Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Ozan Ceyhun

İnsana değer vermeyen bir AB’ye ihtiyaç yok

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült

AB üyesi İngiltere ulusal çıkarları nedeniyle AB üyesi kalıp, kalmamakta sürekli bocalamakta.,

Yunanistan, AB üyesi olarak neredeyse “fakir bir Afrika ülkesi” konumuyla AB üyesi olmanın hiç bir cazibesinin kalmadığını vatandaşlarına yaşatmakta.

AB son yıllarda bırakın dünyaya “model olmayı” kendi içinde bile bu hali ile en fazla tartışılan kurum durumunda.

Ancak en acısı AB'nin tüm sorunlarına ve krizlerine rağmen zengin kıtanın varlıklı insanlarının  AB sınırları içinde oldukça iyi koşullarda yaşadıkları bir ortamda dünyanın gerisine sırtını çevirmiş durumda.

Geçen hafta Cumartesi Günü mülteciler günü kutlanmadan önce bir araya gelen AB ülkeleri yıllardır yaptıklarını tekrarladılar ve “ortak bir mülteci politikası” kararı çıkaramadılar. Söylemesi bile gülünç ama gerçekten de sadece 40.000 mültecinin dağıtımında bile anlaşamadılar.

Egoizm AB'de tavan yapmış durumda!

Daha düne kadar AB üyesi olmayan ve olamadıkları içinde vatandaşlarının AB'de serbest dolaşım hakkına sahip olmadığı ülkeler bugün “kraldan çok kralcı” bir vaziyette “mültecileri istemeyen ülkelerin” başında gelmekteler.

Afrika'dan belki de dünyanın en güvensiz teknelerini sayıca teknelerin taşıyamayacağı kadar dolduran mülteciler eğer Akdeniz'in azgın dalgalarına kurban olmazlarsa varabildikleri iki ana ülke var. Biri İtalya diğeri ise İspanya. Özellikle İtalya bu konuda en fazla mülteciyi ülkesine alan AB üyesi durumunda ve diğer üyeler tarafından tamamen yalnız bırakılmış bir halde sorunlarla başa çıkmaya çalışıyor.

Oysa AB ülkeleri Afrika'da ya da Ortadoğu'da insanların kendi yaşadıkları yerleri bırakmalarında baş rol oynamakta!

Daha iki hafta önce AB üyesi Almanya Mısır'ın kanlı faşist diktatörü Sisi'yi askeri törenle karşıladı. Oysa Almanya'nın askeri törenle karşılayıp “çok önemli devlet konuğu” olarak ağırladığı şahıs kendi ülkesinin demokratik seçimle Cumhurbaşkanı olarak seçtiği Mursi'yi darbe yaparak devirmiş ve şimdi de emrindeki mahkemeler tarafından idama mahkum ettirmiş olan “insanlık adına yüz karası bir cuntacı”! Ancak Siemens'in eli kanlı bir cuntacı ve rejimi ile dev projeler gerçekleştirmesi Almanya'ya tüm “AB Değerlerini” unutturmuşa benziyor.

Fransa da Mısır'ın eli kanlı cuntacısına savaş uçakları sattığı için mutlu olsa gerek. Mısır'da çiğnenen insan hakları ne Almanya'yı ne de Fransa'yı rahatsız etmemiş olsa gerek!

Eğer bugün AB ülkelerine Mısır'dan kaçabilip de ulaşan mülteciler var ise, gelmelerinin tek nedeni AB'nin kendi değerleri ile çelişen Mısır Politikası'dır.

Irak ve Suriye'de de durum hiç farklı değil.

Irak'ta yıllardır tek yanlı Şii Hükümeti'ni destekleyerek DAEŞ gibi bir terör örgütünün yoktan varolmasına zemin yaratan durumun sorumlularından biri de AB ve bölgede hakimiyet savaşı içinde olan bazı AB üyesi ülkeler değil mi? Irak'ta Şii'ler ve Kürtler ile çok sıkı ilişkiler kurarken Sunnileri ve Türkmenleri neredeyse görmezden gelen AB ve bazı AB ülkeleri Irak'ın içine düştüğü savaş ortamı nedeniyle kaçmak zorunda kalan mültecilerin sayıca çok az bir kısmı AB'ye ulaştığında şikayet etme hakkına sahip mi?

Suriye'de sözde DAEŞ'e karşı mücadelede önemli rol oynuyor diyerek eli kanlı diktatör Esed'in devrilmesi için çaba sarfetmeyen AB değil mi?

Eğer Suriye'de halk diktatöre karşı ayaklandığında demokrasi talep edenler desteklenmiş olsaydı belki de bugün Suriye'de barış ortamı olacaktı. Türkiye “hadi gelin Suriye halkını diktatörden kurtaralım” çağrısı yaptığında kayıtsız kalan da AB ve AB üyesi ülkelerdi. Bugün Suriye'de halk DAEŞ, Esed ve Türkiye'deki terör örgütü PKK'nın Suriye'deki uzantısı PYD/YPG arasında yaşam savaşı veriyorsa bu AB'nin de sorumlu olduğu bir durumdur.

Dünyadaki tüm terör uzmanları PKK terör örgütünün Suriye'deki uzantısı PYD/YPG'nin en az DAEŞ kadar tehlikeli olduğu konusunda hemfikir iken AB üyesi bazı ülkeler PYD/YPG terör örgütünü açık desteklemekteler.

Oysa Suriye'yi terkeden mülteciler sadece Esed ya da DAEŞ'ten değil aynı zamanda PYD/YPG teröründen de kaçmaktalar! Bu mu AB'nin teröre karşı savaş anlayışı?

AB dostu “terör örgütleri” ve düşmanı “terör örgütleri” şekilinde gizli kategorileri var da dünya kamuoyu mu bilmiyor?

Cumartesi Günü BM Mülteciler Yüksek Komiseri Guterres: "Türkiye, sığınmacılar için sınırların git gide daha çok kapalı olduğu bir dünya için örnek teşkil ediyor. Güvenlik konseyi maalesef aktif bir şekilde işlev göremiyor. Maalesef uluslarası camianın gerekli kaynağı vermede, acıların çekilmesinde, yaşananların önlenmesinde yetersiz kaldığını görüyoruz" derken acaba yüzü kızaran bir AB sorumlusu ya da AB üyesi ülke yöneticisi var mıydı?

BM Mülteciler Yüksek Komiserliği Özel Temsilcisi Jolie'nin "4 yıllık bir süre zarfında 1,8 milyon kişi yerinden edilmiş, Suriyeli ve Iraklıya ev sahipliği yapan Türkiye dünyadaki en fazla mültecinin olduğu ülke haline gelmiştir" diye tanımladığı ve övdüğü ülke Türkiye'ye karşı “asılsız iddalarla” dolu kararlar çıkaran Avrupa Parlamentosu acaba mülteciler için konuşmaktan başka ne yapmakta?

Mülteciler konusunda tüm değerlerini çiğnemekte olan AB ve AB üyesi ülkeler Türkiye zarar verme amaçlı faaliyetlerini yapmasalar belki de Türkiye bu sayede çok daha fazla mülteci için kurtuluş olacak ve bulunduğu coğrafyada DAEŞ, PKK, PYD/YPG terör örgütlerine ve de diktatör Esed'e karşı direnen Suriyelilere destek olabilecek.

Sadece Türkiye'de değil özelikle Ortadoğu'da insanlar haklı olarak “insana değer vermeyen, diktatörleri, teröristleri destekleyen bir AB'nin bize faydası yok” demekte ve her geçen gün Ukrayna'da, Ortadoğu'da, Türkiye'de ve Mısır'da uyguladığı politikalar ile sürüklendiği bataklığa gömülen AB'ye güvenmiyorlar!

  YORUM YAP / YORUM OKU
OZAN CEYHUN DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS