Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Hacı Ahmet Ünlü

Kim galip kim mağlup yakında göreceğiz

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült

Kim galip kim mağlup olacak bunu yakında siz de göreceksiniz biz de göreceğiz

ALLAH Subhânehû Ve Teâla'dan başka İlâh Yoktur ve işte biz göklerde ve yerde tek İlâh olan ALLAH Subhânehû Ve Teâla 'ya sığınıyoruz.
Bu insanların bir tek suçları var o da müslüman olmak. Kendileri gibi âciz insanların egemenliklerini reddedip Rablerinin egemenliğini savunmak, işte hepsi bu. İmanları sebebiyle zulmediyorlar zalimler müslümanlara. Eğer şu anda devlet dairelerinde üçüncü sınıf vatandaş oluyorsanız imanınız sebebiyle değil mi? Askerde dışlanıp dayak yemeye götürülüyorsanız müslümanlığınız sebebiyle değil mi? Birileri kendilerinden olmadığınız için, kendileri gibi sizler de içemediğiniz için, kendileri gibi namazsız bir hayatı kabul edemediğiniz için, kendileri gibi rüşveti kabul edemediğiniz için, kendileri gibi çıplak gezmeyi sineye çekemediğiniz için, kendileri gibi balolara gidemediğiniz için horlanıyor ve hakaretlere maruz kalıyorsunuz.

Evet işte böyle bir devri devrimleriyle silmeye çalıştılar, ama bir Mûsâ geliverdi de kül altında kalmış közler yeniden canlanıp açığa çıkıverdi. İnsanlar imana yöneliverdiler. Beyyine'yle tanışıp küfürlerini şirklerini anlayıverdiler.

Demek ki insanların ve toplumların dirilişi için Beyyine'nin gelmesi şarttır. Beyyine gelmeli ki insanlar değişsinler. Beyyine ortaya konmalı ki insanlar sapıklık noktalarını onda anlasınlar. Beyyine anlaşılmalı ki insanlar kimlere kulluk ettiklerini anlayıversinler. Kur'an insanların hayatına girmeden bunun gerçekleşmesi asla mümkün olmayacaktır.

Evet Mûsâ (a.s) nın ortaya koyduğu bu Beyyine'yle bakın insanlar ne kadar değiştiler. Firavunların ölüm tehditleri bile artık vız geliyordu onlar için. Haydi ey Firavun ne yapacaksan yap da görelim diyorlardı. Onların bu tavırları karşısında Firavun da diyordu ki; sizin çaprazlama el ve ayaklarınızı keseceğim ve sizi yirmilik çivilerle ağaçlara asacağım.

Rabbimiz Tâ-Hâ sûresinde konuyu burada bitirir. Artık o yaman dönen insanları öldürdü mü? Öldüremedi mi? Bu konuda bilgi vermiyor Rabbimiz. Ama ne fark eder? Ölseler de galip o müslüman-lar, sağ kalsalar da. Rasûlullah efendimizden de bu konuda açıklayıcı bir bilgi intikal etmediği için bir şey diyemiyoruz. Ama başka sûrelerden anlıyoruz ki bu hadiseden sonra Firavun âdeta kudurdu, çılgına döndü bu yenilgisini kapatmak için
İsrâil oğullarının erkek çocuklarını tekrar öldürmeye yöneldi.

Mûsâ (a.s)'a iman etmiş çok az sayıda insan vardı. Rabbimiz Firavunun zulümlerine karşılık o müslümanlara evlerini mescit yapıp orada kendisine kulluk etmelerini emretti. Namaz kılın ve Bana güvenin, kesinlikle bilesiniz ki sizi Onun zulmünde Ben kurtaracağım buyurdu. Mûsâ (a.s) Rabbine dua etti. Ya Rabbi, sen bu zalimlere mal mülk verdin. Egemenlik, saltanat verdin. Sen Ona bunları bu kullarını saptırsın diye mi verdin ya Rabbi? Sana ve dinine düşmanlık yapsın diye mi verdin ya Rabbi? Ya Rabbi seninle savaşa tutuşan bu zalimin tüm malını mülkünü, tüm saltanatını bitir ya Rabbi! Kalbinin üzerine baskı kur ya Rabbi! Onu sıkıştır ya Rabbi! Sıkıştır ki kullarına zulmedemesin. Sıkıştır ki kullarını ezemesin diye dua ediyordu Mûsâ (a.s).

Nihâyet uzun bir mücâdeleden sonra Rabbimiz elçisinin duasını kabul ediyordu. İlk önce Firavun ve avenelerine bir kıtlık belâsı gönderdi. Firavun şaşırdı, dengesini kaybetti. Çünkü tanrıydı ya. Rezzak'tı ya. Rızık veren de
oydu, doyuran da oydu, bilgi veren de oydu, idare eden de, egemen de oydu? Onun üzerinde hiçbir güç yoktu. Ama şu anda rızık veremiyordu. Tanrılığı bitmiş probleme çare bulamıyordu. Ne yapacağını şaşırdı ve Mûsâ (a.s)'a geldi, dedi ki, ey Mûsâ Rabb'ine bir dua et, şu belâyı üzerimizden bir savuştursun, sana ve Rabb'ine iman edeceğiz ve İsrâil oğullarını sana vereceğiz dediler.
Firavuna kulluğa, onun sistemine hizmete hayır deyip başkaldırıyorlardı. Ve işte köleler dirilip de efendilerine, kullar silkinip de tanrılarına karşı bir direnişe geçer geçmez tanrı Firavun bitecekti. Firavunun sonu gelecekti.

Öyle ya, Firavunu omuzlarında taşıyan insanlar bir gün Onu indirmeye yöneldikleri anda Onun işi bitecek değil miydi? Firavunu Firavun yapan onlar değil miydi. Firavunu güçleriyle, itaatleriyle, vergileriyle ayakta tutan onlar değil miydi? Ülkenin tüm işleri onların omuzlarında değil miydi? Ekonomik köleler, siyasal köleler, bilim köleleri, sağlık köleleri, temizlik köleleri, din köleleri onlar değil miydi? Onlar ayakta tutmuyorlar mıydı Firavunun ülkesini? Üretenler, çalışanlar, boğaz tokluğuna efendilerine hizmet verenler onlar değil miydi? Böylece ülke onların sırtında, dünya onların sırtında yürümüyor muydu? Piramitleri, anıtkabirleri, sarayları, okulları, mescitleri onlar yapmıyor muydu? Vergiyi onlar vermiyor mıydı? Hayatın yükünü onlar çekmiyor mıydı? Şimdi bu gönüllü köleler bir tavır koyacaklar, hayır diyecekler, kölelik bitti diyecekler, yüklerini indirip kendi dünyalarına çekilecekler, efendilerini terk edip çöle gidecekler de Firavunun düzeni allak bullak olmayacak öyle mi? Firavunun zulüm düzeni olduğu gibi çökecekti.
Allah bizden rızık istemiyor. Bizden namaz istiyor namaz. Bizden vahiy istiyor vahiy. Bizden kulluk istiyor kulluk. Eh efendim, yâni rızık ta bir kulluk değil mi? Rızık kazanmak için çalışıp çabalamak ta bir ibadet değil mi? Değil! Yanlış! Yanlış anlıyorsunuz! Yanlış biliyorsunuz! Yanlış bilgilendirildiniz! Yanlış yoldasınız! Sizler din gibi ticarete, din gibi rızık kazanmaya, din gibi dünyaya bağlanmışsınız. Söylesenize, sizler şu anda peygamber standartlarına göre mi rızık peşindesiniz? Peygamber gibi yaşayın, peygamberin ihtiyaç anlayışına sahip olun, eğer evinizde yiyecek yoksa o zaman rızık peşinde koşun, bir diyeceğim yoktur. Ama yedi sülâlemize yetecek kadar rızık sahibi olan, mal mülk sahibi olan sizler nasıl rızık peşindeyiz diyebilirsiniz? Aldatmayalım kendimizi. Paralarımızla beslediğimiz din adamları bizleri aldatmasın. Rızık peşinde değil köşe dönme peşindeyiz bizler, köşe dönme.
herkes bekliyor, siz de bekleyin. Bekleyin, gözleyin, gö-zetleyin bakalım. Azap mı bekliyorsunuz? Yoksa gazap mı? Yakında göreceksiniz Allah yolunda yürüyenler kimlermiş? Yakında bileceksiniz sırat-ı müstakimde olanlar, hidâyet üzere olanlar kimlermiş? Yakında göreceksiniz, kim doğru yolda, kim de bâtıl yollardaymış? Kim galip, kim mağlup olacak bunu yakında siz de göreceksiniz biz de göreceğiz.

  YORUM YAP / YORUM OKU
HACI AHMET ÜNLÜ DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS