Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Yalçın Şimşek

İzlanda; iflastan refaha, dipten zirveye…

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült

Başka bölgelerde de kullanılır mı bilmiyorum ama bizim Karadeniz'de “azimle sı..n taşı deler” diye benim de sıkça kullandığım bir deyim var.

Sadece futbolda değil, her alanda gerekiyor azim…

Azimden bahsediyorum; öyle kızmaktan, öfkelenmekten, sağa sola bağırmaktan, su şişesini hırsla yere atmaktan değil…

Azmederek başaranlara örnek mi istiyorsunuz? Tek bir ülkeden yani İzlanda'dan iki örnek vereyim size:

Nüfusu; Küçükçekmece'nin, Bağcılar'ın, Esenyurt'un, Ümraniye'nin, Hatta Pendik'in nüfusunun yarısından da az…

Sadece 329 bin…

İzlanda dediğiniz, Gröland Denizi ile Kuzey Atlantik Okyanusu arasında sıkışmış 103 ben km2'lik bir ada ülkesi…

30'u faal 200 yanardağı var ama ormanı yok denecek kadar az, yeşilliği de öyle…

Bitki örtüsü ise buzulların bulunmadığı yerlerde çalılar ve dikenlerden oluşuyor.

Ülke, yer altı kaynakları bakımından da fakir; alüminyumun dışında başka hiçbir madeni yok…

Tarımı ise hayvan yemi, patates ve şalgamdan ibaret…

Ülke ekonomisinin lokomotifi balıkçılık ve balık ürünleri…

Hayvancılık ise buzullarla örtülü olmayan kesimlerdeki otlaklarda yapılıyor…

Topraklarının sadece yüzde 0.5'inde tarım yapılan İzlanda'da, nüfusun sadece yüzde 8'i bu işle uğraşıyor…

Sanayisi ise daha çok balıkçılık ve balıkçılık ürünlerden ibaret…

Neredeyse ihracatın yüzde 80'ini balık ve balık ürünleri oluşturuyor…

O güzelim fiyortları saymazsanız, buzul ve kayalardan oluşan bir ülke İzlanda…

İzlandalıların işi zor; kış aylarında ortalama sıcaklık 0 derece…

Ülkenin Kuzey'inde yaşayanların durumu daha da vahim, Haziran'da güneş 18 gün boyunca hiç batmadan ufuk hattı çakılıp kalıyor…

861 yılında Norveçlilerin keşfettiği adaya 9 ve 10. yüzyılda Norveç'ten gelen Vikingler yerleşmiş…

Stratejik önemi nedeniyle 2. Dünya Savaşı sırasında İngiltere tarafından işgal edilen adayı, 1941'de ABD devralmış…

1944 yılı Mayıs'ında yeni anayasayı oyladıktan sonra 17 Haziran'da bağımsız bir cumhuriyete dönüşmüş İzlanda…

1949'da da NATO üyesi olmuş ama ordusu olmayan tek NATO ülkesi İzlanda…

Ordusu da yok, savunma harcaması da…

Parayı eğitim ve sağlığa harcıyorlar; 7-15 ya arasında eğitim mecburi ve okuma-yazma bilmeyeni yok…

AB üyesi ama 1500 kilometrelik mesafe nedeniyle Avrupa'ya da izole bir ülke...

İzlanda, 2003-2007 döneminde bankacılık sektörünün özelleştirilmesiyle hızla zenginleşip refaha içinde yaşamış, tak ki 2008'e dek…

ABD'de başlayan finansal krizden tüm dünya etkilense de, İzlanda'nın başına gelenler çok vahim: İflasın eşiğine gelmiş İzlanda…

Toplam varlıkları 185 milyar dolara ulaşan 3 banka dibe vurmuş…

185 milyar dolar dediğiniz rakam, İzlanda'nın yıllık milli gelirinin 14 katından daha fazla!...

Üç banka da batmış, daha doğrusu hükümet böyle tercih etmiş…

Diğer ülkeler batık bankalarını kurtarma telaşına düşerken, İzlanda hükümeti kendi vatandaşlarının tasarruflarını güvence altına alarak bankaların batmasına izin vermiş…

İşsizlik, yoksulluk kol gezmeye başlamış, bir iki yıl öncesinin refah ülkesinde...

İş öyle bir noktaya gelmiş ki, kimliği belirsiz bir kullanıcı popüler açık artırma sitesi e-Bay'de İzlanda'yı satışa çıkarmış!..

2008'de İzlanda milli futbol takımının teknik direktörü Eyjolfur Sverrisson, Hollanda maçı sonrası ATM'den para çekmek isteyince, sermaye kontrolü nedeniyle banka para veremiş!...

Beş parasız kalmış Sverrisson!..

Tüm zorluklara rağmen hükümet pes etmemiş; ekonomik reformları büyük bir kararlılıkla uygulamış…

Ve reformlar meyvesini vermeye başlayınca, 2009'da yüzde 5.1 daralan İzlanda ekonomisi, 2011'den itibaren büyümeye, kamu borcu ise daralmaya başlamış…

2009'da yüzde 7.9 olan işsizlik oranı, 2015'de yüzde 4.5'e kadar gerilemiş.

İzlanda şimdi ekonomide; batan ülkeden, örnek ülkeye doğru hızla ilerliyor…

Ya futbolda?

2012 yılında FIFA sıralamasında İzlanda'nın yeri 131.

Azim, sabır, mücadele, yoğun çaba futbolda da devrede; önce eğitim ve de yatırım…

Büyüklü küçüklü futbol sahaları, birlik ruhu, dayanışma, yardımlaşma ve başarı:

İzlanda 2015'te FIFA sıralamasında 3 yıl gibi kısa bir sürede 106 basamak birden atlayarak 23. sıraya tırmanıyor…

Ama ne böbürlenme var, ne de büyüklenme parola; şımarmadan başarıya devam…

Türkiye'yi 3-0 geçtiği EURO 2016 elemelerinde Çek Cumhuriyetinin ardından 2. sırada yer aldı İzlanda…

Grubunda Portekiz, Macaristan, ve Avusturya gibi güçlü rakipleri vardı, ama hiç yenilgi almadan, bir galibiyet, iki beraberlikle gruptan çıkmayı başardı İzlanda…

İlk 16 takım arasına girdi ama rakibi futbolun beşiği sayılan İngiltere'ydi…

Herkes İzlanda için buraya kadar derken, İzlandalılar rüya daha bitmedi, diyordu.

…Ve o büyük an geldi ve maç başladı; daha 4. dakikada gelen penaltı golü ile İngiltere 1-0 öne geçti…

Rüya sona mı ermişti?

Ama ekonomide iflasın eşiğinden dönen İzlanda, futbolda da pes etmedi…

Dakika 6 skor; 1-1…

Dakika 18 skor; 2-1…

İzlanda önde…

Milyonlarca gencini futbolun beşiğinde büyüten 55 milyonluk İngiltere, 329 bin nüfuslu İzlanda karşısında beraberlik için çırpınıp duruyuordu…

Maç bitti ama skor değişmedi…

Bu bir mucize değil, başarı öyküsüydü…

Ya biz ne yaptık İngiltere karşısında?

93 yıllık boyunca, 5'i Türkiye, 5'i İngiltere'de olmak üzere 10 kez karşı karşıya geldik, sonuç; 8 yenilgi, 0-0'lık 2 beraberlik…

Yani 10 resmi maçta tek bir gol dahi yok!!!...

Yenilgi derken aslında hezimetten bahsediyoruz:

Yenilgilerin ikisi 1-0, diğer ikisi 2-0, biri 4-0, biri 5-0, ikisi ise 8-0…

Yani 31 gol görmüşüz kalemizde, ama tek bir gol dahi atamamışız İngiltere'ye…

Geçtiğimiz mayısta İngiltere ile 11. kez karşılaştık; bu özel maçta yine yenildik ama ilk gölümüzü de attık!!!...

“Tarih yazdık, tarih”!!!...

“Bir Türk dünyaya bedel” diye faşist bir söylem var ya hani, biz hala oralardayız…

Azmetmiyor, çalışmıyor, birlik olamıyor, cesaret gösteremiyor, başarıya inanmıyor ama yine de çıtayı yüksekte tutuyoruz…

Gerçeğe değil, mucizelere inanıyoruz çünkü…

Futbolcu şımaracak, birbirinin altını oyacak, birbiriyle didişecek, başarıya inanmayacak ve de biz başarı sağlayacağız öyle mi?

Egosunun esiri Fatih Terim; “Hadi koçum”, “hadi aslanım”, “koş oğlum”, “saldır oğlum” diye gaz verecek, futbolcu da oynayacak öyle mi?

İzlanda'nın İsveçli teknik direktörü Lars Lagerback'in, Fatih Terim'den neyi eksik?

Fazlası var, azı yok; 2010 Dünya Kupası'nda Nijerya Milli Takımı'nı çalıştırmış, EURO 2004'te ise İsveç'i çeyrek finallere taşımış…

Başarısı fazla ama maaşı az; yılda 430 bin Euro kazanıyor…

Öyle Fatih Terim gibi 3.5 milyon Euro'luk geliriyle 16 teknik direktör arasında ilk üçe falan giremiyor…

Terim'in ücretinin 8'de 1'inden daha az alıyor ama işini gerektiği gibi yapıyor…

Şov yapmıyor; kızmıyor, bağırmıyor, öfkelenmiyor, su şişesini yerlere fırlatmıyor…

Belki de en büyük hatamız; futbolu barış, dostluk ve estetiğin birleştiği bir oyun olarak görüp keyif almak yerine, bir savaş olarak algılıyoruz…

Yeşil sahaları arena, futbolcuları ise birer gladyatör olarak görüyoruz…

Spikerlerin maç anlatımına dahi yansıyor bu şovenizm; Türkiye'nin maçlarını sesi kapatarak izlemek zorunda kalıyorum ne yazık ki…

Bu anlayış değişmedikçe başarı bize çok uzak…

  YORUM YAP / YORUM OKU
YALÇIN ŞİMŞEK DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS