Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Ramazan Tamer

Her dem yeniden.. Bismillah

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült

Hayatta her şeyin bir başlangıcı ve sonu mutlaka vardır. Başı ve sonu olmayan evreni yaratan Allah'tan başkası değildir.

İman eden için her güzel işe başlarken o'nun ismiyle başlamak, o'nu hatırlayarak kendisine çeki düzen vermek asıl önemli olandır. Bu köşeden hayatın içinde yaşanan pek çok konuya dair değerlendirmeler ve hatırlatmalar yapmak isteriz. Hatırlatabilmek için öncelikle bilmek veya hatırlatmak istediğimiz bireylere, toplumlara daha önce konuyla ilgili olarak bilgilendirmelerde bulunmak gerektiğini biliriz.

Geldiğimiz yaşlar belki de bizden sonraki kuşaklara hatırlatmalar yaparak eskileri yeniden keşfeder gibi çaba ve emek sarf etmektense; bir adım öteye taşınabilen güzelliklerde pay sahibi olmayı teşvik edecek nitelikte işler olabilmelidir. İnsanoğlu kimi zaman çok iyi bildiğini düşündüğü işlerde bile anlık telaşlardan veya duygusallıklardan ötürü; atladığı veya unuttuğu için herkese akıl verip aman ha ! dediği işlerde yanlış yapan veya hatasını savunarak kendini savunmaya çalışan müdafiler konumunda kalmaya çalışabilirler.

Bilinmesi gereken iş, insanın bilgisine veya tecrübesine rağmen, hata yapabilme paylarını gözetleyerek; hakları olmasa da hata paylarından dolayı hoş karşılanmayı gerektiren durumlar oluşturabilmekle ilgilidir. Hoş karşılanması yapılanın normalleştirilmesini değil de, dikkat çekilerek daha özenle hatanın tekrarından uzak kalmayı sağlayabiliyorsa; yapılan uyarının bir anlamı ortay çıkacaktır. Yok, yapılan tüm uyarılara rağmen; birey veya toplum üzerine düşen hatadan dönme görevini yapmadığından dolayı yeni felaketlerin ilk adımlarını atarak toplumsal sıkıntıların baş göstermesine de sebebiyet verebilir.

Birileri bildiğimiz şeyleri hatırlatmaya çalıştığı dönemlerde; kimi zaman tekrardan dolayı sıkılıp itiraz edenler ya bir eğitimci gözüyle işe bakamadıklarından dolayı itiraz eden ya da hatırlatılanların kendileriyle yüzleşmeye sebebiyet vermesinin rahatsızlığından dolayı, itirazlarını yükseltmeye çalışmaktadırlar. Hatırlatmaya çalışanlara” bırak akıl vermeyi bana para ver “diyerek susturmaya yönelik para merkezli değerlendirmeler, bir yönüyle muhatabın parayla satın alınabilecek kadar ucuz bir adam olduğunun işareti olurken; öte yandan hatasını kabul etmemek için kulaklarını ve gönlünü gerçeklere kapatan kişi konumundaki hayatını devam ettirmek isteyen kimseler olarak değerlendirilecektir.

Hatırlama ve hatırlatma esas itibariyle zikr kavramıyla da ele alınabilecek bir ilintiye sahiptir. İlinti; hatırlama merkezli her şeyin bu kavram çerçevesinde ele alınmasını kolaylaştırırken; kavramının zaman içinde içinin boşaltılmasıyla başlayan anlam sapmaları ve bağlamından koparılmalarla tamamen anlamının ötesinde bir yere gelmiştir. İçi boş kullanımlarıyla zaman içinde sadece zikirmatik diye bilinen bir elektronik malzemeyle tüketim kültürüne katkısı olabilecek bir gerçekliğin; sanki insanın hayatında olmazsa olmaz bir araç haline getirilip, zaman içinde özü ve ruhu unutulan zikr kavramının yanlış bir yerde konumlandırılmasına sebep olmuştur.

Kurtarıcı olması beklenen hatırlama ve hatırlatma eyleminin; zaman içinde sadece sapkınlaştıran ve bunu yaparken de asla insanı rahatsız etmeyecek nitelikte bir yumuşak geçişle ,tıpkı şeytanın sağdan yaklaşması gibi fark ettirmeden saptırması kaçınılmaz bir eylem halini alacaktır. Kurtarıcı olduğu zannedilen pek çok nesnenin veya öznenin, bir başka yönüyle saptırıcı veya batırıcı özelliği, çok sonraları fark edilerek geri dönülemez yolların kahrını tekrar tekrar çekmenin ıstırabını yaşatacaktır. Bireyler ve toplumlar yapılan hatırlatmalara kulaklarını tıkamadıkça yapılan hatırlatma eylemi hedefine ulaşacak ve daha az emekle çok büyük ve güzel sonuçların ortaya çıkması kolaylaşacaktır.

Allah'tan gelen her elçi bir yönüyle hatırlatmaya ve kurtarmaya gelmiştir. Kulağını açıp işitenler, onların yollarını takip ederek toplumsal kokuşmalardan kendilerini kurtarmışken; karşı çıkarak kendilerince önemli işler yaptığını zannedenler de hayatları boyunca çektikleri sefaletle yetinmeyip, öteki dünyada da aynı sefaletin daha büyüğünün muhatabı olmaya aday olmuşlardır.

Yunus der ki;

İş bu meclise gelmeyen,
anıp nasihat almayan,
eliften bayı bilmeyen,
okur kişi olur bir gün.

  YORUM YAP / YORUM OKU
Serkan   02.07.2017 12:45:28
'Gökyüzü bulutlar gibi dağılıp melekler bölük bölük indirildiği gün, gerçek hükümranlık (mülk) Rahman'ındır. O gün kâfirler için çetin bir gündür. O gün zalim, ellerini ısırır ve 'Keşke ben peygamberle aynı yolu tutsaydım! Yazık bana! Keşke ben, filancayı dost edinmeseydim! O beni, bana gelen öğütten saptırdı.' der. Şeytan insanı işte böyle rezil eder.' (Furkan 25-29) Başarılarınızın devamını dilerim hocam.
TUNÇ   07.06.2016 15:33:02
Yüreğinize sağlık Hocam;
RAMAZAN TAMER DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS