Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Mahmut ÖVÜR

İstanbul sermayesinin Gezi planı

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült
Gezi olayları iş dünyasında da derin ayrılıklar yarattı; laik ve muhafazakâr işadamları
gibi bir durum ortaya çıktı.
Birincilerin yani laik burjuvazinin Gezi olayları arkasında yer alması ikincilerin ilk başta
sessiz kalmaları eleştirilmelerine neden oldu. Hatta var olup olmadıkları bile
tartışma konusu yapıldı.

İş dünyasında yaşanan bu tartışmaya yol açan şey ise özellikle İstanbul sermayesi
denilen laik burjuvazinin başından beri AK Parti hükümetinden rahatsız olmasıydı.
Frekansları hiç uyuşmadı.
Bunu da başta TÜSİAD olmak üzere laik burjuvazinin kurumları veya aktörleri
zaman zaman açık mecralarda zaman zaman da kulislerde dile getirdiler.
Her seçim döneminde farklı ilişkilere girenleri bile oldu. Gezi parkı olaylarından önce
siyaset kulislerinde en çok İstanbul sermayesinin, İstanbul Büyükşehir Belediye
Başkanlığı seçimlerine yönelik projeleri konuşuluyordu.
Herkesin bildiği gibi, bu konuda üzerinde yoğunlaştıkları isim de Şişli Belediye
Başkanı Mustafa Sarıgül'dü ve Sarıgül'ün CHP adayı olması için inanılmaz baskı
yapılıyordu.
Bu yoğunlaşan baskıları bir CHP'li şöyle anlatıyordu: "Şu aralar iki ünlü işadamı hem Kemal Bey'e hem de Sarıgül'e öyle baskı yapıyorlar ki inanılır gibi değil. Ben eminim ikisi de bu baskıdan bıkmış durumdalar." İşte bu kesim
Gezi olaylarının yerel seçim sürecine nasıl etki edeceği hesabını yapıyor. Aslında ilk
üç gün müthiş bir hava vardı.
Gezi'ye katılanların büyük çoğunluğu laik Kemalist kesimdi ve sokağın özgüven
patlaması yarattığı konuşuluyordu.
Aynı havayı TÜSİAD çevresi de yaşıyordu.
TÜSİAD'ın ana omurgasını oluşturan aileler İstanbul'daki bu kalkışmayı yeni bir
dönemin ilk işareti olduğu için kutluyorlardı.
Çünkü İstanbul sermayesi, Gezi olaylarını İstanbul seçimlerini kazanmanın ilk
raundu olarak gördü. Onlara göre, olayların derinleşmesi ve kendilerinin de sert
açıklamalarla hükümeti köşeye sıkıştırması sadece İstanbul seçimlerinin değil, genel seçimin bile seyrini değişebilecekti.
Hâlâ da birçoğu bu umudu taşıyor.
İşte bu güvenle, Başbakan Erdoğan'ın yurtdışında olduğu sıralarda TÜSİAD'ın önde gelen isimleri "kılıçların
çekilmesi"
anlamına gelecek bir çıkışın hazırlığını yaptı.
Biraz 1980 öncesi Ecevit hükümetine karşı gazetelerde boy boy yayınlanan o ünlü TÜSİAD bildirisini hatırlatacak bir
hazırlıktı bu...
İlan verirler miydi emin değilim ama "çok sert açıklama" yapılması ciddi ciddi düşünülmüştü. Ama Başbakan
Erdoğan'ın
Tunus dönüşünde kalabalıklarca karşılanması bütün hesapları altüst etti. "Hâlâ halk desteği sürüyor"
tespiti geri adım attırmış ve devreye TÜSİAD'ın makul aklı girerek İstanbul sermayesinin sert çıkışı törpülenmişti.
Gezi olayları üzerine Başbakan Erdoğan'la görüşen TÜSİAD Başkanı Muharrem Yılmaz, görüşme sonrası şunları
söylüyordu: "Biz bu olaylara, Türkiye'de toplumun demokratik katılım kanallarından ülkesine, şehrinin meselelerine sahip
çıkmanın ötesinde bir yere gitmesine sıcak bakmıyoruz.
Yani yakıp, yıkmak, kırmak, dökmek...
Arınmaya çalıştığımız şiddet ve terör geri gelmemeli. Bunları tabii ki kınıyoruz, benimsemiyoruz. Tabii toplumun katılımcı
iradesine de engel olmamalı.
Ekonominin, refahın, geleceğin güvencesi bu olacak."
MAHMUT ÖVÜR DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS