Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

İlhami Işık

İnsanlar ağaçta yetişiyor zannedenler...

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült
Demokratikleşme Peketi açıklandı.

Çok önemli adımlar atıldı ama tartışmalar bitmiyor.

Kimilerince sadece bir seçim yatırımı, bir oyalama, bir taktik,
Kimilerince Türkiye’nin gelmiş olduğu siyasal düzey açısından son derece geri ve hiçbir koşula cevap vermeyen adım,
Kimilerince esas amacı Kürt meselesinin çözümüne katkı olması gerekirken son derece yetersiz ve çözümü hedeflemeyen bir paket, kimilerince ülkeyi bölünmeye götüren bir tarihsel adım,
Kimilerince de diktatörlüğün yolundaki taşları daha sağlam döşeme girişimi…

Bunu Ak Parti ve özellikle de Erdoğan açıkladığı için asla kabul edilemez olduğunu düşünenler de var elbette. Genel hatlarıyla paket ile ilgili değerlendirmeler bunlar.

Acaba doğru mu? Bu değerlendirmeler gerçekçi ve kabul edilebilir değerlendirmeler mi?

Bu yorumları yapanlar Türkiye’nin şimdiye kadar atlatmış olduğu badireleri hiç hesaba katıyor mu?

Ve hala yaklaşık 20 Milyondan fazla insanın demokratikleşme ve özellikle de Kürt Meselesiyle ilgili ciddi kaygıları, endişeleri olduğunu bilmiyorlar mı?

Hele de bu endişe ve kaygıları dile getiren yapının, AK Parti’nin hala bir öcü olduğu bir gizli ajandası olduğu daha açık bir ifadeyle şeriatı getirecek bir parti olduğunu söylediği, hem Anamuhalefet partisi hem MHP hem de sol tandanslı bir yığın parti ve örgüt tarafından böyle görüldüğü bilinmiyor mu?

Geçelim Türkiye’deki farklı güçler dengesinin hala oturmadığı, demokratik kurumların tam yerleşemediği, gerek bölgesel gerekse de Uluslar arası dengelerin değişmesiyle her an içine kapanabilecek bir iktidar ya da daha fazla açılım yapabilecek bir iktidar olduğu görünmüyor mu? Kimse bu iki durumun eğer daha fazla demokrasi beklenmezse iç barışı kalıcılaştırmazsa tehlikede olduğunu söylemesin. Daha dün Mısır’da gözlerimizin içine baka baka bir darbe gerçekleştirmediler mi? 

Bakın darbeden evvelki talepler ile şimdiki talepler arasındaki uçuruma. Yani 3 ayda bir ülkenin bütün dengelerinin nasıl alt üst olduğunu hep birlikte görmemize rağmen kimse gözlerini kapatmasın. Dün Demirel’in "Kürt realitesini tanıyoruz" sözünü bir devrim, Mesut Yılmaz’ın "AB’nin yolu Diyarbakır’dan geçer" sözünü devletin gelmiş olduğu düzey olarak yüksek sesle dile getirenler bugün 100 yıllık ve her bir maddenin içinde milyonlarca acı hikaye olan trajedi, yıkım, ölüm, gözyaşı, katliam, infaz.. Ve keza milyonlarca ailenin darmadağın edilmesinin ifadesi olan bu maddeleri küçümsemeye hakkı olmamalı.

Esas itibarıyla bu maddelere bakış bizim bulunduğumuz yerin tarifidir de…

Biz sadece kendimiz için mi demokrasi istiyoruz? Biz onca çatışma ve kanla ancak bir demokrasi sağlama inancında mıyız? Yoksa toplumun büyük çoğunluğunun ortak kabulu ile kalıcılaşabilecek demokratik adımlara mı inanıyoruz? Esas duruşumuz hala barışçıl mücadelelere, tepkilere küçümseyici ve alaycı bir yaklaşımın ifadesi midir?

Ya da aradığımız atılan adımın öneminden ziyade kimin tarafından atıldığı mıdır? Ve en ilginci de bu adımların bir İsveç hükümeti tarafından atıldığına mı inanıyoruz?

Benim açımdan elbette ki milliyetçilerin, Ortodoks solcuların ve dünün liberal demokratları ama bugünün statükocularının ne düşündüğü elbette önemlidir. Ama en önemlisi Kürt siyasal hareketinin bu paket karşısında 10 yıllardır seslendirdiği mücadele ettiği bedel verdiği bu kazanımlar karşısında nasıl bir tavır sergileyeceğiydi. Kürt siyasal hareketi şuna karar verecek? “Benim siyasal seviyem siyasal gücüm artık kazanımlar ve kazanımları korumak adına şiddetten daha mı önemli? Veya değil?”

İnanıyorum ki Kürt siyasal hareketi Kürtlerin hak ve özgürlüğünün siyasal güvenceleri olduğunu yüksek sesle dile getirme kabiliyetini hayata geçirir. Ve bizi tekrar tekrar yaşadığımız dejavulardan arındırır.

Son sözüm çatışma, insan ölümü demek. Şunu hepimiz biliyoruz ki İnsanlar ağaçlarda yetişmiyorlar. Tüm stratejisi iktidarın yanlış yapması ve iktidarı yanlış yapmaya zorlamak olan bu anlayış nasıl olur da demokratikleşmeyi eksik görebilir anlamış değilim.
İLHAMİ IŞIK DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS