Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

İlhami Işık

10 Ağustos referandumu

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült
Eğer hangi coğrafyada yaşadığımızı, hangi ülkeyi konuştuğumuzu ve 10 yıllardır bu ülkede hangi acıların yaşandığını, bu acıları dindirmek adıma hangi bedellerin ödendiğini görmüyor ve bilmiyorsanız sizler için elbette ki 10 Ağustos sadece bir Cumhurbaşkanlığı seçimi olacak.

Yok eğer Ortadoğu’da kin, öfke ve zulmün ve öldürülmenin artık gündelik hayatın bir parçası olduğu bir durumun yanıbaşında isek ve Türkiye gibi kurulduğundan bu yana kendisini bu ülkenin sahibi hissedenlerin, yani elinde silah olanların en akıllı, en bilgili ve en vatanperver görüldüğü bir ülkedeysek durum çok daha ciddi oluyor…

Siyasetin hiçbir zaman gerçek yaşam içerisinde bu elitler dışında, toplumun lehine bir şeyler yapamadığı, yapmak istediğinde de 10 yılda bir darbelerle alaşağı edildiği, yani siyasetin, tümüyle siyasetsizlik olduğu bir Türkiye’yi düşündüğümüz zaman ilk defa siyasetin “Ben bu ülkeyi yönetmeye adayım” dediği, eksik hataları olsa da en azından sahicileşmeye çalıştığı bir dönemde siyaseti yok etmeye çalışan dünün temsilcileri 10 yılların yargı ve güvenlik bürokrasisi, kendine 10 Ağustos’u bir geriye dönüş tarihi olarak seçmiş bulunmakta.

Nedir bu geriye dönüş?

1- Siyasetin sadece kağıt üzerinde kaldığı yıllar
2- Hak ve özgürlüklerin belli kesimlere ait olduğu yıllar
3- Devletin kendi halkını düşman olarak gördüğü, onun üzerinden palazlandığı yıllar
4- Ekonominin en adaletsiz şekilde dağıtıldığı yıllar
5- Yargının en geri ve toplumun genel çıkarlarına aykırı kullanıldığı yıllar
6- Güvenlik bürokrasisinin devletçiklere bölündüğü yıllar
7- Her inançtan, her kimlikten her düşünceden, her mezhepten insanların umutlarının, hayallerinin kırıldığı yıllar

Partiler mezarlığının olduğu, Başbakanların asıldığı, darbecilerin baş tacı edildiği, faili meçhullerin kol gezdiği, herkesin iç düşman olduğu yıllar.

İşte 10 Ağustos bu anlamda bir Cumhurbaşkanı seçimi değildir. Halkların kendi geleceklerini, özgür yaşam biçimlerini hayata geçirecekleri inançların ve düşüncenin önündeki engellerin kaldırılacağı, yüz yıllık Kürt meselesinin özgürce çözüleceği bir oylama olacaktır.

Yani 10 Ağustos bir referandum olacaktır.

Hepimiz biliyoruz ki Başbakan Erdoğan bu dönüşümün ana aktörüdür. Ve bu aktörün yenilmesi, zayıflaması, güç kaybetmesi dünün karanlık Türkiye’sine dönüş demektir…

Erdoğan’ı sevmemek, onu agresif görmek, politikalarını eksik ya da yanlış bulmak elbette en doğal haktır. Ama tüm bunların ötesinde bizim geleceğimizin oylanması bunlardan çok daha değerli ve kıymetlidir. Biz sadece Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığını oylamıyoruz. Hepimiz kendi içimizdeki yaşamış olduğumuz dünyanın da bir oylamasını yapıyoruz. Böyle baktığımız zaman bu seçim herkes için ne kadar hayati olduğu daha iyi anlaşılacak ve görülecektir. Elbetteki Kürtlerin kendi adayını çıkarması anlamlı ve değerlidir. Ama biliyoruz ki kendi adayını çıkarmadan evvel CHP ile yapmış oldukları ama gerçekleşmeyen ittifak görüşmesi bir öncelik olmuştu. Bu da şunu gösteriyor. Önceliğin barış ve çözüm süreci olmaması zaafları da doğruyor. Evet sayın Demirtaş’ın adaylığı anlamlı ve değerlidir. Ama Barış ve çözüm süreci çok daha anlamlı ve çok daha değerlidir.

Bundan ötürü 10 Ağustos’ta oyumu Erdoğan’a vereceğim.
İLHAMİ IŞIK DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS