Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Diclegül MENEKŞE

Cumhurbaşkanı adayları ve vizyonları

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült
10 Ağustos da yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçiminin adayları, seçim bildirgelerini açıkladılar. Bu açıklamalar ve meydan konuşmalarını değerlendirdiğimizde;

 HDP adayı Selahattin Demirtaş  seçim bildirgesinde ;“Çağrımız yeni yaşam çağrısıdır, çağrımız tüm halkların ve inançların özgürce yeni yaşam inşa etmelerinedir. Hayalini kurduğumuz cumhurbaşkanı sokakta halkla beraber olacaktır. Bizim çizgimiz ‘En iyi hükümet en az hükmedendir’ şiarıdır. Devlet denetleme değil, halk denetleme olacak. Devletin çıkarları değil, halkın çıkarları ve hassasiyetleri odak noktası olacaktır. Kürt sorununun çözümü Türkiye’nin demokratikleşmesiyle birlikte yürüyecek. Türkler Kürtler, Aleviler, Rumlar, Araplar, Çerkezler, Romanlar hep birlikte demokratik ulusun parçası olacağız.” Diyor. 
Selahattin Demirtaş Türkiye siyasetinde  yeni bir sayfanın açılacağını ve tüm kesimleri kucaklayan katılımcılığı, şeffaflığı ve eşitlikçi bir sistemin oluşturulacağının mesajını veriyor. Açıklamalarının  aslında her cümlesi, yeni  Türkiye nin önünü açacak mesajlar verdi. 
 
Bu mesajlara hayır diyebilecek insanın bunu  nedenselleştirmesi gerekecek ki bu durumda çok güçlük çekeceğini düşünüyorum. Katılımcı bir demokrasi, toplumun her kesiminde kabul gören bir anlayıştır. Açıklanan program Türkiye siyaseti için büyük bir anlam  ifade ediyor. Program  hem demokratiktir, hem de halkların ve toplumların farklı kesimlerinin bir arada yaşama olanağını sağlayan bir sistemden söz ediyordu. Tüm  kesimlerin özgürlüklerini savunan, yeni bir Türkiye, yeni bir sistemden söz ediyor.
Başbakan Erdoğan, sağlık, toplu konut, eğitim, ulaşım, ekonomi, sosyal politikalar, yerel yönetimler, temel hak ve özgürlükler gibi birçok alanda yapmış  olduğu reformlara devam edeceğini, kendisinin statükocu  olmayacağını, Yeni Türkiye’yi temsil  ettiğini açıkladı.  
 
 Erdoğan’ın seçimdeki en büyük avantajını çözüm sürecinin oluşturduğunu, İki yıla yaklaşan eylemsizliğin toplumda pozitif  bir hava yarattığını.” Analar ağlamasın” cümlesinin Erdoğan’a büyük bir  toplumsal destek sağladığını, ekonomik krizde aldığı ülkeye büyük sıçrama yaptırdığını, Erdoğan’ında bunu çok iyi kullandığını görmekteyiz. Ayrıca Kendisine verilen  desteğin arkasında 12 yılda sürdürmüş olduğu ekonomik istikrar, Erdoğan’ın  toplumla kurduğu güven ilişkisi ve yönetimi süresince  toplumun birçok kesimine maddi manevi dokunması da,  onu  öne çıkarıyor, Erdoğan’ın demokratikleşme konusunda statükocu  ve devletçi bir tutum takınmadığını görüyoruz.
 
 Ekmeleddin İhsanoğlu seçim bildirgesinde; toplumun tüm kesimlerine birlik ve sevgi mesajı verdi. Seçim kampanyasını sevgi üzerine yürüteceğini, Atatürkçü düşüncenin takipçisi olacağını belirtti. 
 
İhsanoğlu, icracı cumhurbaşkanı olmayacağını baştan söyleyerek ekonomi politikalarına girmeyeceğini de deklare etti. Tabi sloganları bu açıklamasıyla çelişmektedir. İhsanoğlu’nun çözümü desteklemekle birlikte Kürt sorunu karşısında tam olarak ne dediğini anlamıyoruz. Öcalan’la görüşme başta olmak üzere, anadilde eğitim ve  af konusunda net  bir tutumu yok. İhsanoğlu, af ve Anadilde eğitim konusuna  girdiğinde kendisine destek veren partileri  kızdıracak. Anadil konusunda ki  fikrini de  Kürtçe bilim dili değil diye açıkladı. İhsanoğlu  kendisini destekleyen  bloğun onay verdiği ölçüde demokratikleşmeden  yenileşmeden söz edebiliyor. İhsanoğlu  daha devletçi ve statükocu  görüntü veriyor. CHP ve MHP İhsanoğlu ismi üzerinde  anlaşmalarına sebep, Türkiye’nin temel konuları üzerinde, aday gösteren partiler ile ortak yaklaşım içerisinde olmalarıdır.
 
Peki bu partilerin ortak yaklaşımlarının, yıllardır siyaset arenasında olmalarına rağmen, ülkenin en temel sorunlarına getirdiği çözüm var mı? Yok. Bu partilerin en temel sorun olan Kürt sorunu ile ilgili  olarak gösterdikleri başarı, Kürtlerin yoğun olarak yaşadıkları bölgede tabela partisi durumuna gelmeleridir. Ekonomik anlamda da iktidarları döneminde ekonomik rakamlar pek iç açıcı değildi. 
 
Cumhurbaşkanı adaylarımızı, seçim bildirgelerine göre değerlendirdiğimizde, sanırım  Sn Erdoğan ve Sn Demirtaş ın  Yeni Türkiye  şiarı ile yola çıktıkları sonucuna  varıyoruz. Sn İhsanoğlu nun  ise statükoyu sürdüreceği sonucunu çıkarıyoruz.
Yeni Türkiye   umudunu  kim temsil ederse, ülkenin önünün onun tarafından açılacağına inanıyorum.
 
DİCLEGÜL MENEKŞE DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS