Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Mahmut ÖVÜR

Kürt siyasetçilere açık mektup

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült

Mardin, Mezopotamya coğrafyasının en büyülü şehri... Orayı da diğer şehirlerimiz gibi tarihinden koparmak için çaba harcamışız ama Allah'tan başaramamışız. Bazı tarihi binalara yapılan eklemeler dışında eski Mardin şehrinin özgün mimarisi hâlâ ayakta.

Ulu Cami, Kasımiye Medresesi, Kırklar Kilisesi, o daracık sokakları donatan evler ve şehrin tam merkezindeki PTT binası olağanüstü.
Bu güzelliği, Deyrulzafaran Manastırı'ndan Midyat sokaklarına, yeşil Mardin vadisinden Hasankeyf'e uzanan muhteşem Yukarı Mezopotamya coğrafyası tamamlıyor.

Ama ne yazık ki bu olağanüstü doğa ve bize miras kalan tarihten hiç ilham almamışız... Bir eski Mardin'e, bir de yeni Mardin'e bakınca bu daha iyi anlaşılıyor.

Aynı çarpıklığı insan ilişkilerinde de görüyoruz. Binlerce yıl bir arada yaşamayı başaran atalarımızdan bir şey öğrenmemiş gibiyiz.

Son iki yılda, çözüm sürecinin oluşturduğu iyimser havaya bakın... Sadece iki günde, 6-8 Ekim'deki vandalizmle karamsarlığa dönüştü neredeyse. Hâlâ bölgede çözüme ve barışa büyük bir inanç var ama uzun yıllar sonra ilk kez yollarda Jandarma aramalarının başlaması insanın içini karartıyor. Bu toprakların barışa ve konuşmaya ihtiyacı var.

Bırakın 90 yıllık cumhuriyetin "yasak" yıllarını, çok uzağa gitmeye gerek yok, 90'larda bu coğrafyada neler yaşandığını herkes biliyor, özellikle de bugün yaşayan Kürt siyasetçiler.

Bu yüzden, Ahmet Türk'ten Leyla Zana'ya Hatip Dicle'den Sırrı Sakık'a o günleri iliklerinde hisseden tüm Kürt siyasetçilerin şu soruyu sormasında yarar var: "Nereye gidiyoruz?

Konjonktürel fırsatlara göre mi davranacağız yoksa bir arada yaşama becerimizi dikkate alarak yeni bir yaşam mı oluşturacağız?"

Çünkü bin yıldır birlikte yaşayan, son yüzyılda ise iç içe geçen
farklı bir Türkiye toplumundan söz ediyoruz.

İstanbul'la Mardin'in, Diyarbakır'la İzmir'in, Şanlıurfa'yla Trabzon'un kader ortaklığını siyasi vizyonunuzun bir parçası yapmıyorsanız, siyasetinizde sorun var demektir.

Daha önemlisi, bu birlikteliği, eski yüzyılın ulus devlet beklentisiyle heba etmek yerine onu daha anlamlı bir yere taşımak gerekmiyor mu? Çok değil iki yıl önce sivil irade olarak eşit koşullarda bir araya gelen Meclis'teki 4 parti, sivil bir anayasa yapmak için yola çıktı.

Böyle bir niyet vardı ama başarılamadı.
Özürlükleri içeren 60 maddesinin geçmesini bile muhalefet istemedi. Bu gerçeği değiştirmek önümüzde dururken sokakları ateşe vermekten medet ummanın kime ne yararı var?
Mardin'i dolaşırken ne, ara ara 90'ları anımsatan asker görüntüleri, ne de sokakları yakıp yıkmaya hazır öfkeli gençler fotoğrafı, bu ülkenin siyasi tecrübesiyle uyuşuyor. Bunu aşabilecek birikimimiz var. Bu birikim "Acem hesabı"nı da "küresel akıl oyunları"nı da
bozacak güçte.

Bir asırlık ömrünü Kürt kimliğinin tanınması mücadelesine veren Tarık Ziya Ekinci'nin dediği gibi: "Barışa inanmaktan başka çare yok."
MAHMUT ÖVÜR DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS