Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Mahmut ÖVÜR

Darbeciler kadar olamadık

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült


Van depremi, siyaset açısından yeni bir diyaloga vesile olmadı ama sanıyorum bundan sonra yaşanacak olası depremlere karşı daha ciddi bir duyarlık yarattı. Başbakan Erdoğan'ın açıklaması da bunu gösteriyor.
Daha kararlı ve risk üstlenilen bir döneme giriyoruz.
Bu açıdan İstanbul pilot şehir olarak ele alınabilir. İstanbul'da atılacak adım tüm Türkiye'ye örnek olacak. Aslında 1999 Gölcük depreminden sonra "yapılanlarla-yapılmayanlar" ortaya konulduğunda sorunun nerede olduğu daha net ortaya çıkar.
Depremin üzerinden geçen 12 yılda Türkiye çok sayıda, şura ve toplantı yaparak nasıl bir tehlikeyle karşı karşıya olduğumuzun fotoğrafını çıkardı, analizini yaptı.
Van depremiyle 12 yılda neyi iyi yapıp, neyi yapmadığımız çok net ortaya çıktı. Dün de biraz sözünü ettim, geçen 12 yılda içinde konut kültürü açısından devlet de vatandaş da önemli bir noktaya geldi. Özellikle toplu konut üretiminde en azından depreme dayanıklılık açısından TOKİ iyi bir sınav verdi. Altı çizilmesi gereken ikinci nokta; arama kurtarma alanında gösterilen performans… AKUT ve GEA gibi arama kurtarma ekiplerinin depremden iki saat sonra olay yerinde olması iyi bir noktaya geldiğimizi gösteriyor… Aynı şekilde Sivil Savunma Ekipleri, Sağlık Bakanlığı ve yerel yönetimlere bağlı arama kurtarma ekipleri de iyi bir sınav verdi…
99 depreminden sonra Sağlık ve Milli Eğitim alanında da önemli adımlar atıldı. Hastane ve okullarda güçlendirme yapıldığı gibi çok sayıda yeni okul ve hastane yapılması riski azalttı. Ama yapılmayanlar yapılanlardan daha çok…
İlk sırada da 12 yıl geçmesine rağmen hâlâ öğrenemediğimiz organizasyon geliyor. Daha önce de yazdım, burada merkezi yönetimle yerel yönetim kargaşasına da bir son vermek gerekiyor.
İki kurum, Afet Koordinasyon Merkezi ve son yıllarda düzelme emaresi görülen Kızılay, kötü bir sınav verdi…
Bu yıllar içinde ne yaptılar anlaşılır gibi değil. Bu kurumların olası bir deprem stratejisi yok mu? Darbe planlarından geçilmeyen bu ülkede bir deprem planı yapılmaz mı?
Fay hattı üzerinde yaşayan bir ülkenin kurumuysanız bu hesabı yapacaksınız… Kızılay'sanız deponuzda her an 100 bin çadır olacak…
Şunu da Türkiye'deki herkes merak ediyor; binlerce yardım TIR'ı Van'a gönderiliyor.
Peki, bu TIR'ların içindeki malzemeler hedefine ulaşıyor mu? Bu işin bir sistematiği oluştu mu? Bu eksiklikler şehirlerin yenilenmesi kadar önemli… Van depremi 17 Ağustos 1999 Gölcük depreminden sonra devletin ve sivil toplumun artı ve eksilerini net biçimde ortaya koydu.
Buradan kim ders alırsa o ayakta kalır.

Van'la Afyon'un ne farkı var?
Van ve Erciş'teki 7.2 büyüklüğündeki depremde yaşamını kaybedenlerin kimliğine bakıldığında bir Türkiye fotoğrafı çıkıyor.
Türkiye toplumunun her parçasını orada görmek mümkün…
Ama soğuk savaş dönemi anlayışıyla oraya bakanlar hâlâ kafalarındaki kalıpları aşamıyor. Hala etnik kimlikler üzerinden meseleye bakıyor ve bilinçli bir şekilde ya o kimliği küçümsüyor ya da kimliğe lütufta bulunulmuş gibi davranıyor. Bu yüzden de çağın gerisinde kalan siyasetle, medya ortak değerler yerine ayrılık noktalarına vurgu yapıyor. Televizyonlardaki Van ve Erciş görüntüleri bu bilincin bir ürünü ve bir algı yaratmayı hedefliyor. Bu yüzden kameralar daha çok yardım kamyonlarını "talan" eden, "eğitimsiz ve kural" bilmeyen kalabalıklara çevriliyor. Ve sanki bütün Van o kalabalıklardan ibaret olarak sunuluyor.
"Japonya'da hiç böyle görüntüler görmedik" yaklaşımı da bu zihniyetin bir uzantısı… Bir anlamda Kürt kimliğiyle bu görüntüler arasında bağ kurularak farklı bir mesaj verilmek isteniyor.
Gerçeğin bununla bir ilgisi yok. İki gün dolaştığım Van ve Erciş'te Türkiye gerçeğinden farklı bir manzara görmedim. Saatlerce kuyrukta bekleyen Ercişlinin tepkisi aslında çok daha naifti. Bunda belki de hafızasından silemediği o ceberut devlet korkusunun etkisi de var. Ama ne olursa olsun, sonuçta Van'la Afyon arasında derin farklar arayanların asıl derdi, içlerine sinmiş ırkçılığı açığa çıkartmak…

Yazının devamını okumak için tıklayın.

MAHMUT ÖVÜR DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS