Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

İlhami Işık

Barışı 'AMA'sız savunmak bu kadar zor mu?

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült
Bugünlerde en çok konuştuğumuz konulardan bir tanesi de zannedersem Diyarbakır’da dağa çıkan çocuklar ve buna tepki gösteren anneler…

Ama ne yazık ki her olayda, her sorunda yapıldığı gibi son derece insani bu durumu ‘Ama’sız ifade etmeyi beceremeyen, sorunun varlığını göz ardı eden, nedenlerine bakamayan ve mevcut iktidara olan öfkesiyle yahut PKK’yi şeytanlaştırarak bakanlar mantar gibi türeyiverdi.

Yüz yıllık pusu kültürünün genetik kodlarımıza işlemesinden ötürü her sorunu karşımızdakini zayıflatma, onu yok etme ya da zarar verme üzerine şekillendirdiğimiz için sorunun özünden ve çözümünden hep uzak kaldık. Daha değişik bir ifadeyle aslında sorunun çözümü değil de bu sorunun devam etmesi ve onun üzerinden siyaset yaparak güç kazanma ya da saygınlık elde etmeyi temel öncelik haline getirdik

Eğer bu sorunu karşınızdakine zarar vermek adına ele alırsanız siz zaten ahlaken kaybetmişsizdir. Çünkü sorunun adı ne olursa olsun bir ahlakın tanımı her zaman mevcuttur. Burada da konu ‘Çocuk ve anne’..

Sorun bu kadar basit, insani ve ahlakidir. Çocuğu şiddet ortamının dışında tutmak annenin çocuğuna sahip çıkması önünde saygıyla eğilmekten başka ne yapılabilir?

Bunu ‘ama’ sız savunmak temel insani görev değil midir?

Ne yazık ki böyle söylenmesine rağmen, çocuğu şiddet ortamından koparmanın yol ve yöntemi aramak yerine kullanılan dil buna tam aksine hizmet eder hale geliveriyor.

Yine böylesine ahlaki ve gerçekçi bir sorun yalanlar üzerinden sürdürülmeye çalışılıyor.

Şimdi soruyorum dünyadaki bütün etnik mezhepsel dinsel ve ideolojik problemlerde çocuklar kullanılmışlar mıdır? Kullanılmamışlar mıdır?

En basit örnek; İsrail vahşetini dünyaya duyuran ve o vahşeti durduran intifada hareketinin bütün omurgası çocuklar üzerinden yürümemiş midir? Ve herkes çocukların o direnişini selamlamamış mıdır?

Bakınız keza Mısır’da ve Suriye’de, hatta özellikle çocuk problemini PKK’yi şeytanlaştırarak gündeminde tutan ulusalcı solun öve öve bitiremediği eylemlerde, Okmeydanı ve gezide çocuklar hep ön planda olmuşlardır.

Bundan ötürü gerek Cenevre sözleşmesi, gerek de Uluslararası hukuk çocukların şiddet ortamında bulundurulmasını ve ilişkilendirilmesini ahlaki bir sorun olarak belirlemiş ve yasaklanmasını bir çağrıya dönüştürerek duyurmuştur.

PKK de bu çağrıya uymuş ve çocukları çatışma bölgesi dışında tutacağını söylemiştir. Ama bizler çatışma bölgesi dışında tutulmasının bile yetmeyeceğini haykırmalıyız.

Şunu söyleyebilmeliyiz:

Çocuk üzerinden bir kazanım elde edebilirsiniz. Ama şiddetle tanıştırdığınız çocuk üzerinden yeni bir dünya kuramazsınız. Bu geçici taktik zafer sizin yarınlarınızı karartır.

Son 2 yıldır 2 bin 350 çocuğun dağa kaçırıldığı ya da ilaçla uyutularak götürüldüğü yalanına ihtiyaç duyulmaksızın annelerin bu meşru ahlaki talepleri üzerinden çocuk ve yetişkinlerin şiddet ve çatışma dışında tutulmasını desteklemek daha insani değil midir? Yani şiddetin tümüyle devredışı bırakılmasına giden bir yol olması gereken bu hedef ne yazık ki kirletilmeye çalışılıyor.

Yapmayın yazık edersiniz!
İLHAMİ IŞIK DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS