Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

İlhami Işık

PKK ve son durum

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült
Ortadoğu’nun tarihsel kaderidir;
Akıl yerine gücün ve güçlünün söz ve karar sahibi olması…

Ama bir o kadar da güç ve güçlünün yer değiştirdiği, kaygan zemin üzerinde oturduğu ve her an güçlüden daha güçlülerin ortaya çıktığı bir kaderden söz ediyoruz… Bundandır ki haklılık, ilkeler ve ortak akıl en son yaşayan erdemler olmuştur bu coğrafyada.

Son günlerde yaşadığımız da bundan farklı değil. Düne kadar coğrafyamızda Lübnan Hizbullah’ı dışında silahlı unsur yoktu. Kendisini Lübnan’da siyasal olarak tescil etmeyi sağlamışken (Suriye’de) kendisine ait olmayan bir savaşa vekaleten girmesi tarihi bir hata olmuş ve buradan büyük bir zarara uğrayarak dengelerin değişmesine neden oldu. Bu dengeler PKK’yi ve PKK’nin bu silahlı güç üzerinden siyaseti dizayn etmesini doğurdu. PKK’nin siyasi varlığını sürdürmesi ile şekillenmeye başlayan süreç bölgesel ve uluslar arası konjonktürün bu silahlı gücünün varlığından ötürü lehine gelişmesi ile devam etti. Ta ki Arap baharının yaşandığı tarihe kadar...

Bugün baktığımızda ise silahlı güç olarak PKK’den kat kat daha fazla örgütün varlığına tanık oluyoruz. Bu örgütler de gitgide hem silahlı varlığını artırmaya hem de kimileri ÖSO gibi uluslar arası alanda meşruiyete ve siyasi temsilciliğe doğru giden bir hal aldılar. Keza Irak’ta da onlarca örgüt aynı şekilde silahlı gücünü artırmakta, Bedir Tugayları gibi siyasi temsil kabiliyetlerini de yükseltmektedirler.

Daha evvel bölgenin 2 ana askeri ve siyasi gücü olan KPD ile YNK’nın temsil ettiği örgütler askeri güçlerini değil de siyasi kabiliyetlerini öne çıkardıklarından ötürü hem bölgesel bir yönetime sahip oldular hem de Irak’ı yönetme kabiliyetine ulaştılar. Bu örnek bile PKK’nin hala siyasi kabiliyet yerine silahı seçmesinin kendisini daha fazla tartışılır hale getirdiğinin kanıtı. PKK “beni var eden devletin zulmü” tezini savunurken aynı şekilde bölgedeki diğer örgütlerin de kendilerini Suriye ve Irak’ta milyonlarca insanın devlet politikaları sonucu ölümüne neden olmasının sonucu olarak göstermelerini sağladı.

Bu alanda haklılık ve mağduriyetin sadece PKK’nin bir argümanı olmasından çıkması ve bunun siyasete evrilmemesi halinde PKK açısından ciddi tehlike çanlarının çalması demek olduğunu görmemek mümkün mü?

Nitekim dağda savaşma kabiliyeti olan PKK 20 yıl elinde bulundurduğu Mahmur’u boşaltmak zorunda kaldı. Günümüz tablosu bize Şehirde varlığını sürdüren PYD’nin koalisyon güçlerinin hava saldırıları olmasaydı Kobani’yi bile koruması mümkün olamayacağını bize gösterdi.

Yani eğer PKK veya Kürt siyaseti güçten ziyade siyasi kazanımlar üzerinden ve siyasetin daha fazla kullanma üzerinden değil de hala silaha dayanarak bölgede bir aktör olacağını düşünüyorsa büyük bir yanılgı içerisindedir. Bu coğrafya öyle kaygan bir zemin üzerinde şekilleniyor ki her an “en güçlü” yok edebilecek ve hiçbir kural tanımayan, ahlaki yapısı olmayan başka bir “En güçlü” doğabilecektir. Buna en açık örnek de IŞİD gibi operasyonel bir yapı.
İLHAMİ IŞIK DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS