Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Ramazan Tamer

Gönül nerede atarsa orası vatandır

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült

Türkiye ‘de yaşayan pek çok insan Balkan coğrafyasının Anadolu'dan çok daha önce Müslüman toprakları olduğunu, oradaki eserlerin Anadolu'daki eserlerden daha eski bir tarihe sahip olduğunu bilmez.

Balkanlar coğrafyası Bal ve Kan sözcüklerinden meydana geldiğini ispatlarcasına problemlerini bir türlü aşamamış, doğudaki güçlü devletler ile batıdaki devletlerin arasında sıkışıp kalmış topraklardır.

Balkanlık denilebilecek ağacın sıklığı, balkanlar sözcüğüne coğrafi anlamda bir özellik kazandırsa da; coğrafi özellikler nüfus hareketleriyle zaman içinde çokça anlam değişikliklerine sebep olacak tarihi, kültürel ve sosyal hareketlerin etkisi altında kalmıştır.

Yıllarca göç alındığı halde, göç edenlerin bir kısmı coğrafyalarıyla ilişkilerini kesmiş olsalar da; hala orada kopmayan bağlarla daha dikkatlice devam ettirilen ilişkilerin de coğrafyasıdır.

Balkanların hangi ülkelerden müteşekkil olduğu farklılık arz etse de; Bosna'daki savaştan dolayı bizim insanımızın aklına hemen Bosna gelir.

Bosna bu kadar şöhret sahibi iken diğer ülkelerin ondan geri kalacak yönü yoktur aslından bizim için.

Bizim insanımız mesela Ortadoğu ile ilgilendiği kadar maalesef Balkanlarla ilgilenmemiştir.

Bu bir yönüyle Ortadoğu da batının çıkarları gereği daha çok sömürmeye yönelik politikalar üreterek Müslüman insanları zor duruma düşürdüğü itirazıyla karşılaşsa da; balkanlardaki insanımızın karşılaştığı sıkıntılarda çok farklı değildir.

Türkiye'deki genel kanaat Ortadoğu'da herkesin Müslüman olduğu ama Balkanlarda da çok fazla Müslüman bulunmadığı yönündedir.

Batıyı batının idare etmesine bırakıp rahatlayan daha önceki Türkiye politikaları, Ortadoğu'da dengelerin zorla değiştirildiğini düşünerek itiraz eder konumda kalmayı bir kendini ispatlama çabası olarak algılamıştır.

Bir yeri terk etmeye ama diğerini sahiplenmeye götüren etkenlerde aslında yine batının işini kolaylaştırmak adına uydurduğu gündem ve politikalara bizi peşkeş çeker hale getirmesinden başka bir şey değildir.

Osmanlıya ait izlerin en az doğudaki kadar olduğu balkanlarda sahip çıkılmayan dış politika vizyonlarından dolayı, pek çok eser sadece fotoğraflarda kalır hale gelmiştir.

Bunu Balkanları gezdiğiniz Üsküp ve çevresinde yıkılmaya yüz tutmuş Osmanlı eserlerinde, Bulgaristan'da, batı Trakya da, Prizren ve çevresinde, Arnavutluk'ta bir gecede yıkılan 1005 Osmanlı eserinde, Karadağ Ulçin şehrinde kısacası Balkan coğrafyasının her yerinde görebilirsiniz.

Batının petrolden dolayı ele geçirmek istediği ama bir yönüyle dini etkenleri de harekete geçirerek vaat edilmiş topraklara sahip çıkmaya çalıştığı Müslüman coğrafya maalesef batılılar tarafından her şeyiyle talan edilen, sömürülen bir konumda Osmanlının yıkılmasından sonra bırakılıvermiştir.

Bugün artık sadece bir noktaya yani orta doğuya takılıp diğer yürek coğrafyasına sırtımızı dönmek, irade dışı etkenlerin bizden beklediği davranış ve düşünüş biçimleridir.

Yıllarca terk ettiği gönül coğrafyasını bir türlü görmek istemeyen politikalar yerine, umudunu kesmemiş Balkan coğrafyasına; yeniden barış ve geçmişin her şeyine sahip çıkarak yollara düşmek yapılması gereken en önemli işimiz olsa gerektir.

Gönül denilen coğrafya asla ulusal ve başkaları tarafından nasıl çizildiği herkesin malumu olan sınırlar sebeplerle terk edilmemelidir.

Kudüs, Şam, Kerbela, gönlümüz için ne ifade ediyorsa artık Üsküp, tiran, Priştina, Prizren, Jakova, Ulçin, Tetova, Dedeağaç, Şumnu,Dedeağaç vs. pek çok yerin aynı şeyi ifade ettiği ve etmeye devam edeceğini aklımıza ve gönlümüze kazımamız gereken bir gerçektir.

Gönlün coğrafyası bizim yüreklerimizin attığı her yerdedir. Hiç kimse yüreklerimize pranga vuramayacaktır.

Yüreğimiz sadece bir yerde atmaz.

Nasıl kalbin pompaladığı kan, bedenin her yerine ulaşıyor ve canlılığını kaybetmemesi için çaba sarf ediyorsa; yüreklerimizin de aynı bilinçle ve iradeli olarak atması, canlılığını kaybetme ihtimali görülecek her yerde tedavi edercesine oraya daha çok kan sevk edilerek yeniden kendini kurtaracak bir uzuv haline gelebilmelidir.

Çünkü biz bedenimizin bir yerinde rahatsızlık olunca nasıl onu hisseden ve tüm çabasını oraya yönlendiren olursak, Balkanların da bu anlamda yeniden ilişkilerimiz gözden geçirilerek gönül coğrafyasını yeniden ihya ve inşa eden bir toplum olma mecburiyetimiz vardır.

Sizin mamur etmediğiniz her yerin başkası tarafından ele geçirilen ve bir gün bedenden ayrılarak kopartılan coğrafya olması kaçınılmazdır.

Ya gönül coğrafyasını acıtan gidişata seyirci kalma ya da artık önce o bölgeleri ziyaretle başlayan bir bağ kurmanın zamanı gelmiştir, hatta geçmektedir.

Gidemediğimiz coğrafya bizim değilse kimindir?

Siz gitmediğiniz için bir gün unuttuğunuz coğrafya, başkalarının yeni keşfettiği yerler midir?

Sizi bekleyenler varsa sizin gitmeniz vefasızlık değilse nedir?

Haydi, durmayın yeniden bir göz atın Balkan Coğrafyasına ve yüreğinizin attığı yere yeniden dönün…

Üstad Abdurrahim KARAKOÇ şöyle der;

Yillar yirmi olsa da, otuz olsa da
Yollar kar, çamur olsa da, buz olsa da
Bedenim yorgun, aç ve susuz olsa da
Bir gün yalin ayak, terli gömlekle
- Gelirim, beni bekle

Belki yakinda olur, belki de uzak
Sirtimda hatiralar, saçlarimda ak
Gün, tarih bilemiyorum amma, muhakkak
Bitmeyen bir azim, sabir ve emekle
- Gelirim, beni bekle

Unutmam mümkün degil, unutur sanma
"Gelmez" diyen olursa sakin inanma
Umutlarini kaybetme ha zamanla
Geç kaldi diyerek gam çekme
- Gelirim, beni bekle

  YORUM YAP / YORUM OKU
RAMAZAN TAMER DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS