Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Yalçın Şimşek

“Koyunların” sessizliği

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült

Facebook'ta, “Nobel Tıp Ödülü insandan koyun üretme başarısını gösteren Türkiye'ye verildi” başlıklı bir paylaşımı gördüğümde, yoğun gündeme rağmen bu yazıyı yazmam farz oldu.

Çünkü en büyük alışkanlıklarımdan biridir, “cahil koyun sürüsü” olarak adlandırılan insanlarla sohbet etmek. Onlardan çok şey öğrendiğimi düşünürüm sohbet ettikçe…

Zaten eğitimi, bir üniversite bitirmek bağlamında ele alan taifeden olamadığım hiçbir zaman.

Bir üniversiteyi öylesine bitirmek yerine, hayat üniversitesinden mezun olanların yeri başkadır benim için…

İşte bu nedenledir ki bindiğim taksinin şoförünün, alışveriş yaptığım bakkal İrfan'ın, nalbur Ahmet'in, camcı Faruk'un, balıkçı Aydın'ın, berber Mehmet'in, emlakçı Sadettin'in, kahveci Mustafa'nın düşüncelerini merak öder, öğrenmeye çalışırım fırsat buldukça.

Onlar Türkiye'nin nabzı, bu ülkeyi her defasında uçurumun kenarından alan sessiz çoğunluktur çünkü…

***

Taksiye sık bindiğim bir dönemdi; yanılmıyorsam 29 Mart 2009 yerel seçimlerine kısa bir süre kalmıştı…

Kağıthane'den Balat'a gelecektim; “işler nasıl” cümlesiyle yaptım şoförle sohbet girişimimi. “İdare ediyoruz”, dedi ve sustu…

Seçim de yaklaştı, kim kazanır İstanbul'da, diye yeni bir sohbet konusu açmaya çalışsam da, oralı bile olmadı: “Ben parti işlerinden anlamam” diyerek kesti attı.

Ama sonuçta bir adaya oy vereceksin, diye ısrar etsem de nafile, tek bir kelime dahi çıkmadı ağzından.

Ben de ısrar etmedim…

İki dilsiz gibi hiç konuşmadan yola devam ettik ta ki Dolmabahçe Tüneli'nin Bomonti girişine yaklaşana dek…

Birden elini kaldırıp parmağıyla tüneli gösterdi; “Söyledim beyim, ben politikadan anlamam. Şu gördüğün tepe yüzyıllardır orada duruyordu. Kimse bir

şey yapmadı, ama bu adamlar geldi, tepeyi delip Dolmabahçe'ye kadar açtı. Tabii ki oyumu onlara vereceğim” dedi ve sustu.

Balat'a kadar da bir daha konuşmadı…

İşte bazı seçkincilerin; “göbeğini kaşıyan adam”, “bidon kafalı”, “cahil koyun sürüsü” gibi cümlelerle aşağıladığı insanlar bu düşüncelerle hareket ediyorlar seçim dönemlerinde:

Çoğu bir üniversite bitirmemiştir, ideolojileri de yoktur, iddialı cümleleri de; lafı dolandırmaz, boş lafa kanmaz, ama olaylara pragmatik yaklaşırlar.

Onlar için kimin ne dediği değil, kimin ne yaptığı önemlidir; ve de yapılanların onların hayatına dokunup dokunmadığı…

Sayıları çok, ancak sesleri kısıktır…

Büyük çoğunluğunun sinema ya da tiyatro alışkanlığı yoktur. Sanki Krishnamurti'nin, okudukça kendi düşüncelerimizden uzaklaşırız, tezini örnek almışçasına ezici çoğunluğu kitap da okumaz…

Sabretme katsayıları çok yüksektir; yıllarca sessiz kalır, ancak haykıracakları o günü iple çekerler. Oy sandığı önlerine geldiğinde yüksek sesle haykırırlar hep birlikte…

Sanki aralarında bir telepati varmışçasına, ne zaman, nasıl hareket edeceklerini çok iyi bilirler. En büyük kırılma anlarında onlar belirler bu ülkenin kaderini:

Çok partili seçimlere geçilir geçilmez CHP'nin hakimiyetine son veren de onlardır; 12 Eylül faşizminin tüm dayatmalarına rağmen, Turgut Özal'ı iktidara taşıyanlar da…

Ülkeyi ekonomik krize sürükleyenleri cezalandırıp, kimi partileri saf dışı bırakanlar da onlardı:

Düşünebiliyor musunuz, 1999 seçimlerinde, DSP, MHP, ANAP, DYP ve FP'nin toplam oy oranı yüzde 81.51 iken, 3 Kasım 2002 seçiminde bu partilerin tümü baraj altında kaldı. Toplam oy oranları yüzde 26.65'e geriledi…

Bu tablo da “cahil koyun sürüsü” diye aşağılanan sessiz çoğunluğun eseriydi…

Aslında büyük bir öngörüyle tehlikeyi sezen de onlardır, ülkesi uğruna can verenler de…

15 Temmuz'da FETÖ'nün darbe girişimine karşı sakağa dökülen, tankların üzerine çıkıp, altına yatan ve 244 şehit veren de onlardı!..

Onlar tüm bu aşağılama çabalarına aldırmadan, bu ülkenin kaderini belirlemeye devam ediyorlar; o büyük sabırları ve yüzyılın sessizliğiyle.

  YORUM YAP / YORUM OKU
Ahmet   25.12.2016 22:06:55
'Sessizliğin sesi' ancak bu kadar güzel anlatılırdı. Mükemme
YALÇIN ŞİMŞEK DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS