Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Ali Kemal Özcan

Erdoğan karşıtları nasıl kazanır?

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült

Yaklaşık üç yıl ara ile “Erdoğan karşıtları neden kaybediyor?” diye iki kez sordum, yazdım. Bugün ise tersinden deneyeyim.

Yarın Erdoğan partisinin – ve siyasetinin – başına yeniden geçecek. Bunun referandumunda yazdığım iki yazının birincisinde, hergün sabah-akşam öğrencilerine “okuyun” diyen ben şunları dediydim:

“16 Nisan'da ‘evet' ile değişmesi önerilen 18 maddeyi okumadım. Çünkü değişecek olan 18 değil 1 (bir) maddedir ve ne başkanlık ne de cumhurbaşkanlığı ‘sistem'idir: Cumhurbaşkanı'nın [yeniden] Başbakan olması ‘maddesi'dir.

Bu kongre bunun “resmen” başlatılması merasimidir. Hayırlı olması temennisiyle, hatırladığım aşağıdakileri hatırlatmak isterim.

Ağustoz 2014'te Cumhurbaşkanlığına geçişiyle bir hayli taraftarı ve karşıtı “Erdoğan'ın tasfiye süreci başladı”ya iki hayli inanmıştı...

Şahsen bu satırların diyeni olarak ben de “dost acı söyler dostları mecrası”ndan buna bu “hayli” inananlardan oldum. Ve bir hafta ara ile (Nisan 2014) iki “Cumhurbaşkanlıği Riski” yazısı yazmış oldum:

“Alınmaz risk” olarak başlığa aldığım “Cumhurbaşkanlığı Riski”inde, Erdoğan cumhurbaşkanlığına itilerek AK Part'nin Baş'ı koparılıp “gövde”nin yenmesi kolaylaştırılmak isteniyor demiş ve projeyi şöyle özetlemiştik: Baş'ın kopmasıyla çıkacak igne-deliği bir zaafiyetten girilecektir. Buradan diken üstündeki Alevi dinamiği ile sokak, “Başkan Apo'ya Özgürlük” yorganı altında sıkıca-örtünmüş ve Öcalan'ın “hayırlı bir cenaze”sine geleceğini bağlamış Kürt devletçiliği dinamiği ile de Dağ hareketlendirilecek. Ve böylece “kurtulunacak” bu beladan...

Ancak Erdoğan direndi... Etrafında “her-şekilde” kendini artabırakabilen (“survival” edebilen) “yakın koruma”larına rağmen direniyor...

Max Weber'in bütün “Karizmatik Otorite”ler için dediklerini – birbuçuk yüzyıl önce denmiş olsa da – henüz dün söylemiş gibi hatırlamakta fayda var.

Weber bu “rutinleşmiş” karizmatik lider etrafında adeta etten duvar olagelen “yakın korumalar” için Lider'in anlamını “palazlanmakta olan yeni iktidar sınıfı (administrative staff) üyelerinin kuvvetli maddi ve manevi çıkarlarını kurumlaştırmasının yüksek-verimli bir aracı”i olarak ifade eder.

Hem karizmanın kişiliği hem ona yüklenen sır, bürokratik elitin/aygıtın (memur-asker-işadamı üçlüsü) üyelerinin elinde bir “sihirli değnek” (bewitching stick) olarak işlevselleşir. Her toplumsal sıçramada halklar inanılmayanı başaran lidere bir karizma yükler. Bu karizma “saf” (pure) olarak doğar, büyür ve halka çalışır. Sonra “rutin”leşerek, iktidara yapışan yeni bürokratik aygıtın en sahte ama en iş-bitirir bir sihirli değneğine dönüşür. Toplumsal hareketlenmeye neredeyse liderin kendisi kadar feyiz veren “saf” karizma, iktidara bulaşınca rutinleşir. Ve bu kez tam tersinden toplumsal uyuşturmanın “feyiz” kaynağına dönüşerek liderin kendisini de – eğer hala yaşıyorsa – adeta debriyajına basılmış arabanın gaz pedalı gibi, boşa çıkarır. Lider gaza bastıkça basar ama “motor”a işlemez.

Çokça tartışılana “kritik” Erdoğan-Trump görüşmesi öncesi sormaya fırsat yaratamadıgım için her yerli-milli vatandaşımızdan özür dileyerek, yine de “başlamışsan gecikmemişsindir” ruhuyla sorayım...

Aylarca hazırlanılan bu “milat” görüşmede acaba Erdoğan Trump'a şunları dedi mi?

“Sevgili stratejik müteffikim ve kıymetli 68 yıllık NATO üyedaşım; PYD'nin bir ‘Kandil-PKK'si çalışması olduğunu Allah da biz kulları da biliyoruz. Hatta bunu en iyi bilen ‘ikiz' kullarıyız. Bunlara ‘Dünyanın en tehlikeli terörist örgütü' de beraberce diyegeldik. Bunlarla şimdicek ‘iyi göruşüyor'sunuz. Mesele değil, biz de epey bir görüştük. Oslo, Habur, İmralı derken yıllarca mesai ettik. Hatta ciğeri kediye teslim ettiğimiz o tarihî Çözüm Süreci'ni heba ediş günlerimizde her ‘terör örgütü' sayımlarında eklemeyi unutmadığımız PYD'nin başındaki zat-ı muhteremi biraç kez Ankara'da misafir ettik, hasbıhal ettik. Fakat ‘malumunuz' bazı ‘mihraklarımız'ın da müdahalesiyle sonuç alamadık. Bu görüşmelerimizde bütün ‘meram'ımız, siyasette silah ve şiddeti devre dışı bırakmak üzere ‘sillahlı unsurlar'ı ülkemiz sınırlarının dışına çıkartmaktı. Gelin siz Rakka Operasyonu hedefi için bu sıcakca ‘iyi görüşüyor' günlerinizde PYD mihraçlı Kandil PKK'sine, Kürtlerle sentezmillet olup ortakvatan ettiğimiz Türkiye'den bir ‘Güneydoğu Türkiye' sezeryan etme amaçlı ‘silahlı unusurlar'ı sınırlarımız dışına çıkarttırın! Biz de buna karşılık ‘Vay be hakikatten PYD bir Kandil örgütü değilmiş' deyip siz ve kendileriyle birlikte Rakka'ya sefer edelim. Söz mü söz...”

Dediyse ne ala! Ama demediyse eğer, yine “başladıysan gecikmemişsindir” bilinci ve ruhuyla bu “yeniden başlama kongresi”nde veya hemen sonrasında denemez mi?

İşte demem şudur ki “En sevgili”: Bunu Erdoğan'a dedirtmeyen bu her-şekilde “yakın koruma ekibi” olarak artakalabilen “bureaucratic staff”ımız, en iblisce biribirine kenetlenmiş Erdoğan Karşıtları bileşenlerine kazandıracak olanlar olacaktır.

-Weber, M. (1947), The Theory of Social and Economic Organisation, The Free Press of Glencoe, London, p. 364.

  YORUM YAP / YORUM OKU
ALİ KEMAL ÖZCAN DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS