Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

M. Fatih Gediman

Bıyık - Sakal.. Operasyon

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült
Türkiye ve Ortadoğu üzerine defalarca verdiği bilgilerle haber yaptığım, Türkiye’nin sıcak gündemine ilişkin konuya eğilen çok değerli bir arkadaşımla dün ‘Nedir bu yolsuzluklar? Ve kimdir bu şantaj çetesi?’ başlığı altında sayılabilecek bir kritik yaptık.

Konu ile ilgili olarak bir çok senaryo var. Bu savaşı iki taraflı olarak nitelendireceksek eğer, iki tarafın da kendince planları ve ekipmanları var. Bu senaryolardan birisini de dostum bana şöyle sıralıyor:

***Yapılan operasyonla birlikte MİT tarafından yürütülen büyük bir finansal operasyon deşifre edildi ve 7 Şubat'tan sonra ikinci kez MİT açıkça hedef alındı.

***İran - Azerbaycan - Türkiye üçgeninde gelişen ve Türkiye'de krizin teğet geçmesinde büyük bir rol oynayan parasal transfer ağı açığa çıkartıldı. Bu hattın açığa çıkması, sürecin içerisinde rol alan bütün alt elemanları "Yolsuzluk" yapanlar olarak ortada bıraktı. Aslında büyük finansal operasyonun küçük parçaları olan elemanlar, transferin gerçekleşmesini sağlayan şirket sahipleri ve konuyla direk bağlantısı olmayan üçüncü şahıslar, tutuklandılar.

***Devlet açıkça bir tercih yapmaya zorlanıyor. Ya operasyonu deşifre etmek suretiyle uluslararası arenada çok zor duruma düşecek ya da kağıt üstünde ve hukuki olarak yolsuzluk olarak görünen fakat dünyadaki bütün istihbarat örgütlerinin sürekli yaptığı bir finansal operasyon nedeniyle "Yolsuzluk yapan" bir hükümet olarak suçlanmayı kabul edecek.

*** İşte tam da bu süreçte Halkbank hikayesi başlıyor. Halkbank, devletin enstruman olarak kullandığı tek banka. Örneğin gizliliğe verilen önemden ötürü MİT personellerinin maaşları, özel bir takım ödemeler ve uluslararası finansal operasyonlar Halkbank üzerinden yürütülür. Halkbank'ı vuranlar aslında hem MİT'in finansal operasyonlarının ne olduğunu çözmek istiyorlar hem de MİT elemanlarının tam listesini elde etmek istiyorlar. Emniyet'in içerisindeki sızma kaynakları ve yargının içerisinde kümelenmiş MİT'in servis elemanlarını bilmek istiyorlar. Zira darbelerde kullanılan artık Ordu değil, Yargı. Medya ve yargı artık fiili darbenin en önemli iki ayağı.

*** Devletin sürece bu kadar sert tepki vermesinin sebebi de bu. Türkiye'nin bölgede ayakta kalma ve merkez ülke haline gelme stratejisi fiilen baltalanıyor. Bu nedenle hükümeti aslında aşan bir operasyon yürütülüyor. Zira yakın hedef hükümet olsa da asıl hedef devleti oluşturan güçlerin tamamı. Devleti oluşturan bütün güçlere yönelik bir ele geçirme girişimine devletin bütün erkleri direniyor. Askerin bu süreçteki sessizliği boşa değil. Devlet kurumları üzerinden yürüyen savaşın kazanan tarafında yer alacak.

***MİT'in özellikle bu şekilde hedef alınması, sürecin baltalanması ve bütün bunların Cemaat'in menfaatlerinden ötürü gerçekleştiğinin düşünülmesi de olayın psikolojik boyutu. Meşruiyet alanı açmaya çalışıyorlar. Oysa dershaneler de cemaat de burada kullanılan bir enstruman. Esas mesele Türkiye'nin bölgesel rolünden rahatsız olan ve hükümetin idam kararını çoktan vermiş bulunan Neocon- Mossad ittifakı. Bu ittifakın yürüttüğü bir sürece karşı Türkiye'de ayakta kalabilecek olan tek kurum açık hedef.

Sizce nasıl? Az çok kitap okuyan, az çok yakın tarihi bilen, Erbakan’ın itibarını zedeleyen Kayıp Trilyon hikayelerini ucundan da olsa hatırlayan, Menderes’in ne mezarı ne ailesi ortada olmayan öğrencileri öldürtmekten yargılandığını bilen insanlar için inanılması güç bir senaryo değil bence..

Ve benim bu senaryodan anladığım şu:

MİT’in Milli bir politika üzerinden yürüyüşünden rahatsız olan bir grup hükümeti 2 taşın arasına sıkıştırmış durumda. Hükümet çıkıp ‘Evet bu paralar yolsuzluk parası değil devlet politikası üzerinden yürütülen şu şu işlerin paralarıdır’ dese kendisi de bakanları da memurları da aklanacak fakat uluslar arası alanda zor durumda kalacak ve belki bir takım anlaşmalarda bulunan imzalar yüzünden yaptırımla karşılaşacak. Ekonomik anlamda büyük bir çöküş yaşanacak.

Diğer seçenek ise şu ki bunu Ahde Vefa’yı dilinden düşürmeyen bir Başbakan’ın istediği bir tablo olarak görmek abes olur, çıkıp ‘Evet bu paralar yolsuzluk parasıdır. Ben de gerekeni yapıyor bu arkadaşlardan partiyi arındırıyorum’ diyecek ve söz konusu isimleri feda edecek. Fakat devlet politikasının gizliliğini kurtaracak…

Tüm bunlar bu senaryo üzerine yapılan çıkarımlardır. Ben dahil isteyen istediği tabloya inanmakta özgürdür ve şüphesiz paralar için iki ihtimal vardır: Ya yolsuzluk parasıdır, Ya değildir…
M. FATİH GEDİMAN DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS