Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Mahmut ÖVÜR

Anayasa referandumuna var mısınız?

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült
Gezi olaylarının büyütülmesindeki en önemli etken çözüm süreciydi. Kürt meselesini çözen bir iktidarın kalıcılığı, bazı siyasi odakları çıldırtıyordu.
Bunu engellemek için her şeyi yapabilecek bir muhalefet hattı vardı. Hükümet biraz geç de olsa bunu fark edip önüne geçti.
Tabii hakkını vermek lazım, bunda Öcalan'ın açıklamalarının ve başta BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş olmak üzere BDP yönetiminin mesafeli duruşunun da ciddi katkısı oldu.
Durumun vahametini Demirtaş şu sözlerle dile getirdi: "Süreç gitti geldi."
İşte o gidip gelen süreç, her şeye rağmen yeniden gündemde. Akil İnsanlar'ın raporu bitti, Hükümetin de Gezi olaylarına rağmen çalışmaları bir noktaya geldi. Ve çözüm sürecinin ikinci aşaması başladı.
Yapılacakların başında yasal düzenlemeler geliyor. TMK'dan ceza yasasına, birçok yasal iyileştirme hazırlanmış durumda.
Ayrıca, Avrupa Konseyi Yerel Yönetimler Özerklik Şartı'na Türkiye'nin koyduğu çekincelerin kaldırılması söz konusu.
Siyasi Partiler Yasası'nda bazı değişikliklerin olması sürpriz olmayacak. Barajın yüzde 7'ye indirilip, siyasi partilere devlet yardımı ölçüsünün de yüzde 5 olması gibi...BDP baraj için yüzde 3, devlet yardımı için de yüzde 1 oyu öneriyor.
Anadilde eğitim meselesine gelince... Bu anayasayı ilgilendiren bir konu ancaküniversitelerde öğretmen yetiştirmek için eğitim olanaklarının artırılması gündemde.
Gezi olaylarının gölgelemesine rağmen hükümet, bunları yapabilecek güçte vey apacak da.
Ancak Türkiye'nin çok daha önemli bir şeye ihtiyacı var: "Sivil, demokratik bir anayasa"ya...
Şu aşamada birçok şeyin üst üste gelmesi de bir şans. Çözüm süreci, Aleviler ve Gezi olaylarıyla ortaya çıkan yeni kuşakların talebi.
Bütün bu kesimlerin ortak talebini de özgürlükleri garanti altına alan ve demokrasiyi kurumlaştıran yeni anayasa yerine getirebilir.
Ancak, yeni anayasayı bir yılı aşkın bir süredir Meclis yapamadı. Hâlâ anlaşma sağlanan madde sayısı 40 civarında. Süre de
dolmak üzere.
Bu konuda AK Parti ve BDP'nin bir biçimde anlaşabileceği öngörülse de CHP ve MHP'nin bu duruma sert muhalefet
etme ihtimali o ilişkiyi de zora sokuyor. Bu yüzden bir adım atılamıyor.
Peki, ne olacak? Olacak tek şey var: Bir süredir tartışılan referanduma gitmek.
Gezi olayları bu açıdan bir fırsata dönüştürülebilir. Çünkü yeni kuşak gençlerin Gezi sloganı "Özgürlük ve demokrasi"ydi.
Ki bu talebe Gezi'ye destek veren laik kesimler de sahip çıkıyor.
Eğer Gezi kitlesinin "özgürlük ve demokrasi..." talebi samimiyse bunun gereği "amasız" yapılmalı.
Ve 12 Eylül askeri diktatörlüğünün yaptığı anayasa baştan sona yenilenmeli.
Bunu, dindarlar istiyor, Kürtler ve Aleviler istiyor, Türkiye toplumunun nabzını yansıtan akil insanların raporu da dile getiriyor.
Gezi'ye katılan, laikler ve yeni kuşak gençler de istiyorsa sorun yok.
O zaman yeni bir anayasa için bir an önce referanduma gidilmeli.
Bu, hem Gezi olaylarının yarasını sarmak, hem siyasi kaos yaratmak isteyenlere bir cevap vermek hem de "sıkışan"
topluma bir soluk aldırmak için de gerekli.
Önümüzdeki 3 Kasım da iyi bir tarih.
CHP kaçar mı bilmiyorum ama forumlarda tartışan "özgürlükçü" gençlerin ne düşündüğünü merak ediyorum
MAHMUT ÖVÜR DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS