Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Havva Bütün Saraç

Senin olmayan 'Benden' vazgeçmek!

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült
“Organlarımın tamamını bağışladım” demişti arkadaşımız, yanımıza gelip. “Tamamını mı?” dedik yutkunarak… “İç organlarımızı bağışlamak çok zor değil de…” demiştik gayri ihtiyari… El, kol, yüz gibi uzuvlarımızı da bu dünyada bırakıp gitmek, başkasına hayat vermek için bile biraz güç ve ürkütücü değil miydi? Öyle sahiplenmiştik, bizim sandığımız ama hiçbir zaman tamamıyla bizim olmayan emanet bedenimizi…

Ne bizimdi ki ona bakarsak. “Bizim” de demeyiz çoğu zaman, aslında, “benim”dir umumiyetle ifademiz. “Benim evim, benim çocuğum, benim eşim, benim arabam, benim kariyerim, benim makamım, benim geleceğim” ve benim dediğim hepsi, hepi topu benim mezar taşıma ve toprağıma denk düşendi… O bile herkese nasip olmazdı belki değil mi?

O zaman neyin derdindeyiz ki biz? Ne bizi bu kadar bencilce, düşüncesizce, vahşice ve sorumsuzca hayata saldırtan? Yaşamı sevmek kendi başına kötü olmaya yetmezdi belki… Ancak bizi bizden, insanlıktan, hak ve adaletten, muhasebe duygularından uzaklaştıran, babamızın mülküymüş gibi sahiplenip kuşattığımız alanlar, varlıklar ve hükmetme arzusu...

Cürmümüzü, faniliğimizi hiç hesap etmeden yapıştığımız ve sağlam kalelere saklanıp ölümün bizi göremeyeceği vehmine kapıldığımız örümcek ağları…

Benle başlıyor her cümlemiz neredeyse. Kaç sen için, siz için, biz ya da onlar için ne verdiğini, başkalarının hayatından ne çaldığını, eksilttiğini, sömürdüğünü ya da onların varlığına ne anlam kattığını hiç düşünmeden putlaştırdığımız yok hükmündeki varlığımız.

Ali Şeriati, müminin dört zindanından bahsediyordu. İnsanı bilinçten, yaşamda seçmekten ve yaratıcılıktan alıkoyan zindanları: Naturalizm (tabiat), historizm (tarih), sosyoloji (toplumsal düzen) ve hepsinden zor olanı, insanın kendisi, yani benlik zindanı… Bu sonuncu zindan en kötüsü ve insan bu zindan karşısında en aciz tutsak ne yazık ki…

“İlk üç zindandan insan ilimle kurtulurken kendisinden aşkla kurtulabilir” diyordu, Şeriati. Kendini feda ederek, başkasını kendine tercih ederek kurtulmak… Menfaatinin, şöhretinin, huzurunun, malının, canının ölümüne dahi razı olmak… Bu aşamada özgür insan meydana geliyor. Bu en yüce insan olma aşamasıdır ve insanın sorumluluğu da ancak bunu gerektirmektedir.

“Göklerde ne var, yerde ne varsa O’nundur” (Şura,4) un sırrına ulaşabilmiş, özgürlüğünün ve insanlık onurunun mücadelesini veren Müslüman kardeşlerimizin zindanlarından kurtulmak üzere olduğunu da hatırımıza getirmeden edemiyoruz.

Ve onları idam etmek isteyen darbeci zihniyetin de bu zulümleriyle en karanlık zindanlarında tutsak kaldığını söyleyebiliriz. Benim sandıkları her şeyleri bir bir yitirdiklerinde bunu anlamak için geç kalmış olacaklar. Onlar önce insanlığın vicdanında, sonra tarihte ve nihayet adli ilahide bu firavunluklarının bedelini ödeyecekler.

Mısırın zindanlarından özgürlüğe ve sonsuzluğa gülümseyerek bakan 529 idam mahkümu kardeşimize binlerce selam olsun…
HAVVA BÜTÜN SARAÇ DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS