleriyle bu aşamada Türkiye yüzleşmeye hazır değil. MİT ve Emniyet bu konuda bir tek cümle
dahi savcılığa aktaramamıştır. Bu ne yaman bir çelişkidir. Bu ülkenin MİT'i bu konuyla ilgili hiçbir şey bilmiyor."
Bilmiyorsa da bilip anlatmıyorsa da çok vahim.

BU ÜLKEDE İYİ ŞEYLER DE OLUYOR

Birkaç gün önce İstanbul'un Pendik ilçesinde bir rezidansı gezdim. Rezidans, içinde her türlü hizmeti barındıran varlıklı kesimlerin yeni yaşam alanı olarak biliniyor.

Ama bu rezidans onlardan çok farklı. Çünkü orada yaşayanlar zenginler değil tam aksine toplumun en yoksul kesimleri...

Pendik Belediye Başkanı Dr. Kenan Şahin'le, kendi deyimiyle o konukevini gezerken hayran kalıyorum. Başkan Şahin, nasıl bir proje ürettiklerini şöyle anlatıyor.

"Fikir, Pendikli sivil toplum örgütlerindeki kadınlardan geldi. Babalarını kaybetmiş yetim çocukların sokaklarda savrulmalarını engellemek için modern bir yaşam alanı yarattık. Hepsini de toplumun desteğiyle yaptık."

32 ailenin yaşayacağı bu bina 2 artı 1 ve 1 artı 1 dairelerden oluşuyor. İçinde her şey var; sosyal aktivite alanları, kütüphane, bilgisayar odası ve mesleksiz kadınlara kurs verilecek mekânlar.

Oraya yerleşen üç aileyle konuştum. İki ve üç çocuk sahibi kadınların gözlerinin içi gülüyor.
Biri şöyle diyor: "Ben hâlâ rüyada gibiyim, inanamıyorum. Bu bir mucize...
Çocuklarım da ben de çok memnunuz. Kuaförlük kursuna giderek meslek sahibi olmak istiyorum."
Kocalarını kaybetmiş yoksul kadınlar ve çocukları için yeni bir yaşam şansı bu. Çocuklar, lise mezunu olana kadar bu olanak
sürecek.
İlkine, Başbakan Erdoğan'ın annesi Tenzile Erdoğan'ın adı verildi. İkinciye Özal'ın annesi Hafize Özal, üçüncüye ise Menderes'in annesi Tevfika Menderes adı verilecek.
Bu projeye emeği geçen herkesi kutluyorum.

MAHMUT ÖVÜR DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS