Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Havva Bütün Saraç

Güneşe tükürmeye çalışmak

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült

Kemal Kılıçdaroğlu, her gün özgüvenini test etmek için Cumhurbaşkanımıza hakaret etme yolunu seçiyor. Bir tavşanın güneşe tükürmeye çalışması kadar saçma ve anlamsız. Halkın güvenini ve oyunu alarak Cumhurbaşkanı olmuş bir şahsa hakaret cumhura, millete hakarettir. “AYM kararına nasıl saygı duymaz? Bu nasıl bir narsistliktir?” derken bir su birikintisinde kendi yansımasına da baksın Kılıçdaroğlu. Orada kaset oyunlarıyla CHP'nin başına genel başkan olmuş ama hep iktidar olma vaadinde bulunup her seçim sonunda yenilgilerini toplayıp kendine ödül vermeyi maharet bellemiş, komik ötesi bir başkan görecektir. Can Dündarlar hapse girerken mahkeme kararına saygı duymayan, çıktıktan sonra övgüler yağdıran Kılıçdaroğulları, cumhurbaşkanı karşıtları ve paralel uzantıları…

Can Dündar, hapiste tost yemekten mahrum kalmamak için kaşarları kalorifer peteklerinde nasıl erittiğini anlatırken bizim üzüntüden iç yağlarımız eridi. Hiç sordunuz mu Yakup Köse'nin çocukluğu, gençliği, 28 Şubat marifetiyle nasıl eridi. Ya diğerleri…

28 ŞUBATIN ARDINDAN

Hiç unutmadık ve unutturmayacağız... Üniversite kapılarında dükkanları, polisleri taşlamadıkları, araçları yakmadıkları, hiçbir taşkınlık yapmadıkları halde başörtüsünden tutulup sürüklenenleri… Coplanan, dişi kırılan Biyoloji 2. Sınıfta okulunu bırakmak zorunda kalan Nermin 28 Şubat'ı unutmadı, unutmayacak… Kızının tıp tahsili, başörtüsü yüzünden yarım kalacağı için yurt dışında okutmak zorunda kalan Ayten teyze yapılanları unutmayacak… Başörtülü olduğu için aldığı cezaların ardından okulundan atılan arkadaşları öğretmenlik yaparken o dernek faaliyetleriyle yetinmek zorunda kalan Elif de o diktatörleri unutmayacak… Mesleğini bırakmak zorunda kalıp çocuğuna bakarken hem maddi hem manevi zorluklar yaşayan Nurşenler, Ayşeler, Merveler de askeri vesayet dönemini unutmayacak.

Okulu kapalı bitirmiş ancak tesettürü çalışmasına engel olarak görülmüş benim gibi birçok arkadaşım cıvıl cıvıl öğrencileriyle ders işleme hakkından mahrum bırakılmış, özel okulların dahi kapıları yüzümüze kapatılmıştı. Ve bu süreçte “füruattır” diyerek başörtüsü direnişini kıran hatta başörtüsünü açmayı fedakarlık olarak gösterip yaygınlaştıran, Çevik Bir'e övgü dolu mektuplar yazan Fethullah Gülen'in 28 Şubat post modern darbeye katkısı tartışılamaz. 28 Şubat'tan sonra kapatılan İHL'lerin yerini dershane ve özel okullarıyla doldurup cemaat olarak lale devrini yaşayanlar da unutulmayacak.

ZEKA DÜZEYİMİZE NE OLDU?

Pek çok TV Programları, izleten ve izleyenlerin IQ'ları hakkında endişe verici bir izlenim oluşturuyor. Gündüz programları 30 kelimeyle hayatını idame ettiren 20'lik gençlerin kılık kıyafeti üzerinden başlayıp daha tanışmadan gelin güveyi olmuş hatta boşanma aşamasına geçmiş Adana adliyesinde kapışırmış gibi görünen insancıklarla dolu. Kavga kültürünün reyting yaptığı bilinen bir şey. Ama artık bu izdivaç, moda, yemek yahut adada aç bırakılıp insan eti yiyecek kadar manevi anlamda vahşileşen insanları görmek bizi çocuklarımızın geleceği adına ürkütüyor.

Sevgi, saygı, Müslüman kardeşini kendine tercih etme duyguları tamamen sıfırlanıp “O kürkün içine opak çorap hiç olmamış, her bölgeni bir seferde, aynı anda açmışsın, sırayla açacaktın. Sen tarz olamadın ben kafamı kazıtıp yeşile boyadım marjinal oldum vs.”. Yahut o onunla çay içti, bununla

konuştu, paravanın arkasında kimse kalmadı, kısmetini öbür kanalda aramaya koştu vs.” Gördüklerimiz, duyduklarımız toplumda banal, sığ ve değersiz olana önce alışmışlık duygusu ile sonra da benimseme ve taklit etme şeklinde kendine yer buluyor. Her şeye rağmen ırkçılık duygularıyla horlanan Suriyelilere veya saygısızlık yapılan yaşlılara “Sen olsaydın ne yapardın?” gibi hakikaten kendi değerlerimizi ve asıl kimliğimizi hatırlatan şaka programlarının TRT'de yayınlanıyor olması bizi bir nebze de olsa teselli etmektedir.

İyi ve güzel olanın rağbet görmesi, şer olanın kendine yer bulamayıp ebter olması temennisiyle…

  YORUM YAP / YORUM OKU
HAVVA BÜTÜN SARAÇ DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS