Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

İlhami Işık

Aydınlanmanın gericiliği

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült
Demokrasi diyordunuz..
İnsan Hakları diyordunuz..
Darbeler, faili meçhuller diyordunuz..
Kürtlerin haklarının garanti altına alınması diyordunuz..
Özgürlük, kardeşlik, yeni anayasa diyordunuz..

Ve sonunda “Oyumuzu CHP’ye vereceğiz” dediniz..

Allah aşkına siz dün söylediklerinize inanmıyor muydunuz?
Hepsi yalan mıydı?

Kürtlere yakın olduğunuz imajı yaratmak uğruna;
“Barışa emanet olun” dediniz..
“Duble yollar Kürtleri daha iyi öldürmek için yapılıyor. Biz Kürtlerin canını düşünüyoruz” bile dediniz.

Ve Kürtler inandı size. Sizi baş tacı yaptılar. Sofralarından bile eksik etmediler.

Hatta samimiyetinize o kadar inandılar ki, gerillanın geri çekilmesini sadece sizin izlemenize bile müsaade ettiler. Üzücü olan şu ki; Daha dün gerillanın günlüğünü bile kitaplaştıran sizler bugün Kürtlerin ölümünden başka siyasi argümanı kalmayan CHP’ye oy istediniz.

Peki söyler misiniz? Zamanında sizlerin söylediği (Yukarıda sıraladığımız) tüm bu maddelerin CHP ile ne alakası olabilir? Sizi CHP’ye iten, CHP’yi bu kadar temiz görmenize neden olan şey nedir?

CHP Mart ayında mı kuruldu?
Hiç tanımadığınız, bilmediğiniz, denemediğiniz insanlar mı başına geçti?
CHP’nin programı tüzüğü mü değişti?
Kürt meselesine bakışı mı değişti?
Darbeye, darbecilere bakışı mı değişti?

Sahi ne oldu da yüz yıldır tanıdığımız, Kürt sorununun bir numaralı sorumlusu olan bir partiyi adres gösterdiniz?

Yoksa son dönemde çok yakın olduğunuz “bir arkadaşınızın rüyası” mı sizi aydınlattı? O rüyada Kürtleri Moğol ordusuna mı benzetti? Gelirlerse her şeyi yakıp yıkacaklar mı dedi size?

Arkadaşınızın size anlattığı rüya bu mudur?

Ya da o rüyada sizi Somali’de Eş-Şebab örgütü mü esir aldı da bu kadar dindarlara öfkeli oldunuz?

Anlamak istiyorum. Ya da hakikaten o rüyada AK Parti’nin yüzde 30’u bile bulamayacağını mı gördünüz? Yoksa gerçekten siz siz değil miydiniz? Sizi CHP’nin iktidar olacağına mı inandırdı bu rüyalar?
Eğer iktidar olursa bu garabet yapının, bu garabet anlayışın birden bire, bir sabah uyanıp Kürtlerin haklarını iade edeceğine ve Türkiye’de barışı sağlayacağına mı inandınız?

Yok CHP’nin iktidar olacağına inanmamışsanız neden sosyal hayatınızda sürekli beraber olduğunuz HDP’ye niçin oy vermediniz? O da iktidar olamayacaktı. Amacınız AK Parti’ye karşı birilerinin güçlenmesi mi?

Bu bile olsa barışa destek veren, farklı etnik ve mezhepten insanları temsil eden Kürt siyasal hareketine oy vermeniz daha vicdanlı olmayacak mıydı?

Özür dileyerek soruyorum. Sizin hakikaten vicdanınız var mı? Öyle düşünüyorum ki vicdanlı olsaydınız sizlere olan inancımızı böyle sömürmezdiniz.

Ak Parti’ye karşı olabilirsiniz. AK Parti’ye karşı mücadele etmek, yanlışlarını hatalarını yazmak, konuşmak bu ülkede yaşayan herkesin en doğal hakkı. Ama 30 yıllık bu kanlı süreci bitiren bu barışın kalıcı olması hepsinden daha değerli değil midir?

Bunu nasıl ve hangi ahlakla “AK Parti’ye mahkum ediliyoruz” düşüncesiyle süsleyip önümüze sunabiliyorsunuz?

Peki sizin yaptığınız CHP’ye mahkum olmak değil midir? Niçin bunu görmüyorsunuz?

Kürt sorunu Ak Parti yokken de olan bir sorundu. Ve bu sorun ilk defa bir muhatap buldu kendisine. Eksik, yanlış, ama bir muhatap yakalamıştır. Vicdanlı insanların duruşu bu muhataplığı zenginleştirmek olmalıydı.

Bu size AK Parti ile mücadele etmenizin önünde bir engel değildi. Buna sığınarak zekamızla alay etmeyiniz. Çünkü biz hiç sizinle alay etmedik. Artık bakıyorum ki bizim ölülerimiz bile sizi heyecanlandırmıyor. Sadece ve sadece sizlerin kendi rahatsızlığınız, kendi öfkeniz kalemlerinize yön veriyor. Şu soruyu sordunuz mu kendinize?

“Kürt ve Türk çocuklarının, kadınlarının, gencinin, yaşlısının artık ölmemesi, öldürülmemesi sizin bireysel rahatsızlığınızdan daha değerli değil midir?

Kendi rahatsızlığınız için barışı feda ettiniz. Açık konuşun. Net olun!
AK Parti karşıtlığı bahanesine sığınmayın.

Çünkü barış sürecinin binde birini bile yapmayan 2002-2010 dönemindeki AK Parti’ye herhangi bir düşmanlığınız yoktu. O zaman kan vardı, gözyaşı vardı. Ülke acılar içerisinde kıvranıyordu. Ama AK Parti’den rahatsız değildiniz. Demek ki mesele AK Parti’nin yanlış ve doğruları değil. Mesele sizin kendi konumunuz. Dün rahatınız iyiydi; AK Parti’nin yanlışları umurunuzda değildi. Bugün keyfiniz kaçtı, konumunuz kötü ve AK Parti’nin doğrularına savaş açıyorsunuz.

Yazıktır! Günahtır!

Etrafımız zaten ateş çemberi. Bu ateş bu topraklara tekrar sıçrarsa saygın kalacağınızı mı zannediyorsunuz?

Yanılıyorsunuz!
İLHAMİ IŞIK DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS