Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

İlhami Işık

Savaşın adını koymak

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült
İslam Dünyasına karşı girişilen acımasız kampanyaya isyan etmemek için ahlaktan ve vicdandan yoksun olmak gerekiyor. Bunu böyle belirtip yaşadığımız acıların kıyımların ve savaşların adını koymak gerekiyor. Bunu doğru analiz etmeden zannedersem bize gösterilen ve yaşatılan bu acıyı püskürtmek mümkün olmayacak gibi görünüyor.

Önce Yahudiler dediler. Sonra Komünistler.. Bugün de Müslümanlar…

Acaba böyle mi? Eğer şöyle bir geriye bakarsak baş düşman Yahudiler derken bile yani o acımasız İkinci Dünya Savaşı'nda milyonlarca insan öldürülürken bile neden Hitler’in bütün kötülüklerin anası Yahudilerdir diyip Rusya’ya saldırdığını, Polonya'yı Macaristan'ı, diğer Avrupa ülkeleri, Fransa ve İngiltere’ye neden saldırdığını izah etmekte zorlanırız. Rusya bir Yahudi ülkesi miydi?

Fransa ya da İngiltere? Ya diğer Avrupa ülkeleri?..

Ama Yahudi hayaleti altında büyük bir çıkar ve paylaşım savaşının gerçek sahnesi oynanmaktaydı. Ama milyonlar bunu Yahudilere karşı girişilen büyük bir savaş olarak gördü ve inandı. Evet doğrudur sayısız Yahudi öldürüldü. Ama aynı şekilde farklı din ve mezheplere mensup sayısız insanlar da öldürüldü. Sonra baş düşman Komünistler denildi. Dünyanın her yerinde faşist diktatörler desteklendi. Ülkeler işgal edildi. İç savaşlar çıkarıldı. Komünizmle uzaktan yakından ilgisi olmayan sivil kitleler telef edildi.

Komünistler açısından da öyle. Onlar da baş düşman emperyalistler derken Çekoslovakya’yı Macaristan’ı işgal etmekten geri durmadılar. Afrikalı diktatörleri desteklemekten geri durmadılar. Saddam’ın dostu olmaktan, Esad’ın dostu olmaktan geri durmadılar.

Çin’in Vietnam’a saldırması, Vietnam-Kamboçya arasındaki savaş, diktatörleri destekleme sizce hangi antiemperyalist bir kavramın içerisinde değerlendirilebilir?

Mücahitlerin ABD ile beraber Ruslara karşı savaşını hangi düzlemde değerlendirebiliriz?

Ya da bir Müslüman ülke olan Irak’ta bir Sünni Müslüman olan Saddam’ın binlerce Kürdü kimyasal silahlarla Halepçe’de çoluk çocuk demeden hepsi sivil olmak üzere öldürdüğünü nasıl izah edebiliriz?

Yahut Bir Müslüman ülke olan Mısır’da Sisi’nin Mursi’yi devirirken 5 bin insanı sokak ortasında (ki hepsi sivil) nasıl öldürdüğünü hangi gözle değerlendiririz?

Ya da Suriye…

300 bin insanın öldürülmesinin, 9 milyon insanın yersiz yurtsuz bırakılmasını ki bu ölümler içerisinde 20 bininin de sadece bebek olmasını nasıl izah edebiliriz?

Yahut İslami bir örgüt olan Hizbullah’ın Suriye’de diğer Müslümanları bir taşeron savaşçı olarak katletmesini nasıl değerlendiririz?

İran’ın Müslüman katliamlarında oynadığı derin role ne dersiniz? (Bunları 2011-2014 yılı arasında Suriye’de ölen Müslüman sayısı İsrail Kurulduğundan bu yana öldürülen Müslüman sayısının birkaç katı olduğu gerçeğiyle değerlendirelim)

Irak’ın Şii katliamlarını, Türkiye’nin Dersim katliamını, Ağrı Katliamını nasıl ve ne şekilde görebilirsiniz?

Boko Haram, Ezidi oldukları için IŞİD tarafından öldürülen Şengalliler, IŞİD’in tarifini hala yapamama durumu neyle değerlendirilebilir?

İlginçtir Fransa’nın en iğrenç katliamlarından olan Cezayir’i yani Müslüman dünyasında karşı giriştiği o uğursuz katliamı konuşurken 92’de Müslüman bir Cezayir devletinin seçimlerini kazanan Müslüman örgütünün Müslümanları katletmesini…

Ya da Afganistan’da Taliban ile yönetim arasında yüz binlerin ölmesini hangi gözle değerlendiririz?

Bunları söylememin nedeni Davutoğlu’nun Paris’teki yürüyüşe katılmasından sonra kimi İslamcı Muhafazakar kalem erbabının bu katılımı eleştirmesi, bırakın eleştirmeyi ayıplamasının bu fotoğraf içerisinde değerlendirilmediğini düşünmemdir.

Böyle olmadığı zaman toplumlar üzerinde aslında inşa edilen, adı kime olursa olsun inanca yönelik şeytanlaştırmanın altında yatan gerçek nedenin çıkarlar olduğunu, bu çıkarların bu propagandayla örtülmek istendiğini, bunu engelleyebilmenin tek yolunun da bu tür hamleler olduğunu göstermek niyetiyle kaleme aldım.  

Mesele de budur. Yani düşman inançlar yoktur. Düşman toplumlar yoktur. Çıkarlar vardır.
İLHAMİ IŞIK DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS