Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Mahmut ÖVÜR

55 bin öğretmen adayı ne olacak?

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült

Kamuoyu araştırmaları Türkiye toplumunun öncelikli sorununun "ekonomi ve işsizlik" olduğunu gösteriyor. Bunun en somut örneği sırada bekleyen öğretmen adayları.
Dün Öğretmenler Günü'ydü. Van depreminde hayatını kaybeden 75 öğretmen nedeniyle Öğretmenler Günü biraz buruk geçti.
Van'a gittiğimde, öğretmenlerimizin yaşamını yitirdiği o karton kağıt haline gelen 7 katlı binayı gördüm.
Onları, o yıkılmaya mahkum binaya "mahkum" eden acı gerçek aldıkları ücretti...
O ücretlerle ancak öyle binalarda ev tutabiliyorlardı.
Eğitime ayrılan bütçe, derslikler son yıllarda arttı ama öğretmenlerimizin aldığı ücretler ne yazık ki istenilen noktaya gelemedi. Bu bizim acı gerçeğimiz.
Ama başka bir gerçeğimiz daha var; Bu duruma bile razı olup öğretmen olmak isteyen binler sırada bekliyor. Hatırlayın 12 Haziran seçimlerinden sonraki tartışmayı...
Bir önceki Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu bir söz vermişti; "Ağustos ayına kadar 55 bin öğretmen alınacak" Sonra yeni Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, "Kadro yok, ödenek yok" gerekçesiyle bu atamalara karşı çıktı ve bir önceki açıklamaya ilişkin de özür diledi. Ancak bu atama bekleyen binlerce öğretmen adayının yaşadığı travmayı atlatmaya yetmedi.
Çünkü onlar verilen o sözlere büyük umutlar bağlayarak riske girmişlerdi. Bu nedenle farklı farklı mecralarda, bu haklarını elde etmek için müthiş bir sivil mücadele yürütüyorlar.
O mücadeleye gönül verenlerden biri de sanatçı Cem Davran. Sevgili dostum Davran'ın bu mücadeleyle ilgisini Antalya Film Festivali'ndeki konuşmasıyla öğrendim. 12 Eylül darbesi nedeniyle alamadığı sinema ödülünü o gece aldı ve o ödülü öğretmen adaylarına armağan etti.
Konuşmasından sonra Davran'ı ilk arayanlardan biri de Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer'di. O günden sonra Bakan Dinçer'le sanatçı Davran arasında "atanma isteyen öğretmenler" meselesi ortak bir mesele haline geldi. Davran en son Bakan Dinçer'e atama isteyen öğretmenlerden bir grubu götürerek soruna bir çözüm bulunmasını istedi.
Bakanın yaklaşımını sıcak ve samimi bulan Davran şöyle diyor:
"Ortada acı bir gerçek var. Sayı 55 bin olmayabilir ama bu ülkenin bir bakanı topluma söz veriyor ama gereğini yapmıyor. Yani yeni bakan olanaklarımız yok diyor ama bence temmuz ayında KPSS sınavına öğretmen olmak için giren binlerce insan var ve en azından onların bir kısmına şans verilmeli."
Peki, Davran neden bu konuda ısrar ediyor? İşte o acı gerçek:
"Bu 55 bin kişilik atamayı duyunca, kimi işten ayrılmış, kimi alyansını satıp KPSS için kursa gitmiş... Hayatlarını buna göre değiştirmişler. Yani onların hayatını bakanın ağzından çıkan bir cümle değiştirmiş... Bu gerçekleşmeyince, 20'yi aşkın insan intihar etti. Bu dehşet verici... Sosyal devlet işte burada devreye girmeli. Zaten bu ülkenin öğreten açığı var. Ben yeni bakanın bir çözüm üreteceğine inanıyorum."
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, farklı istihdam formülleriyle atama bekleyen öğretmenlerin sorunlarının aşılacağını söylüyor ama benim aklım, dünyaya 2 milyar dolara yakın yardım gönderen bir Türkiye'nin 10 bin, 20 bin öğretmeni istihdam edemiyor olmasını almıyor.
Umarım öğretmen atamaları siyasi inatlaşmanın kurbanı olmaz.

Baykal'ın dönüş rüyası
CHP'siz bir yazı yazmak istedim ama ne mümkün...
Seçmen, Türkiye'nin meseleleriyle CHP'nin uğraşmasını beklerken CHP kendi iç meselesiyle uğraşıyor.
Açık politika yapılmadığı ve çoğu karnından konuştuğu için de, biri biraz açık konuşunca kıyametler kopuyor.
Anlaşılan daha çok kıyamet kopacak CHP'de...
Bu noktada en çok merak edilen soru şu; Acaba bu durumu Baykal ve Sav nasıl izliyor?
Bana göre ellerini ovuşturuyorlar...
Baykal'a yakın eski bir siyasetçi bakın ne diyor:
"Bu yönetim yüzüne gözüne bulaştırdı. Baykal zamanında partide bir bütünlük ve doğrultu vardı. Şimdi partiyi Soroscular yönetiyor."
Peki, bu iş nereye gider, CHP bölünür mü?
"Bakın Baykal parti yıpranmasın diye elinden geleni yapıyor. En son basın toplantısı yapmak isteyenlerin sayısı 50'yi aşkındı. Baykal izin vermediği için 12 kişide kaldı. Biraz daha bekleyeceğiz. CHP sahipsiz değil. Bir bakarsın DSP'de Ecevit'in ulusalcı çizgisinde farklı bir çıkış da olabilir. O zaman Kılıçdaroğlu sadece Kürt Alevilerin oyuyla baş başa kalır..."
Kamuoyu yoklamalarında yüzde 4'ü geçmeyen Baykal'ın hâlâ dönüş umudu taşıyor olması ilginç değil mi?

Yazının devamını okumak için tıklayın.

MAHMUT ÖVÜR DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS