Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Diclegül MENEKŞE

Ana dilde eğitim kaosu

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült
Kafkanın çok güzel bir sözü vardır. "Bir noktadan sonra geriye dönüş yoktur.

İşte varılması gereken yer, o noktadır.”

Ülkemizde yaşanan Kürt sorununun çözümü için yapılan çalışmalarda, gerçekten geriye dönüş yoktur. Ve varılmak istenen Demokratik Cumhuriyet talebine varılacaktır.

Eğitim Öğretim yılının başlaması ile milyonlarca öğrenci ders başı yaptı. Tabi bu sırada Kürt siyasi kurumları demokratik bir hakkı kullanarak çeşitli eylemler yaptı.

Özellikle ülkenin kurucu unsuru olan Kürtlerin dilleri son yıllara kadar yasaklanmış, Kürtçe konuşanlara para ve hapis cezaları verilmişti. Çözüm. Süreci ile ana dilde eğitimde gündeme geldi. Yapılan yasal düzenlemelerle özel okullarda anadilde Kürtçe eğitim verilebilir, resmi okullarda ise Kürtçe seçmeli ders olarak programlara kondu. Ana dildeki eğitim hakkı ile yapılmak istenen, Anayasanın 42. Maddesinde değişiklik talebi de, muhalefet partilerinin karşı çıkması ile gerçekleşmedi.

Ama Kürtler Devlet okullarında ana dilde eğitim verilmesini istiyor. Bunun içinde Kürt siyasi kurumları ve STK ları kendi olanakları ile izin almadan herhangi bir devlet kuruluşuna başvurmadan kendi okullarını açtılar.

Ana dilde eğitimin temel bir hak olduğu tartışmasızdır. Ve bu temel hakkın yasal hale gelmemesi, ana dilde eğitimi hak olmaktan çıkarmaz. Bir hafta süreyle okulları boykot kararı, yapılan gösteriler, yürüyüşler, şiddet içermeyen, protestolar Kürtlerin cumhuriyetin ilanı ile elde etmesi gereken meşru bir hak talebinin demokratik zemindeki eylemleriydi.

Biz İzinsiz açılan girişimi bir protesto olarak algılayabiliriz. Sivil itaatsizlik olarak algılayabiliriz. Ama yinede yapılanların, "Demokratik Cumhuriyet" ile ilgili yapılan çalışmalara, çözüm sürecine muhalefet edenlerin ekmeğine yağ sürdüğü yadsınamaz.

Çözüm süreci müzakereleri sonucunda, yapılan yasal düzenlemeler, bölgenin demokratikleşmesinden, çözümden rahatsız olanlar, özellikle eylemleri tırmandırıyorlar. Çeşitli illerde devlet okullarına yapılan molotoflu saldırılar zamansız yapılan eylemlerdir. Tıpkı Lice ilçesinde ki heykel girişimi gibi.

Şimdi olaya birde şöyle bakalım, Kürt kurumlarının dil ile ilgili olanlarından en önemlisi olan KÜRDI- DER üç bölgede açılan okullar için, yapılan yasal düzenlemelere dayanarak, hiç bir açık kapı bırakmadan, yasal düzenlemede istenen bütün kriterler yerine getirerek, ilgili kentlerin valiliklerine başvurarak okulu açsaydılar, ilgili illerin vali ve eğitim müdürlerini açılış törenlerine davet etseydiler,(Gelip gelmemeleri onların bileceği iş) açılışta hava fişekler ve konserler verilseydi sanırım daha iyi olurdu. Bu durumda yapılan bu eylem sadece Kürtlerin değil, ülkenin batı yakasında yaşayanlarında desteğini almış olurdu.

Demokratik Özerkliğin inşasına eminim büyük bir katkı sağlamış olurdu. Çünkü demokratik talepler demokratik davranışlara gelir. Tam bu yazıyı bitirmek üzereyken DTK eş başkanı Selma IRMAK ın Kürtçe eğitim verecek okullar için de başvuruda bulunacaklarını açıklaması internete düştü. Samimiyet bu saatten sonra ortaklaşmayla anlaşılacak bir durum haline gelmiş ve bu yolun geri dönüşü de yoktur ve olmamalıdır.
DİCLEGÜL MENEKŞE DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS