Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Diclegül MENEKŞE

Çağdaş Kerbela Dersim ve CHP

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült
Başbakan Davutoğlu'nun "Dersim Kerbeladır" demesi, kendini bu ülkenin gerçek sahibi olarak gören, bazı kesimleri bayağı rahatsız etmiş gibi. Biz bu rahatsızlığa daha önce de Recep Tayip Erdoğan'ın Dersimlilerden özür dilemesinde tanık olmuştuk.

Dersim Katliamı Davutoğlu'nun açıklamalarıyla tekrar gündeme geldi.TV ve gazetelerde Dersim Katliamı’na geniş yer verilmeye başlandı.

Dersim katliamı tartışılırken özellikle alevilerin desteğini alan ve bu desteği kaybetmek istemeyen belli çevreler (CHP) kasıtlı olarak bazı gerçeklerin üstünü örtmeye çalışıyor.Dersim Katliamı’nın yaşandığı dönemin Cumhurbaşkanı olan Mustafa Kemal Atatürk’ün rolünü görmezden gelme konusunda ellerinden geleni yapmaktadırlar. Daha da ileri giderek Mustafa Kemal’in Dersim Katliamı’ndan haberinin bile olmadığını, hatta “Mustafa Kemal yetişseydi (!) Seyit Rıza ve arkadaşlarının idamını durduracaktı” yalanını alevi toplumuna yutturmaya çalışıyorlar. (Gerçi büyük oranda da yutturmuşlar.)

Oysa olaya objektif bakan herkes şunu net olarak biliyordur; Dersim Katliamı’nın emrini veren, Dersim Harekatını bizzat yöneten CHP ve onun lideri olan Mustafa Kemal’in ta kendisidir.

Alevilerin yıllardır CHP ye verdiği desteği kaybetmemek için, kemalistler AKP nin söylemlerinin gerçek olmadığından AKP nin samimi olmadığından dem vuruyorlar.
Evet AKP samimi olmayabilir.
AKP siyaset yapabilir.
Konu bu değil.
Konu, Yeni kurulan Cumhuriyetin ve yöneticilerinin Dersim e bakış açısıdır.

Cumhuriyet ve onun kurucusu olan Atatürk'ün içişleri bakanı Şükrü Kaya nın isteğiyle,sadece 100 adet basılan “Dersim” kitapçığından bu görüşü çıkarabiliyoruz.

İşte o bakış açısı;

“Dersim’in coğrafi ve toplumsal yapısı, çapulculuk ve isyana teşvik edicidir. Halk bu yüzden vergi vermiyor, yasa dinlemiyor ve askerlik hizmeti yapmıyor. Toprağı tarıma elverişli olmadığı için çapulculuk yapıp çevre bölgelerdeki halka baskın yapıyor. (2700 kaçak vardı.)

Halkın gerçek efendileri; şeyh, seyyid, dede, ağa ve bey takımıdır. Dersim mutlaka devletin egemenliğine girmelidir. Ancak bölgede sadece asker ve jandarma bulundurmakla itaat sağlanmaz. Köklü ıslahat şarttır.
Dersim halkı Oğuz boylarından gelmiş Türkmenlerdir. Sonradan Kürtleşmişlerdir. Türk kökenlerine çevirmek için kışlaların yanına okul yapılmalıdır.

Ağalar ve Seyyidler bölgeden Türklerin yoğun olduğu bölgelere sürülmelidir.”

Yine; 1934 tarihli İskan Kanunu, 1935 tarihli Tunç-eli Kanunu ve 4 Mayıs 1937 tarihli Tunceli Tenkil Harekatına Dair Bakanlar Kurulu Kararı Mustafa Kemal’in emriyle çıkarılmıştır. 4 Mayıs 1937 günü Dersim’in kaderini belirleyen bakanlar kurulu toplantısına Atatürk başkanlık etmiştir. Ve altında Mustafa Kemal’in imzası vardır.

Bu bakış açısının hayata geçirilmiş olduğunu da Dersim Katliamı ve Dersimin Kızları belgeselinde görüyoruz. Bundan daha açık bir şey olabilir mi?

Evet,nasıl ki Roboski de bombalarla öldürülen Kürt çocuklarının sorumlusu, AKP hükümetiyse,
Dersim Katliamının tek sorumlusu dönemin iktidarı CHP ve onun yöneticileridir.
Evet, "Dersim Çağdaş Kerbeladır".Buna yürekten katılıyorum.
DİCLEGÜL MENEKŞE DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS