Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİEĞİTİM YAZARLAR FOTO VİDEO

Hacı Ahmet Ünlü

Her Nimet Bir İmtihan Vesilesidir

Hamd alemlerin Rabbi olan ALLAH Subhânehû Ve Teâla 'ya mahsustur. Salât ve selam O'nun Nebisine, pak âline, ashabına ve etbaının üzerine olsun.

Her nimet bir imtihan vesilesidir. Nimeti vereni hatırlamak ve ona teşekkür etmek, hem nimeti artırır hem de bereketlendirir. Nimeti vereni tanımamak ve nimetin asıl sahibini unutmak ise küfrân-ı nimet yani nimete karşı nankörlüktür. Şükür ile ilgili ayetler yazımıza geçmeden önce kısa bir tanım yapmakta fayda var. Şükür, Yüce ALLAH Subhânehû Ve Teâla 'nın sayısız nimetlerine karşı kalp, dil ve beden ile övgüde ve teşekkürde bulunma, nimetleri saygı ile itiraf etmedir. Kalbin şükrü, nimetleri verenin ALLAH Subhânehû Ve Teâla olduğuna inanmak; dilin şükrü, ALLAH Subhânehû Ve Teâla 'nın verdiği nimetlere hamdetmek; bedenin şükrü,varlığını Allah'ın rızasına uygun bir şekilde sürdürmek, namaz, oruç gibi ibadetleri eda etmek ve O'nun yasaklarından uzak durup buyruklarını yerine getirmek; malın şükrüise sadaka ve zekât vermektir.

Şükür, iman etmenin çeşitli organlarla ve bu organların faali-yetleriyle ortaya konulmasıdır. Şükür aynı zamanda nimeti bilmenin ismidir. Çünkü nimeti bilmek, nimeti vereni bilmenin yoludur. İşte bu-nun için Allah Kur'an'da İslâm ve imana şükür diye isim vermektedir. Nimetin nereden geldiğini bilmek, şükrün şartlarından biridir. Yoksa tamamı değildir. Şükrün içerisinde nimet vereni itiraf, nimete karşı ni-met sahibi ALLAH Subhânehû Ve Teâla'yı övmek, O'na boyun eğmek, O'nu sevmek ve nimet konusunda O'nu hoşnut edecek şeyleri yapmak da bulunmaktadır. Kul nimeti tanıdığı zaman, nimetin sahibini de tanır. O'nu tanıyınca O'nu sevmeye başlar ve O'nun hoşlanacağı şeyleri yapmaya niyet eder. Küfür, rızık ve O'nu verenin üzerini örtmek, gizlemek, görmezliktengelmek şükür ise, nimeti bilmek, itiraf etmek ve açığa vurmaktır. Şüphesiz bu itiraf yalnızca dil ile olmaz; şükür, imanın eyleme dö-nüşmesiyleyerine getirilir. Bazı âyetlerde 'şükür' kelimesinin iman etmenin, 'küfr'ün ise inkâr etmenin yerine kullanıldığını görüyoruz.

Mü'minin işi tuhaftır, her işi hayırdır. Bu, yalnız mü'mine vergidir özgüdür. Sevindirici bir işle karşılaşsa şükreder, o iş kendisi hakkında hayırlı olur. Üzücü bir işle karşılaşsa sabreder, kendisi için hayırlı olur.
(Müslim, Zühd 64; Dârimî, Rikak 61)

Hamd, şükrün başıdır. ALLAH'a hamdetmeyen, O'na şükretmemiştir.
(Kenzu'l Ummâl, 3/6419, s. 255)
Rasulullah (s.a.s.) geceleri ayağa kalkıp ayakları kabarıncaya kadar namaz kılardı. Kendisine ‘ALLAH Subhânehû Ve Teâla senin geçmiş ve gelecek günahlarını affetti (niye kendini bu kadar yoruyorsun)' denildi. ALLAH 'a şükreden bir kul olmayayım mı?” cevabını verdi.
(Buhâri, Teheccüd 6)

İnsanlara karşı hamd etmeyen (teşekkür etmeyen), onlara nankörlük yapan insan, Allah'a karşı da hamd et-mez."
(Ebû Dâvud, Edeb 11; Tirmizî, Birr 35)

Allah'ım, Seni zikretmek, Sana şükretmek ve güzel ibadet etmek için bana yardım eyle!"
(Ebû Dâvud, Vitr 26; Nesâi, Sehv 60)

ALLAH, bir kuluna nimet verince, kulunun üstünde o nimetin izini görmek ister.
(Tirmizî, Edeb 54; Müsned, Ahmed bin Hanbel, 2/311, 4/438)


Her şey ALLAH Subhânehû Ve Teâla 'nın elindedir. Bırakın uzak geleceklerle alâkalı bir şeyler söylemeyi, bir saniye sonrasıyla alâkalı bile kim ne diyebilir? Bir saniye sonra olacaklar konusunda kim ne bilgiye sahiptir? Meselâ şu anda Rabbimiz dünyamızdan milyarlarca daha büyük bir yıldız gönderip, haydi git ve şu bana kafa tutan azgınların işini bitir dese ve bir saniye sonra o yıldız şu dünyamızla çakışsa kim engel olabilir buna? Bir saniye sonra altımızdaki arza Rabbimiz sallan deyiverse, kim ne yapabilir? Öyleyse her şeyi bilen, her şeye hükmeden ALLAH Subhânehû Ve Teâla 'tır.

Yaptığınız, işlediğiniz, konuştuğunuz her şey kitaplarda yazılıdır. Büyük-küçük ne yapmışsanız, ne amel işlemişseniz satır satır hepsi tespit edilmiş, yazılmıştır. Bir tek ameliniz bile zayi olmamıştır. Her şey ALLAH Subhânehû Ve Teâla 'nın bilgisi ve kontrolü altındadır. İyiliğimiz, kötülüğümüz, hayrımız, şerrimiz, kaderimiz, geleceğimiz, geçmişimiz, her şeyimiz O'nun murakabesi altındadır. Hiçbir bakış, hiçbir düşünüş ve hareket O'nun ilminin dışında değildir. Rabbimiz herkesin, her varlığın iç dünyasına kadar bilen, haberdar olandır.

Yaşadığımız bu hayatın sonunda karşımıza öyle bir dosya çıkacak ki, ne büyük koymuş, ne küçük koymuş, ne gizli demiş ne aşikâr demiş tüm yaptıklarımızı tesbit etmiştir. Halbuki dünya hayatında kâfirlerin, zalimlerin haberleri yoktu hiçbir şeyden. ALLAH Subhânehû Ve Teâla ve elçileriyle savaş içinde bir hayat yaşamışlardı. Haram-helâl aramamışlardı hayatlarında. Zulmetmişler, haksızlık etmişler, inkar etmişler, duymaz-dan gelmişler, müstekbirce davranmışlardı. Ne yapmışlarsa tüm amellerini karşılarında buluyorlar. Amellerinden dolayı değerlendirilecekler şimdi. Her bir dosya açıldıkça zalimler amellerini ve amellerinin karşılığını orada hazır bulacaklar. ALLAH Subhânehû Ve Teâla hiç kimseye zulmetmemektedir. Bu amelleri kendileri işlemiştir. Kendi amellerinin karşılığıdır bunlar. Değilse yapmadıkları, işlemedikleri suçlardan ötürü ALLAH Subhânehû Ve Teâla hiç kimseyi cezalandırarak zulmetmez. yada başkalarının günahlarını yanlışlıkla bir adamın defterine yazarak işlemediği günahlardan ötürü ona zulmetmez. Yaptıklarının bir kısmını zayi etmek sûretiyle ALLAH Subhânehû Ve Teâla kimseye zulmetmez.

Muttakîler, ALLAH Subhânehû Ve Teâla 'la yol bulanlar, ALLAH 'a sorarak bir hayat yaşayanlar, ALLAH kulluklarının bilincinde olanlar, ALLAH'a karşı gelmekten, ALLAH 'ın yasalarını çiğnemekten sakınanlar, güçlü hükümdarın katında, yüksek bir derecede, cennetlerde ferahlık ve aydınlık içindedirler. Güçlü
hükümdarın şanına lâyık hazırladığı yüce cennetlerde nimet ve mutluluk içindedirler. Rabbim bizleri de onlardan eylesin.
Rabb'im beni ve seni habibini hakkıyla seven ve sevgisiyle davaya, Rabb'ine adanan istikamet üzere yol yürüyen yiğitlerden eylesin.
Allahumme Amin

  YORUM YAP / YORUM OKU
HACI AHMET ÜNLÜ DİĞER YAZILARI

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.




Oyun Yaşam 3.Sayfa Astroloji Sağlık Medya Analiz Kadın Ramazan Kültür Sanat Ajans Dizi Sinema English Gündem Siyaset Spor Ekonomi Seyahat Teknoloji Eğitim Magazin Dünya Özel Haber Sosyal Medya