SON DAKİKA
Hava Durumu

Eski bakan Denizolgun soruşturmasında yeni gelişme! Sır ölümün en önemli delili kayıp

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un 2016 yılındaki ölümüne ilişkin soruşturmada, olay yerinden alınan cep telefonunun teslim edildiği aile bireylerince yok edildiği tespiti üzerine kamu davası açıldı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, 2026 yılında yapılan aramalarda ele geçirilemeyen ve olayın aydınlatılmasında kritik delil niteliği taşıyan telefonun ortadan kaldırılması gerekçesiyle Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş ve Hilmi Tuna Kuriş hakkında 'suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme' suçundan yargılama talep etti.

Haber Giriş Tarihi: 02.10.2026 13:00
Haber Güncellenme Tarihi: 02.10.2026 13:01
Kaynak: Haber Merkezi
hurhaber.com
Eski bakan Denizolgun soruşturmasında yeni gelişme! Sır ölümün en önemli delili kayıp

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Bürosunca, Arif Ahmet Denizolgun'un 7 Eylül 2016'daki vefatına ilişkin iddialar üzerine başlatılan soruşturma devam ediyor.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında Denizolgun'un doktoru N.D. 'yalan tanıklık' suçundan gözaltına almıştı.

Şüpheli ölümle bağlantılı olduğu tespit edilen 6 şüpheli hakkında 3 ayrı kamu davası açıldı.

Ahmet Arif Denizolgun'un 2016'da vefat ettiği Beykoz'daki çiftlik

"DELİL NİTELİĞİNDEKİ CEP TELEFONU YOK EDİLDİ"

Denizolgun'un ölümünün ardından olay yerinden alınan, parmak izi incelemesine gönderilen ve daha sonra tereke dosyasına devredilen cep telefonunun 2026 yılında yapılan aramalarda bulunamaması üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş ile oğlu Hilmi Tuna Kuriş hakkında "Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan kamu davası açtı.

İddianameye göre Denizolgun'un ölümünün ardından olay yerinden alınan cep telefonu üzerinde parmak izi incelemesi yapıldı. Telefon daha sonra Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma dosyasına gönderildi.

Ardından tereke işlemleri kapsamında İstanbul Anadolu 13. Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilen telefonun da aralarında bulunduğu eşyaların, 4 Mayıs 2017 tarihli kararla Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş'e teslim edilmesine karar verildi.

"ÇUVALI, HİLMİ TUNA KURİŞ'İN YÖNLENDİRMESİYLE EVE GÖTÜRDÜM"

İddianamede tanık olarak ifadesine başvurulan avukat A.Ç.'in anlatımı da dosyanın önemli delilleri arasında yer aldı. A.Ç., tereke eşyalarını çuval içerisinde teslim aldığını, içindeki eşyalara bakmadığını, ancak eşya listesinin bulunduğunu anlattı. Tanık, daha sonra Hilmi Tuna Kuriş ile görüştüğünü ve onun yönlendirmesi üzerine çuvalı Kısıklı'daki eve götürerek burada çalışan bir kişiye teslim ettiğini beyan etti.

2026'DA ARANDI, TELEFON YOK

Telefonun akıbeti, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen başka bir soruşturma kapsamında Hilmi Tuna Kuriş'in ikametinde yapılan aramayla yeniden gündeme geldi.

Denizolgun'a ait telefonun arama tutanaklarında yer almaması üzerine cihazın IMEI bilgileri ve fotoğrafları Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne gönderildi. 30 Eylül 2026 tarihli tutanakta ise eski bakana ait telefonun ele geçirilemediği kayda geçirildi.

İddianamede, mahkeme kararı ve teslim tutanakları birlikte değerlendirilerek telefonun önce Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş'e teslimine karar verildiği, vekil tarafından tereke eşyalarıyla birlikte teslim alındığı ve Hilmi Tuna Kuriş'in yönlendirmesi üzerine Kısıklı'daki eve götürüldüğü belirtildi.

Savcılığın değerlendirmesine göre Hilmi Tuna Kuriş, telefonu kendisinin aldığını beyan etti. Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş ise tereke eşyalarıyla kendisinin ilgilenmediğini savundu. Başsavcılık buna rağmen, kendisine teslim edilen telefonun muhafazasından sorumlu olduğu değerlendirmesinde bulundu.

"MESAJLAR, FOTOĞRAFLAR VE NOTLAR ÖNEMLİ DELİL OLABİLİRDİ"

İddianamenin en dikkat çekici bölümlerinden biri telefonun içeriğine ilişkin değerlendirme oldu. Başsavcılık, Denizolgun'un telefonunda olay sonrasında herhangi bir teknik ve bilirkişi incelemesi yapılmadığını belirtti.

Savcılık; telefondaki muhtemel mesaj içerikleri, fotoğraflar ve notların, Denizolgun'un ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmanın aydınlatılması bakımından önemli delil niteliği taşıyabileceğini vurguladı.

"DENİZOLGUN'UN TELEFONU YOK EDİLDİ"

Dosyadaki mahkeme kararları, teslim ve arama tutanakları, tanık anlatımı ile şüpheli savunmalarını birlikte değerlendiren Başsavcılık, teslim alınmasına rağmen telefonun yok edildiği sonucuna vardı.

İddianamede, kasten öldürme suçundan yürütülen soruşturma bakımından delil niteliği taşıyan telefonun yok edilmesinin TCK 281/1'de düzenlenen "Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçunu oluşturduğuna dair kamu davası açmaya yeterli şüphenin oluştuğu kaydedildi.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2 Ekim 2026 tarihli iddianamesiyle Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş ve Hilmi Tuna Kuriş'in yargılanarak cezalandırılmaları talep edildi.

NE OLMUŞTU?

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığından 18 Ağustos'ta yapılan açıklamada, Eylül 2016'da vefat eden Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünün ve yapılan otopsi işlemlerinin şüpheli olduğuna ilişkin iddia ve şikayette bulunulduğu bildirilmişti.

Açıklamada, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ilgili hükümlerince maktulün gerçek ölüm sebebinin tespitine ilişkin yeniden inceleme yapılabilmesi amacıyla fethi kabir kararı alındığı kaydedilmişti.

Karar doğrultusunda başsavcıvekili, cumhuriyet savcısı, İstanbul Adli Tıp Kurumu uzmanları ve olay yeri inceleme ekipleri 19 Ağustos'ta Denizolgun'un kabrine gelmiş, görevlilerce açılan mezardan Denizolgun'un cesedine ait parçalar alınıp incelenmek üzere nakil aracıyla Adli Tıp Kurumuna götürülmüş, mezardan çıkarılan örnekler işlemlerin ardından 20 Ağustos'ta yeniden kabre konulmuştu.

Başsavcılıktan 26 Ağustos'ta yapılan açıklamada, Denizolgun'un otopsisinde "şüpheli ölüm" tespiti yapıldığı ve Alihan Kuriş'in de aralarında bulunduğu şüpheliler hakkında "adam öldürme" suçundan soruşturmanın sürdürüldüğü bildirilmişti.

Denizolgun'un mezarının açılması sonrası yapılan ön inceleme neticesinde elde edilen bilgi ve belgeler, raporlama yapılması için Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kuruluna gönderilmişti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.