Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Mahmut ÖVÜR

Darbeler önlenebilir mi?

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült

Ergenekon dava süreci Türkiye'nin kirli tarihiyle yüzleşme açısından bir dönüm noktasıdır. Bu yüzden arkasındaki sivil siyasi irade de, süreci "hukuk" içinde götüren yargı da önemli bir görev yapmıştır.
Bunun ne kadar önemli olduğunu, Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz'ün nasıl tarihi bir görev yaptığını anlamak için dönüp yakın tarihimizdeki iki olaya bakmak gerekiyor.
1958'deki Samet Kuşçu olayı ve 1996'da patlayan Susurluk Skandalı... Samet Kuşçu olayı bugün de çok tartıştığımız ilk darbe girişimi davasıdır. 1958'de Menderes hükümetini yıkmayı planlayan Yarbay Faruk Güventürk' ün önderlik ettiği 9 kişilik cuntayı, darbe planlarından rahatsız olan Samet Kuşçu, hükümete bildirince adı geçen subaylar yargı önüne çıktı.
Ve ne oldu biliyor musunuz? Darbeci 8 subay beraat etti, sadece ihbar eden Samet Kuşçu "orduyu isyana teşvik" suçundan hapse kondu ve ordudan ihraç edildi.
Şimdi bu olayı, yıllar sonra CHP'nin önemli isimlerinden Orhan Birgit Aksiyon dergisine bakın nasıl anlatıyor? "- Onların darbeci olduğunu biliyor muydunuz?
Birgit: Ee, darbeciydiler. Ben darbeci değillerdi demiyorum ki... Ama ben avukatım. Ben görevimi yaptım.
Birgit, bir avukat olarak müvekkillerini savundu ve onları beraat ettirdi ama o müvekkilleri sonra 60 darbesinin en önemli aktörleri oldu.
Bugünü hatırlamakta yarar var... 2003-2007 arasında darbe günlükleriyle ortaya çıkan Ayışığı, Yakamoz, Eldiven isimli darbe girişimlerini kanıtlamakta savcıların işinin ne kadar zor olduğunu bir düşünün. Hele sivil siyasetçiler de "avukat"lığa soyunmuşsa...
Bir de yalan haber meselesi var. Birgit, o günlerde öğrencilerin kıyma makinesine atıldığı haberiyle ilgili şöyle diyor:
"Ha, kıyma... Ben inandım ona. Sonra ne kıyma var, ne Et Balık Kurumu var. Kıyma makineleri haberlerini yayımladıktan sonra öğrendik ki uydurma. Anlatan da kim?
Alev Alatlı'nın babası Albay Ertuğrul Alatlı. Basın yayın işlerinden sorumlu bir subayın uydurması. Dezenformasyonun dik âlâsı. Bildiri çıktı. Anadolu Ajansı geçti haberi..."

Yazının devamını okumak için tıklayın.

MAHMUT ÖVÜR DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS