Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Sefer Yazıcı

Dönüş

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült

Sevgili dostlar zor bir süreçten geçiyoruz ve geçtiğimiz bu süreç belki de bundan sonraki varlığımız için çok önemli kilometre taşı olacak. Etrafınızda çokça ben demiştim diyenleri göreceksiniz ve görüyorsunuz. Çünkü o kadar çok komplo teorileri üretiyoruz ki, birbirinden farklı onca şeyler söylüyoruz ki bunlardan birisinin tutmaması mümkün değil zaten. Aslında şimdi eylem zamanı…

Beğenelim beğenmeyelim genel kabul gören bir sağlık bakanımız var. İşleri yürüten bir bilim kurulumuz var. Ve bunların üzerinde de koordinasyonu sağlayan kabine ve cumhurbaşkanı var. Yanı bir yönetim zafiyetiyle karşı karşıya değiliz. Bilim kurulu önerilerini yapıyor ve bu öneriler doğrultusunda kararlar veriliyor. Şu an içinden geçmekte olduğumuz süreç aslında bir korku tüneli. Bu tüneli aydınlatmak için ışıkları yakmak gerekir. “Vay efendim ben böyle olacağını biliyordum”, “ben demiştim” ile işler çözülmüyor. Filozofun dediği gibi “Karanlığa küfredeceğine bir mum yak” …

Corona illetinin başlangıcından son bir haftaya kadar gerek sosyal paylaşımlarımda gerekse konuşmalarımda hep birleştirici bir dil kullanmayı tercih ettim. Çünkü bu felaketin siyaseti, ticareti, ırki ve dini yok. Bu bela aslında bizleri daha da birleştirmeliydi. Bunda çok başarılı olduğumuz söylenemez. Siyaset boyutundaki bu başarısızlık şükür ki sosyal boyuta pek yansımadı. Milletimizin ekseri dayanışma ve infak kültürünün örneklerini şimdiden göstermeye başladı. Ramazanla birlikte bunun zirve yapacağı kanaatindeyim.

Dedik ya bu bir musibet; dünyayı kudretleriyle sarstıklarını zannedenler SARS'ın yeni versiyonu olan Covit-19 ile sarsılıyor. ABD, Fransa, İtalya, İspanya, Almanya ve daha nice büyük devlet şu an bu salgınla boğuşuyor. Bu boğuşma sadece tek alanda yapılan bir boğuşma değil. Sağlık sistemi, Sosyal hizmetler, tarım, ekonomi, kardeşlik hukuku ve daha birçok başlıktan imtihana tabi tutulduk aslında. Siyasilerin bir aralar çokça kullandığı “beka meselesi” ibaresi tam da yerine oturmuş durumda. Bu beka sadece ülkemiz için değil dünyanın bekası işin son derece önemli. Silahların işe yaramadığı, dijital çağ denilen bu çağda bir virüsle başa çıkılamadığı, gücün ve kuvvetin geçer akçe olmadığı garip bir zamanda yaşıyoruz.

Sevgili dostlar insan dış dünyaya iç dünyasıyla bakar. Ön kabulleri, inancı, aidiyeti vs. o bakış açısına yön verir. Onun için bizler neler güzel yapıldı bu süreçte deyip yüzlerce başlık sıralasak da birileri tek başlıkla bizleri susturabilir. Onun için bizler eğitimciler olarak suçluyuz, anne babalar olarak suçluyuz medya olarak suçluyuz. Toplum olarak suçluyuz. Suçluyuz. Münevver veya bazılarının hoşuna gidecek şekilde aydın yetiştirmede geri kaldık. Vicdanı anlatamadık. Empati, diğerkamlık kavramlarını tarihe, edebiyata gömdük. Müteveffa şairimiz Fazıl Hüsnü Dağlarca ne de güzel anlatmış.

 

Küreselleşme madensel bir yürektir

Yer yuvarlağını

Dolarla tartabilmek, değerlendirebilmektir,

Bankalara kilitleyebilmektir.

Oysa yeryüzüleşmektir

Birbirimizi sevmemiz

Birbirimizi düşünmemiz

Birbirimizin yardımına koşmamız,

Birbirimizi yaşamamız.

 

Evet dostlar şairimizin son mısraında dediği gibi biz birbirimizi yaşamadan düzlüğe çıkmamız zor. Vefakarca çalışan sağlıkçılarımıza “arka asansörü kullanın”, “asansörü kullanmayın” demeyi bize kim öğretti Allah aşkına, bizim için canla başla mücadele eden kahramanlarımız için dua etmemiz gerekirken onlara vebalı muamelesi göstermekte neyin nesi. Aslında biz toplum olarak manen vebaya yakalandık zaten.

Peki bu Corona belasından sonra biz de bir dönüş yapacak mıyız insanlık olarak. Yeryüzünün ve gökyüzünün ve o ikisi arasındaki her şeyin ama her şeyin yüce yardana ait olduğunu hatırlayacak mıyız? Yoksa yine mülkün sahibini yok sayarcasına mı yaşayacağız? Azgınlaşan, bencilleşen ademoğlu bu musibetlerden kendine bir pay çıkaramayacak mı?

Evet dostlar itham zamanı değil imtihan zamanı diyerek dersimize çalışmalıyız bence. En ilme değer veren olmalıyız, en yardımlaşmaya önem veren olmalıyız, en kurallara uyan olmalıyız. Rabbim Şaban ayının hürmetine Ramazan muştusuna bizleri layık görmesi temennisiyle… Eyvallah.

  YORUM YAP / YORUM OKU
SEFER YAZICI DİĞER YAZILARI
6 MAY
2020
15 NİS
2020
7 MAR
2019
17 ŞUB
2019
3 ŞUB
2019
31 OCA
2019
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS