Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Mahmut ÖVÜR

Kılıçdaroğlu'nun kurduğu denge

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült
Akil insanlar heyetinden sonra Meclis de "Çözüm Komisyonu"yla devreye giriyor. Bu çözüm sürecinde yeni bir aşama demek.
Böylece, başta CHP olmak üzere "Meclis neden devrede değil" siyasetleri de ortadan kalkıyor.
Ancak görünen o ki, özellikle CHP başından beri "Sorunu Meclis'te çözelim, konuşalım" demesine rağmen bu hamleye sıcak bakmayacak.
Çünkü "çözüm" konusunda CHP'nin kafası net değil. Bunun bir nedeni CHP'nin genetiği ise bir nedeni de parti içi yapıdaki denge.
CHP'ye dışarıdan bakanlar bir kaos ve kargaşa görüyor. Ulusalcılar bir şey söylüyor, yeni- likçiler başka bir şey. Manzara bu...
Ama bu kargaşa, CHP içinde "yıkılması güç" bir denge yaratıyor.
Bu dengenin mimarı da bizzat Kemal Kılıçdaroğlu... Denge üç ayak üzerine oturuyor. Merkezde gücünü büyük kitle olan Alevilerden alan bir Kemal Kılıçdaroğlu var. Son dönemde Baykal'ın çekim alanına da girerek gücünü perçinliyor.
Sağında ulusalcılar, solunda ise yenilikçiler yer alıyor. Bu iki kesimin kapışmasından hem çok memnun hem de güç kazanmalarına izin vermiyor. İpler elinde.
Bu pozisyon, genel siyasette gerilemesine neden olsa da parti içi iktidarı elinde tutmasına neden oluyor.
Yani Kılıçdaroğlu da tıpkı Baykal gibi, ülke iktidarına değil parti içi iktidara oynuyor. Yüzde 20-25 bandında dolaşan bir CHP'nin tek patronu ve lideri olmak ona yetiyor. Ulusalcılarla-yenilikçiler kapıştığı sürece de bu iktidar sarsılmaz.
Çok klasiktir, hangi CHP'liyle konuşursanız konuşun bu duruma yol açan şey "evdeki bulgur"dan olma korkusudur. Yani büyük kent merkezlerinde yerel iktidar olmalarını sağlayan ve yüzde 25 bandında tutan kitlenin kaçma korkusu.
Son kamuoyu yoklamaları da CHP'den MHP'ye yönelen böyle bir hareketlenmenin ilk işaretlerini veriyor. CHP yönetimi bu korkulu rüyayı görmek istemiyor.
İşte bu nedenle, CHP'liler "1990'da ilk Kürt Raporu'nu biz yazdık" deseler de, tıpkı 1991'de iktidar ortağı olduklarında o raporun gereğini nasıl yapamadılarsa bugün de "çözüm süreci"ne tam destek veremezler.
Kısaca CHP'nin Kürt meselesi gibi tarihi bir meselede "sessiz kalması" tesadüf değil.

Akil İnsanlar Heyeti

Türkiye ilk kez görüşmeler yoluyla şiddeti devreden çıkarmayı deniyor. Aslında 20 yıl önce daha işin başındayken, rahmetli Özal bu yolu denemek istedi ama vesayet rejimi daha doğrusu askerler izin vermediği için sivil siyasetçilerin gücü yetmedi. Ve yarım kaldı.
Sonraki denemelerin hiçbiri de başarıya ulaşmadı. Habur bile yarım kaldı. Ama artık arkada bu tür görüşmeler için ciddi bir bilgi birikimi var.
Çözüm süreci, bu bilgi birikimi üzerinde ilerliyor. Hükümet, Öcalan ve BDP de sürecin hakkını vermekte üzerlerine düşeni yapıyor. Şimdi devreye Akil İnsanlar Heyeti de giriyor. İyi bir hamle... Klasik görüşme trafiğini yürüten "aracı" heyet gibi değil. Sürecin hayata geçirilme aşamasında toplumla birebir görüşmenin çok yararlı olacağını düşünüyorum.
Böylece ilk kez yeni bir tecrübe yaşayacağız. Ortaya çıktığı kadarıyla da Türkiye'nin "makul aklı" diyebileceğimiz isimlerden oluşuyor.
Her kesim var. Ancak o listede Hilmi Özkök, Gülay Göktürk, Cevat Öneş ve bu tür süreçleri iyi bilen Balıkçı lakaplı İlhami Işık'ı da görmek isterdim.

Yazının devamı için tıklayınız...
MAHMUT ÖVÜR DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS