Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Havva Bütün Saraç

RUHBAN OKULLARI AÇILSIN

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült
Rotterdam’da din hizmetlerinin daha sağlıklı yürütülmesi amacıyla Hollanda Diyanet Vakfı tarafından planlanan İmam-Hatip Lisesi, Eylül’de faaliyete geçeceği haberi, Hollanda’daki birçok vatandaşımızı sevindirdi. Belki bu gelişme “ülkemizde örümcek ağı gibi yayıldıkları yetmedi, global ağ olma yolundalar” yorumlarına neden olabileceği gibi, Mümtazer Türköne gibi yazarlar tarafından da “misyonunu tamamlayan okulların lüzumsuz yayılışı” olarak da değerlendirilebilir. Ancak gurbetçi vatandaşlarımızın feryadına kulak verdiğimizde ise adı İHL olsun ya da olmasın, yurtdışında da din eğitimi veren okullara şiddetle ihtiyaç duyulduğu gerçeğidir.
Teknoloji ve modern dünyanın, hızlı etkileşimle birlikte, kültürel, dini ve etik anlamda hızlı bir yozlaşmayı da beraberinde getirdiği bilinen bir gerçek. Aileler, çocukları büyüdükçe kendi değerlerini evlatlarına aktaramamanın, kontrolü, çevre, TV ve internetin olumsuz etkilerine kaptırmanın sıkıntısını yaşamaktalar. Sosyal çevre faktörünün belirleyiciliği, yabancı ülkelerde kat kat öne geçip gençlerin kendi kimliğinden, dininden utanmasına kadar gidebilmektedir. Özellikle Avrupa ve ABD ülkelerinde ırkçı Batılı arkadaşları tarafından dışlanan ve horlanan bazı vatandaşlarımız, savunma olarak sözde milliyetçi tavır geliştirseler de aslında asimile olmakta ve çoğu, tam bir Batılı genç gibi görünme ve yaşama eğilimi sergilemektedirler.

Aileler işte bu noktada çocuklarının Müslüman kimliğinden uzaklaşmasını kaygıyla görüp çareler aramaktadır. Çok az bir kısmı, apar topar ülkesine geri dönmekte, bazıları ise iş imkanlarını bırakmak istemedikleri için çocuklarını Türkiye’ye teyze, amca, anneanne, dede yanına göndermektedir. Başlangıçta çare gibi görünen bu durum gençlerin aile sevgisinden uzakta, kimlik bunalımlarını daha derinden yaşamasına sebep olmaktadır. Bu gençler, sadece yurt dışında değil, aslında kendi yurtlarına döndüklerinde de yabancıdır, gariptir. Ne okulda derslerine, ne de çevresine tam anlamıyla uyum sağlayabilmekte, iyi bir çevre edinememektedir. Hıristiyan gençlerin arasındayken Müslüman kimliğini gizlerken yurda döndükten sonra da kendi diline, değerlerine adapte olmakta zorlanmaktadır. Yani deyim yerindeyse ne İsa’ya ne de Musa’ya yaranabilmiş hissetmektedirler. Ailelerinden uzakta, sorumsuz bir özgürlüğün keyfini çıkarma adına bilinçsizce savrulmakta, manevi ve psikolojik anlamda çöküş yaşamaktadırlar.

O zaman, bu konuda yapılabilecek en iyi projelerden biri, Rotterdam’daki İHL benzerleri okulların birçok ülkede açılmasını sağlayıp gurbetçi gençlerin din eğitimi almasını kolaylaştırmak. Bu okullardan mezun olanların diplomalarının Türkiye’de denkliğinin olması ve de (Hollanda’daki gibi) doğrudan herhangi bir üniversiteye devam edebilmesi imkanı da bu okulların tercih edilmesi için bir neden olacaktır. Böylece yakın gelecekte, yabancı ülkelerde de İHL eğitimi alanlar, sağlıklı İslam anlayışını anlatmada önemli bir misyon üstleneceklerdir. Bu okullar, ülkemizdeki gibi “İHL’ leri açtık gitti, çoğalttık bitti” özensizliği içerisinde değil, hem müfredatı, hem de eğitici kadrosuyla çok kaliteli, her açıdan tercih edilen okullar olmak zorundadır.(Türkiye’deki İHL’ler için de aynı ehemmiyetin verilmesini temenni ediyorum)

Şu da var ki, gurbetçi vatandaşlarımızın çocuklarının din eğitimi için, İHL’lerin, ilahıyat fakültelerinin açılmasını, camiler yapılmasını, talep ediyoruz da neden Türkiye’deki azınlık vatandaşlarımızın, ruhban okullarının ya da ibadethanelerinin açılmasına karşı çıkıyoruz. Bizim endişelerimizi, tabi olarak onlar da çocukları için duyuyorlar ve onlar da asimile olmaktan korkuyorlar. “Göz göre göre onların misyonerlik yapmalarına izin mi verelim?” paranoyasıyla yaklaşmak yerine “Her vatandaş, evladına kendi din eğitimini özgürce verebilsin.” demek daha insani bir tavırdır. Tabiat asla boşluk kabul etmez ve ne yazık ki biz, yani sekülerleşen Müslümanlar, çocuklarımızın din eğitimi ihtiyacına “önce dünyasını kurtarsın” vurdumduymazlığıyla yaklaşırsak, misyonerlerin başarısını alkışlamaktan başka yapacağımız şey kalmayacaktır.
HAVVA BÜTÜN SARAÇ DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS