Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

İlhami Işık

Muhafazakar aklın tutukluğu

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült
Son iki aydır hem ulusal hem de uluslararası bir operasyona tabi olan muhafazakar dünya yaratılan bu algı savaşında neden ve niçin reflekslerini öngörülerini bu kadar muazzam imkan ve kabiliyete sahipken hayata geçiremedi.

Bunu sorgulamak gerekmiyor mu?

Muhafazakar dünyanın tüm sorunları, sayın başbakan üzerinden cevaplaması sayın Başbakan üzerinden tarif etmesi 10 yıllık iktidar sürecinin yaratmış olduğu bu muazzam imkanlar açısından bir toplumsal tembellik bir acizlik ve sayın başbakana yönelik bir günah değil midir?

Neden algıların oluşması öngörülmüyor? Veya doğru algılar doğru zamanlarda toplumla paylaştırılmıyor?

İsterseniz bunu birkaç örnekle detaylandıralım:

1- Üçüncü köprü meselesi
2- Alkol güzenlemesi ile ilgili yasa
3- PKK’nın yüzde 15 olarak geri çekilmesi ile ilgili durum.


Dahası da var ama bu 3 örnek zannedersem yeterli olacaktır.

Birincisinden başlamak istiyorum. Bildiğiniz gibi 3. Köprü yapımı aylar öncesinden bilinen birşeydi. Takdir edersiniz ki bu köprüye bir isim verilecekti. Aylar öncesinden yapılacağı bilinen bir köprü üzerinden muhafazakar dünya gazete tv düşünce kuruluşları acaba bu köprünün adıyla ilgili tartışmalar açamazlar mıydı? Hele ki 100 yıllık Kürt meselesini çözdüğümüz bir ana denkgelen bu köprü üzerinde barışın daha da kalıcılaştırılması adına birden çok alternatiflerin toplumla paylaşılması sizce bundan sadece Yavuz Selim köprüsü adı mı çıkacaktı?

Sanmıyorum. Bahsettiğimiz merciler bu alternatifleri toplumla paylaşmış olsalardı bence en son Yavuz Sultan Selim adı ortaya çıkacaktı. Neden esas görevi bu olan düşünce kuruluşları bunu hayata geçirmediler. Cevabını size bırakıyorum.

İkincisi alkol düzenlemesi, bu da en az 1 yıldır sayın Başbakanın yapmak istediği bir düzenleme olmasına rağmen ve hemen hemen uygar dünyanın tümünde böyle düzenlemeler olmasına rağmen bunun dinsel bir tavır olmadığı açık ve net bilinmesine rağmen niçin ve neden muhafazakar dünyadaki kurum ve kuruluşlar basit televizyonlarda 1 dakika bile sürmeyecek en uygar ülkelerde bu düzenlemenin olduğunu ifade edecek yayınlar veya muhafazakar dünyadaki tüm gazetelerde uygar dünyanın düzenlemelerini tek tek sıralayacak reklamları verme öngörüsünde bulunmadılar. Bunun için yeteri kadar imkan olmasına rağmen...

Bunun da cevabını size bırakıyorum.

Üçüncüsü Kürt Meselesinde gelinen aşamanın ikinci aşama olup olmadığı PKK’nin çekilme evresinin yüzde 15 mi yüzde 80 mi olduğu bilgisinin daha evvel muahfazakar dünyadaki düşünce kuruluşları tarafından neden araştırılmadı. Neden bu sayın başbakanın açıklamasına bırakıldı. O düşünce kuruluşlarının işlevi bu değil mi zaten? Neden toplumun sağlıklı bir şekilde bilgilenmesi açısından barış sürecinin gidişatı konusunda toplumun büyük çoğunluğunu tatmin edecek veriler ortaya dökülmüyor. Kimse bana bunun imkansızlığını anlatmasın. Niçin elimizde onlarca bilimsel veri olmasına rağmen dedikodularla, manüple bilgilerle ve genelde çözüm karşıtlarının negatif propagandasıyla bizler çözüm sürecini değerlendirmeye mahkum oluyoruz.

Burada da bir özeleştirmeye gerek yok mudur?

Bence muhafazakar dünya bu konuda kendisini bir özeleştiriye tabi tutmalıdır. Bu kadar imkan ve kabiliyet bu kadar kötü yönetilmemeli. Yani Taksim kalkışmasını 27 gün sonra değerlendirme boyutunda olmamalı. Yani sayın Başbakanın Tunus’tan İstanbul’a döndüğü ana kadar ki refleksini ciddi anlamda eleştirip süzgeçten geçirmelidir. Ama ne yazık ki muhafazakar aklın tutukluğu hala devam etmektedir. Eğer Mısır’daki darbe bize fotoğrafın bütününü vermeseydi muhafazakar dünyadaki algı karmaşası ne yazık ki devam edecekti.
İLHAMİ IŞIK DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS