Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Dr. Begüm Burak

Darbe Sürecinde Totaliter Rejim Aracı olarak Medya

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült

Post-Modern Darbe Sürecinde Totaliter Rejim Aracı olarak Medya

Ünlü siyaset bilimci Ahmet Taner Kışlalı (1939-1999) “Siyaset Bilimi” isimli kitabında devleti, dışarıda ve içeride toplum adına hareket edebilen, bu amaç için güç kullanan, toprağı ve insan unsuruyla birlikte tüm bir ülkeyi temsil eden, onun simgesi olan kurum olarak tanımlamıştır. Ülkenin ve üzerinde yaşayan insanların dıştan gelecek tehlikelere karşı korunması, içte güvenliğin ve adaletin sağlanması gibi konuların devletin temel görevlerini oluşturduğu bilinmektedir.

Öte yandan, siyasal faaliyet tekelinin tek bir partiye tanındığı, kamunun her türlü kuvvet ve inandırma araçlarını elinde tuttuğu siyasal rejime “totalitarizm” denir. Totalitarist devlet yapılanmasının medyada yansımalarına “Post-Modern Darbe” olarak bilinen 28 Şubat Süreci'nde (1997) tanık olunduğu bilinmektedir. Raymond Aron'a göre totalitarizmin başlıca beş temel niteliği vardır:

- Politika faaliyeti tekelinin tek bir partide olması,
- Devletin ideolojisinin bir partiye güç vermesi,
- İdeolojinin dile getirdiği “gerçeği” yaymak için devletin basın tekelini elinde tutması,
- Ekonomik işlerin çoğunun devletin emrinde olması,
- Her işin devlet ideolojisine bağlı bulunması.

Totaliterlik, bireyin yaşamını her yönüyle devlet otoritesine tabi kılmayı amaçlamaktadır. Demokratik olsun veya olmasın, her rejimde, kitle iletişim araçları her zaman büyük önem taşır. Kitle iletişim araçları üzerindeki sıkı denetim totaliter rejimlerin en büyük özelliklerinden biridir.

28 Şubat 1997 tarihli post-modern darbe sürecinde seçilmiş Refahyol iktidarına yapılan baskı ve hükümetin istifası ile yaşanan süreçte totaliter bir yönetimin izleri görülmüştür. Bu dönemde, yazılı basın ve görsel basın bir diğer adıyla televizyon yayınları çok önemli bir role sahip olmuştur. Dünyaya açılan pencere olarak nitelenebilecek televizyon, hiç şüphesiz çağımızın en önemli iletişim araçlarından biridir. 28 Şubat 1997 süreci, medyanın özellikle televizyon yayınlarının oynadığı rol açısından da özel olarak değerlendirilmektedir.

Türkiye'de televizyon sektöründe, 1990'ların başı ile birlikte özel kanallar yayın hayatına başlamıştır. Haber programları ciddi izleyici sayısına ulaşmışlar ve kamuoyunu etkileyecek duruma gelmiştir. 32. Gün, Arena ve Ateş Hattı bu programlardan önemlileri olarak hatırlanmaktadır.

Tarafsızlık, objektiflik, gerçeklik, ilginçlik gibi kavramlar haber yapma amaçlı çalışan kişi ve kuruluşların kullandığı, bu yolla izlenirliklerini arttırmayı amaçladıkları önemli unsurlardır. Ancak 28 Şubat Süreci'nde haber programları ideolojik işlevler yürüten ve anti-demokratik süreci ve seçilmiş Refahyol iktidarını hedef alan yayınlara imza atmışlardır. Bu süreçte, bazı haber programları dönemin egemen güçleri lehine bir haber dilini benimsemişlerdir. Haber dillerini bu doğrultuda şekillendirmişlerdir.

Anaakım medyada Refah Partisi'nin rejime tehdit olabileceği haberleri de artmıştır. Bu bağlamda, 28 Şubat tarihli MGK toplantısında alınan kararlardan önce vuku bulan bir önemli gelişme Fadime Şahin Olayı'nın basında işlenişidir. İhbar üzerine bir eve baskın düzenlenmiş ve medyada bu olay günlerce gündemden düşmemiştir. Garip giyimli “dinci-gerici” olarak basına sunulan “Aczimendi” olarak adlandırılan bu kişilerin medyada sunumu ile hükümetin meşruiyetinin halkın gözünde zayıflatılmasına ve askeri müdahaleye zemin hazırlanmıştır.

Kısacası totaliter bir yönetimin izlerini görebileceğimiz post-modern darbe sürecinde basının rolü seçilmiş Refahyol hükümetinin sonlanmasında kilit bir rol oynamıştır, denebilir.

  YORUM YAP / YORUM OKU
DR. BEGÜM BURAK DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS