Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Ramazan Tamer

Gönül coğrafyası Sırbistan (1)

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült

Daha önce Balkanları duyan ama içinde bir türlü hissetme fırsatı bulamamış insan idim. Ne zaman Bir gün balkanlara yolum düştü o andan itibaren beni oraya bağlayan ve yeniden gitmeme sebep olan dualar ve dostluklar meydana geldi.

Bir Avusturya ziyareti dönüşüydü. Bir garip adam Halil kardeşim birlikte maceralı bir yolculuğa çıkmayı ve Türkiye' ye dönüşte birlikte dönmeyi teklif etmişti.

Giderken uçakla giden ben aslında Batı Trakya da bir Cuma namazı kılıp orada camiden çıkanlarla bir çay içimi uğrama hayaliyle yola düşmüştük.

Ama evdeki hesap pazara uymadı. Sırbistan sınırları içinde henüz sabah yeni olmaya başlamış ve hafif aydınlanan ufukta hep Ortodoks kiliselerinin kubbelerini görmeye alışmış yolcular iken beklemediğimiz bir anda minare görünce birbirimize bakmış ve acaba fark etmeden yolu şaşırıp Bosna'ya mı geçtik diye konuşmuştuk. Hadi ben hastalığım sebebiyle uyuklamıştım ve asla farkında olmadan bir sınır kapısından geçmek mümkün olmadığına göre bu minareler nereden çıkmıştı.

Müslüman olmanın hep ayrıcalığını yüreğimizde hissetmiştik ama bu coğrafyada minarelerin olması gerçekten şaşırtıcıydı.

Tamam, Vatikan'ın meydanında bir gün Cuma namazı kılacak nitelik ve niceliğe sahip olmayı hep dualarımızda isterdik ama bu minareler nereden çıkmıştı.

Uzaktan bir köydü bu minarelerin sahibi hem de Sırbistan da. Sabahın erken vakitlerinde çok güzel bir enstantaneydi bu.

Daldık köye doğru ama acaba hangi dilde anlaşabiliriz derken kendimizi caminin önünde buluverdik. Cami bildiğimiz Osmanlı tarzı minaresiyle bir şeyler diyordu ama anlayabilir miydik derken açık olan bir bakkalı gördük. Bizim Halil zaten kimseden çekinecek durumda olan biri değildi. Bakkala burası Müslüman köyü mü diye sordu. Adamın Almanca bileceği nereden aklımıza gelir ki. Meğer Almanya'da işçi olarak çalışmış Arnavut imiş. Burada kimler yaşar? Sorusuna, Müslüman Arnavutlar yaşar cevabını alınca Sırbistan'da Arnavutların olabileceğini anlamaya başladık.

Bakkal arkadaşa caminin imamı var mı diye sorduğumda tabii ki var çağırayım mı cevabını aldım.

Gelen yaşı ve cüssesi benden büyük bir Müslümandı. Aramızdaki tek bildiğimiz söz selamun aleykum den başkası değildi.

Verilen selamı alan yaşlı imam elimden tuttuğunda biraz önce arkadaşıma söylediğim söz gerçekleşircesine tercüman aracılığıyla yaşayarak” haydi kahvaltıya !”oldu.

Bize hep hocaların cimriliğini anlatmıştılar ama cömerdinin de olduğunu ispatlayan bir yaşlı hoca karşımızda dimdik heybetiyle duruyordu.

Müslüman olmanın nasıl bir ayrıcalık olduğunu bize yaşatarak öğreten Arnavut hoca gerçekten sanki açlığımız fark etmişçesine bizi bir dakika önce tanıdığı insanlar olduğunuz halde kahvaltıya davet ediyordu.

Elimi bırakmayan hocanın verdiği güven Arnavutlarla ilk karşılaşmamızda acayip bir iz bırakmıştı bile.

Anadolu misafirperliğini biliriz aslında. Bu sebeple alışkın olmamız gerekirken, maalesef Sırbistan gibi kilise kubbelerini görerek geldiğimiz yol boyunca hiç aklımızın uzundan geçecek bir şey değildi.

Daha önce gönül coğrafyasını keşfedemeyen ben artık gönlümün genişlemeye başladığı ama her genişlemede kendi üstüme yeni sorumlulukların da yüklendiğini fark eden oldum.

Her yolculuk benim için yürek coğrafyasının yeniden keşfedildiği; geç kalmışlığını ve mazeretini herkese ifade etmek için kendini yırtan biri olmanın ne kadar zor olduğunu, bilmem sizlere nasıl anlatabilirim.

Geç kalmışlığın utancı ama geç de olsa kavuşmanın onuruyla ömür yettiğince gönül coğrafyasını keşfe devam edeceğiz.

  YORUM YAP / YORUM OKU
RAMAZAN TAMER DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS