Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

İlhami Işık

Kılıçdaroğlu; ekmek yoksa pasta verelim

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült
Bugün Sayın Kılıçdaroğlu CHP'den beklenen açıklamasını tüm medyanın önünde yaptı. Sayın Kılıçdaroğlu'nu dinlerken aklıma şu sorular geldi;

"Acaba ben başka bir ülkede mi yaşıyorum?"
"Kılıçdaroğlu mu başka ülkede yaşıyor?"
"Başka bir ülkeyi mi tarif ediyor?"

Sanki bu ülkede son 40 yıldır 50 bin insan ölmedi, 70 bin insan sakat kalmadı, milyonlarca insan yerinden yurdundan edilmedi. Bölgede, Irak'ta ve Suriye'de olanlar bu ülkeyi derinden etkileyecek bir duruma gelmedi...

Yani dev gibi bir Kürt sorunumuz hiç olmadı.
Basit bir terör sorunu varmış gibi öylesine tespitler ve çözüm önerileri sundu ki bunlara inanmak, bunları bir manifesto olarak algılamak mümkün değil.

Sayın Kılıçdaroğlu'nu dinlerken daha evvel Ünlü Milli Eğitim Bakanının "öğrenciler olmazsa bu okulları çok iyi yönetiriz" anlayışı ile bugün "Kürtler olmasa demokrasiye hemen ulaşırız" anlayışını görmemek mümkün değil.

Yani Kürtsüz bir demokrasi Sayın Kılıçdaroğlu'nun temel önceliği.

İşin en ilginç tarafı da bunu demokrasi hak ve özgürlükler sözcükleri ile donatması bana son aylarda çok yoğun olarak tartıştığımız barış ve demokrasinin öncelikleri durumunun da çıplak olarak ortaya çıkmasını hatırlattı ve Sayın Kılıçdaroğlu'na çok yakın bildiği iki ülkenin tarifi ile cevap vermek istiyorum.

Biri, geçen hafta kendi partisinden de 3 milletvekilinin de gitti Güney Afrika, diğeri de 1974'ten beri sürekli gündemimizde olan Kıbrıs.

Evet Sayın Kılıçdaroğlu, Güney Afrika'da siyahların Irk ayrımına son verme mücadelesi o günkü hukukla gerçekleşmedi.

O günkü hukuk siyahları yok sayıyordu.
O günkü hukuk Mandela'yı yok sayıyordu.
O günkü hukuk Afrika Uluslar Kongresi'nin tersini görüyordu.

Yani, mevcut hukukla siyahların sorunu çözülmedi. Afrika Devlet Başkanı Frederik Willem de Klerk sizin bugün Kürt sorunu için öne sürdüğünüz çözüm önerilerinizi rehber edinmiş olsaydı Güney Afrika'da hala Irk ayrımı devam edecekti.

Ve bir şey daha hatırlatayım Güney Afrika'da Irk ayrımı bitti ama sizin vazgeçilmez dediğiniz demokrasi hala oluşmadı. Güney Afrika'da hala ekonominin yüzde 80'i beyazların elinde, Güney Afrika hala bir polis devleti, işsizlik yüzde 40 ama Güney Afrika'yı yokeden yangın söndü.

Gelelim Kıbrıs'a;

Bugün Güney Kıbrıs Avrupa Birlği ülkesi. Kopenhag kriterlerini yerine getirmiş, master kritelerinin, siyasi partiler kanunu hayata geçirilmiş ifade ve örgütleme özgürlüğün yerine getirmiş...

Yani bu demokrasiyi geliştirdikleri içinde Avrupa Birliği ülkesi oldu. Acaba demokrasini bu kadar geliştirmiş bir Kıbrıs, "Türk sorununu" çözemiyor. Hiç ilginizi çekmedi mi?

Çünkü öyle problemler öyle sorunlar vardır ki bunlar ne ileri demokrasiye hava edilemeycek kadar acil, ne de geri demokrasilerin çözemeyeceği sorunlar değillerdir.

Etnik dinsel ve ırksal problemler o ülkeler yüzyıllık gelenekleri o toplumların yetişme tarzları o toplumların farklı ülkeleri ile olan tarvmatik ilişkileri ve jeopolitik öneminden ötürü çok güzel sözcüklere hava edilmeyecek kadar farklı zaman ve farklı yöntemlerle çözülmesi gereken sorunlarıdır.

Örnek Bulgaristan'ın "Türk sorununu" çözememesi Yunanistan'ın "Türk sorununu" çözememesi gibi...

Bunlardan da anlaşıldığı gibi böylesine büyük olan ve acılı olan Kürt meselesinin şiddet boyutu çözülmeden demokratikleşmeyi hayata geçirmek mümkün değildir.

Gerçi Kılıçdaroğlu dünün yöneticileri gibi bu yangını(terör) artık görmemezlikten gelmiyor. Yangını kabul ediyor ama çözüm yöntemi olarak itfaiyeyi değilde Osmanlı'dan kalma tulumbacıları öneriyor. Bu da sayın Kılıçdaroğlu açısından bir aşamadır.

Eğer biz gerçekten Kürt meselesinin Türkiyenin en önemli meselesi olduğuna inanyorsak ki öyledir. Ve bu meselenin demokrasimizin önündeki en önemli engel olduğunu biliyorsak bunu çözmek için güzel sözcükleri belirsiz tarihlere erteme anlayışından bir an evel vazgeçmeliyiz. Bu tarihi fırsat yakalanmıştır. Bu yangın artık söndürülecek bir yanıgına dönmüştür. Herkes ama herkes elini yüreğini vicdanını aklını bu yangıını söndürmeye sevketmelidir.
İLHAMİ IŞIK DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS