Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Ramazan Tamer

Halifemiz kalmadı, kainat imamı versek?

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült

Gündemdeki pek çok konuyu irdelemek mümkündür. Asıl yapılması gereken; ortaya çıkan olayların zihinsel temellerine dair değerlendirmeler yapabilmek olmalı.

Dünyanın son günlerde uğraştığı meselelerle, Müslüman coğrafyanın uğraştığı problemler arasında çok fazla fark gibi görünüyor.

Batı kurguladığı ve aktörlerini atadığı her yerde, yeni bir probleme gerek kalmadan kafasını dinleyip yeni stratejiler veya taktikler geliştirirken; Müslüman coğrafya her değişen taktiğin karşısında savunmacı bir pozisyonda kalmakla kendine yeni yollar aradığını zannederken, parçalanmanın ve arkasından gelecek parçalanmış zihinlerin ortaya çıkardığı seküler hayatı yaşamak zorunda kalıyor.
Bir darbenin etkisini ortadan kaldırırken; yenisinin eklendiğini fark edemeden savunma cephesinden kendini bir türlü uzak tutamaz hale geliyor.
Ne yapalım yani savunmayalım mı diyebilirsiniz? Hayır, savunmayın demiyoruz ama bir kısım insanımız savunurken cepheyi; diğer bir kısmı geride kalıp yeni stratejilerle karşı ataklar geliştirerek Müslüman dünyanın önünü açmanın bir yolunu bulabilmelidir.
Mezhebi veya meşrebi itiş kakışlar arasında kendince elinde bulundurduğu malzemelerle veya elde ettikleri iktidar nimetleriyle kendilerine yol aramakla vakit geçirirken; aklıselim ve ilmini sahadan uzak kalmadan elini taşın altına sokarak, ülkesinden ve dünyanın gidişatından haberdar olan ilim ehlinin lüzumsuz tartışmalar yerine ümmetin önünü açacak bir takım stratejiler geliştirebilmelidir.
Merkezinde kaynaklarına dair tartışmaların bulunduğu konulardan yola çıkarak; birinin diğerini alt etme endişesiyle tartıştığı bir dünyada, konuya ilim ehli olma adına sahadan uzak sadece kendi şöhretini sağlayacak tartışmalı konulara girenlerin akademik kaygılarına karşılık bulurken, Allah'ın rızasına kavuşamayacaklarını bilmeleri gerekir.
Bir kısım insanın Mesih beklerken, beklemeyenleri tekfir ettiği dünyada; kendini kâinat imamı ismiyle tesmiye eden psikiyatrik bir vaka haline gelmiş tiplerle ümmetin nereye kadar gidebileceğini tekrar sorgulamak gerekir.
Mesihliği kabul edip kendini beklenen mehdi kavramıyla özdeşleştiren zihinlerin; hangi işi düzgün ve gerekli olduğu için yapması mümkün olabilir ki?
Mesihlik ve mehdiliğin Müslüman coğrafyada yüzyıllardır meydana getirdiği kaos hali; ancak daha aklı selim ve ilim ile konunun algılanması mümkün olabilecektir.
Yeryüzündeki egemen medeniyetler Müslüman coğrafyanın bu yumuşak karnı sebebiyle ne işler açtığını görmek için son olaylara bakmak yeterlidir. Yaşadığımız zaman içinde ortaya çıkan darbe olaylarına ve dini sahih kaynaklarından uzaklaştırarak insanlara sanki kurtuluş reçetesi gibi sınmaya çalışan bazı kötü niyetli varlıklarla; bilgisizliği nedeniyle onlara tabi olmayı kendine dini bir gereklilik haline dönüştüren algıları yeniden gözden geçirmeliyiz.
Batılı zihinlerin ve iktidarların hilafet makamıyla işlerini kolaylaştırma isteği, çözülme halini oluşturabilme adına sahte iddialarla yola çıkan yalancıları dikkatlice gözlemek gerekir.
Halifelik beklentisiyle bu ülkede saraya damat olanların zaman içinde hilafeti kaldırmak için nasıl tek parti döneminin yöneticilerine teslim olduklarını tarih bize her zaman hatırlattı.
Batının yumuşak karnımız olan iyi niyetli yaklaşımlarımızı kullanarak kendi oyuncağı haline çevirmek istediği bir dünyada yaşıyoruz. Bu anlamda beklentilerini allah istediği için değil de; kendi iktidar mücadelesinin bir parçası olarak kullanmaya ve meşruiyet arayışına giren bazı örgütlenmelerin, tüm umutları yıkarak Müslüman coğrafyaları oyuncak haline getirdiğini görmek için rabbimizin verdiği aklı kullanmak yeterli olacaktır.
Kendini beklenen mehdi olarak gören bazı psikiyatrik vakaların ciddiye alınmadığı bir dünyada, beklenen Mesih olmaya kalkanlar; darbe yapmaktan geri kalmamışlardır. Bu zihinler her zaman ümmetin başının belası olan zararlı şeyler üretmeye devam edecektir.
Darbelerin arkasında dünya muktedirlerinin her yere ve her şeye kendi istedikleri şekli verebilmek adına, Müslüman kılıklı pek çok sahtekârı parlatıp hayatımıza soktuklarını görmek çok kalay hale gelmiştir artık.
Fetö acaba neden batılı güçler tarafından bu kadar desteklenmektedir?
Batılı güçlerin beklentileri ne ile ilgilidir?
Onlara akıllarını ve hayatlarını peşkeş çekenlerin, iyi niyetli vatandaşların tüm imkânlarını teşne haline getirmeleri nedendir?
Kendisi psikiyatrik vaka olan ama kendine kâinat imamı payesi verilerek zaten aklını egemen güçlere teslim etmiş bir adamdan hala kurtarıcılık neden beklenir ki?
Asıl başaramadıkları hilafet makamına halife atayamama zaman içinde batılı egemen güçlerin karabasanı haline mi gelecek yoksa?
Halife atayamadıkları bir dünyada mehdilik ve Mesihlik üzerinden yenidünya düzeni adı altında nizamat verme hastalığı mı devam ediyor yoksa?
Darbenin istedikleri sonucu vermemesi, darbe yaptıkları halkın başka bir beklentisini öne çıkartarak, korktukları başlarına mı gelecek? Atayamadıkları önderi Müslüman coğrafya kendi içinden mi çıkaracak?
Ne dersiniz?
Üstad KARAKOÇ der ki;
Üst katta gözü doymaz katırlar tepişiyor
Alt katta kiler bomboş, mutfakta su pişiyor
Korkarım hiçbir zaman bitmeyecek bu kavga
Patronlar emrettikçe uşaklar çekişiyor.

  YORUM YAP / YORUM OKU
RAMAZAN TAMER DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS