Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Şevket Gölük

Ekonomi ve siyasette erkek kadın eşitsizliği

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült

Dünya üzerindeki tüm ülkelerde ve hatta yaşam olan her alanda erkek ve kadın eşitsizliği yüzyıllardır olmuştur. Günümüze geldiğimizde her ne kadar erkek ve kadın eşitsizliğinin önüne geçilebilmesi için bir çok alanda yasalar çıkartılmış olsa da maalesef bu eşitsizlik halen tam anlamıyla ortadan kaldırılamamıştır.

1970 yılında dünya nüfusu 3,6 milyar iken bu rakam 2015 yılına geldiğimizde 7 miyar 500 bine yaklaşmış olup, dünyada var olan kaynakların daha fazla kişiyle bölüşüldüğü hatırlatmasını yaparak günümüzde yaşanılan açlık ve kıtlıkların artan nüfustan ve azalan kaynaklardan olduğunu bilmemiz gerekir. Dünya nüfusunda erkek kadın oranında dünyadaki toplam nüfusun yüzde 49.7'sini kadınlar oluşturmaktadır.

Yaşadığımız ülkemiz Türkiye'nin nüfusu da 78 milyon 741 bin 53 kişi oldu.Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), verilerine göre; Türkiye'de ikamet eden nüfus 2015 yılında bir önceki yıla göre 1 milyon45 bin 149 kişi arttı. Erkek nüfusun oranı yüzde 50,2 (39 milyon 511 bin 191 kişi), kadın nüfusun oranı ise yüzde 49,8 (39 milyon 229 bin 862 kişi) olarak gerçekleşti.Yıllık nüfus artış hızı 2014 yılında bin 13,3 iken, 2015 yılında binde 3,4 oldu.
Ülkemizde 15-64 yaş grubunda bulunan (çalışma çağındaki) nüfusun oranı 2015 yılında, bir önceki yılda olduğu gibi yüzde 67,8 (53 milyon 359 bin 594 kişi) olarak gerçekleşti. Çocuk yaş grubundaki (0-14) nüfusun oranı ise yüzde 24'e (18 milyon 886 bin 220 kişi) gerilerken, 65 ve daha yukarı yaştaki nüfusun oranı da yüzde 8,2'ye (6 milyon 495 bin 239 kişi) yükseldi.

Resmi rakamlarını vermiş olduğum yukarıdaki istatistiklerden de anlaşıldığı üzere dünya ve Türkiye nüfusunun yarısını kadınlar oluşturmaktadır.

Gelişmiş veya gelişmekte olan ülkelerin kalkınma performansı değerlendirmelerinde; kadınların toplum hayatında , ekonomide ve siyasi yönetimlerde daha fazla söz sahibi olmaları dikkate alınmaktadır.

Türkiye'de kadınlara 1930 yılında belediye seçimlerinde seçme ve seçilme , 1934 yılına gelindiğinde ise genel seçimlerde seçme ve seçilme hakkın tanınmıştır. Bu hakların kabul edilmesi İtalya, Japonya ve Fransa gibi bugünün gelişmiş ülkelerinden önce gerçekleşti.

Günümüze geldiğimizde Türkiye'de kadınlar toplumun bir çok alnında faal olarak yer almaktadırlar. Ancak, moderne kriterler çerçevesinde gelinen seviye yeterli değildir. Türkiye'de kadınların ekonomi ve siyaset dünyasındaki konumu ve katkısı sınırlı düzeyde kalmıştır.


Gelişmişlik ve kalkınma sorunu olarak kadın-erkek eşitsizliğinin önemi ; Bir çok ulusal örgüt tarafından detaylı olarak araştırılmak ile birlikte Dünya Ekonomik Forumu(WEF)'nun 2006 yılında yayımladığı küresel cinsiyet uçurumu raporu dünya üzerindeki tüm ülkelerde erkek-kadın eşitsizliğini, ekonomik hayata katılım , eğitim, sağlık ve siyasi hayatta söz ve temsil hakkı olmak üzere erkek-kadın eşitsizliğini farklı boyutlarda değerlendirmektedir.

Dünya Ekonomik Forumu'nun yapmış olduğu bu çalışmada , sıralamalar kadın ve erkeklerin daha eşit olduğu ülkelerden eşitsizliğin yüksek olduğu ülkelere doğru sıralanarak yapılmış. 2014 yılında yayımlanan son rapora göre , erkek-kadın eşitliğinin en gelişmiş olduğu ilk beş ülkenin hepsi Kuzey Avrupa'da bulunuyor. Dünyadaki 142 ülke içerisinde BRIC ülkeleri 71-114. sıralar arasında yer almaktadır. Türkiye ise 125. sıra ile bir çok Afrika ve Ortadoğu ülkesinin de gerisinde bulunmaktadır.


Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı(UNDP) tarafından hazırlanan insani gelişme endeksi kapsamındaki Cinsiyet Eşitsizliği Endeksi'nde, cinsiyet eşitliğinin yüksek olduğu İsviçre,Almanya ve Slovenya gibi Avrupa ülkeleri il sıralarda yer alır iken , ülkemiz son yayınlanan 2013 yılı endekse göre 69. sırada ancak yer bulabilmiştir.Bu endeks verilerine göre , işgücüne katılım oranı erkeklerde %70,8 iken kadınlarda bu oran %29,4 olarak gerçekleşmiştir. TÜİK'in daha güncel verileri de benzer bir sonuç vermektedir. Türkiye'de 15 yaş ve üstü nüfusta işgücüne dahil olan 8,7 milyon, işgücüne dahil olmayan ve bir anlamda evde oturan yada okuyan 20,1 milyon kadın bulunmaktadır.Ülkemizde işsizlik oranı erkeklerde %9 iken kadınlarda %11,9'a çıkmaktadır.

Ülkemizde kadınların güçlenmesi ve özgürlüklerinin artırılmasına yönelik bir çok adımlar atılmıştır. Buna bir örnek verecek olur isek 1979 yılında Birleşmiş Milletler genel Kurulunda kabul edilen "Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Uluslararası Sözleşmesi" nin hükümlerine uygun olarak ,Anayasa Mahkemesi 1990 yılında kocaların eşlerinin çalışması için izin vermelerine yönelik medeni kanundaki ilgili hükmünü iptal etmiştir.

Türkiye'de 1980'lerden itibaren kadınlar Türk siyaset sahnesinde daha fazla aktif olmuş ve daha fazla rol almaya başlamıştır. Bu süreç içerisinde bakan hatta başbakan olabilmişlerdir. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programına göre 2013 yılı itibariyle Avrupa ülkelerinde kadın parlamenter oranı %40'ın üstüne çıkıyor ancak Türkiye'de kadın parlamenter oranı %12-14 bandı arasına sıkışmıştır. Parlamenter dışındaki siyasetçi (belediye başkanı, meclis üyesi...vb) oranlarında ülkemizin daha gerilerde olduğu yapılan istatistiki verilerden çok açık anlaşılmaktadır.

Buraya kadar yazmış olduğumuz gerek istatistikî veriler gerekse ülkeler arası karşılaştırmalardan anlaşılacağı üzere Türkiye'de kadınların toplum, ekonomi ve siyasi hayatta daha özgür ve güçlü olmaları, üzerinde yaşadığımız güzel ülkemizin bu alanlardaki gücünün de artması anlamına gelecektir.

Şevket Gölük 

 

  YORUM YAP / YORUM OKU
ŞEVKET GÖLÜK DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS