Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Murat Beyaz

Kırık İstiridye

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült

En kıymetli sanatçı(hususiyetle ressam-yazar-şair) ölmüş sanatçıdır!

Küresel edebiyatın ve sanatın mazisi, birçok sanatçı ve yazarın hayatta iken değer verilmeyen--yayımlanmayan, yayınevlerince reddedilen-itibardan yoksun bırakılan yığınla eserleri ile doludur.

Öyle ki, ölümlerinin sonrasında kıymeti fark edilen-değer gören hatta birçok ödüle layık görülüp, otorite kabul edilen.
Günümüzde, “baş yapıt” kabul edilen-okunan-okutulan-çok satan-paha biçilemeyen nice ünlü eser de, bahsi geçen bu mağduriyetten nasiplenmiştir.

Bu tablonun ortaya çıkmasında iki temel sebep olduğu kanaatindeyim.

İlki; sanat ve edebiyat anlayışlarının zamansal olarak toplum katmanında değişkenlik göstermesi ve bu doğrultuda kimi sanatçıların çağının ötesinde, “yanlış zamanda” sanatsal ve edebi eserler vermeleridir.

Bu sebeple hayatta olduğu süreçlerde anlaşılamamış olmalarından ötürü ilgi ve saygı görmemişlerdir.
Buna bir nevi bazı sanatsal akımların, kendinden olmayanı, kabuğunu kıranı dışlaması-ötelemesi de diyebiliriz.

Uç bir örnek olsa da, divan edebiyatının kabul gördüğü dönmelerde serbest şiirin bir değer ifade edemeyeceği gibi.
İkincisi ise; kültürel iktidarların her zemin ve çağda bulunmuş olup dönemsel olarak sadece el ve yön değiştirmiş olmalarıdır.
Evrensel nitelikte olan eserler de dahil olmak üzere, kültürel iktidarın dümeni ekseninde hak etmediği halde, suni “değerler” yüklenerek birçok sanatçı-yazar ve eserleri öne çıkarılarak kıymet verilmiş, bunun tam aksine birçoğu da değerli olduğu halde kasti olarak görmezden gelinmiş, hatta iğdiş edilmiştir.

Kültürel iktidarın işleyişine baktığımızda, karşımıza çıkan görüntü ise iki boyutludur.

İlk boyut, iki kutuplaşma şeklinde tezahür eder.

Biri; toplumun dinamiklerini teşkil eden kültür mirası ile beslenerek gelişen “halkın çocuğu” niteliğindeki sanatçılar ve bu düzlemdeki eserleridir ki, bunlar gelenekçilerdir.

Diğeri; gelenekçilerin zıt kutbunda yer alan, geçmişten gelen yapılanmaları yok sayarak sanatı, yeniliklerde arayan modernistlerdir.
Sanatçıların ve eserlerinin değer kazanması, itibar görmesi bu iki anlayıştan(gelenekçiler veya modernistler) birinin kültürel iktidarın dümenine geçmesi ile farklılık arz eder.

İkinci boyut; kültürel iktidarı elinde bulunduran zümrenin, yakınında olanları kendi dairesinde ve ahbap-çavuş ilişkisi ile öne çıkarması, pohpohlaması sureti ile zuhur eder. Ve maalesef kısır-haksız “şöhret”li, kişi ve “eser”lerin ziyadesiyle ortaya saçılmasına sebep en etken faktörde budur.

Ancak, er yahut geç, zaman gerçek anlamda değerli olanın lehine işleyecek, istiridyesini kıracak ve kıymetlinin değerini-zenginliğini açık edecektir.

“Eğer daha sonraları değerli olacaksam şimdi de değerliyimdir. Buğday buğdaydır, insanlar onun en başta çim olduğunu düşünse de.” Vincent Van Gogh

Teker üzerinden selamlarımla.

Murat Beyaz

  YORUM YAP / YORUM OKU
MURAT BEYAZ DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS