Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Ramazan Tamer

Darbe mi Bayram mı?

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült

Yaşım gereği bu ülkede siviliyle askeriyesiyle birkaç darbe yaşayanlardanım.15 temmuz akşamı başlayan ama kimin kime ne yapacağı belli olmayan kaos ortamında aklıma eski darbelerde yapılanlarla şimdikiler arasında bir bağlantı kurmak düştü.

Mesela 12 Eylülde lisenin son sınıfında okumaya aday bir öğrenci olarak hayatımda yer eden darbeye nasıl gidildiği bizzat yaşayarak algılayabilenlerdenim.

Abileri sanırım solcu olan bazı kendini bilmezler; her ne kadar antiemperyalist ayaklarla bu milletin başına yeni tanrılar edindirecek girişimlerde bulunsalar da aslında eski tomiks veya teksas kitaplarında kalan darbe nostaljileriyle kendilerini iyice donatmışlar ve hocaları vasıtasıyla da dini motiflerle bezeyerek eleştirilen daeş örgütünden farksız girişim veya kalkışmalarda bulunabilmişlerdir.
Eskiye bakıldığında mevsim itibariyle herkesin sabahlara kadar dışarıda itiraz seslerini yükseltebilecekleri bir iklimde bu kalkışmayla nereye varacakları da çok belli değil.

Sanki atlama eşiğine geldikleri darbeciliklerini bu kalkışma ve algı yanıltmalarıyla halledebileceklerinin hayalini kurmuş gibiler. Ama görünen o ki bu sadece küçük bir paralel kendini bilmezin işi değil. Sanki dünyaca ünlü üst akılları; kendi sömürgeci Amerikan mantıklarıyla konuya yaklaşarak bir toplumun referanslarını ve reflekslerini görmezden gelerek Anadolu halkına çeki düzen vermeye veya ehlileştirmeye yönelik bazı girişimlerde bulunmuşlardır.

Hadi siz gençsiniz de aklınız ermiyor. Sizin hocanız aslında fazlaca darbeleri görmüş ve ardından darbecilerle anlaşarak bu toplumun inançlı ve mücadeleci liderlerini satmada epeyce bir maharet kazanmıştır.
28 şubatta merhum Erbakan ve arkadaşları için “ciddiye alınmayacak kadar küçük bir azınlık “benzetmesini yaparak darbeci generallere” hükümet artık ömrünü doldurmuştur” demekle görevini ifa etmiş ve imam hatiplerin kapatılmasıyla başlayan bir süreç içinde kendi özel okullarının yeni bir rant kapısı olmasını temin etmiştir.
Hayatının her kısmında sanki çocukluğunda yaşadığı travmaları unutmayarak yaşayan ve omuzu silahlıları görünce hemen teslimiyetle yaptığı işleri zevkle ve büyüterek devam ettirmeye çalışan bir teamülün sahibi olmuştur.

Silahsız olduğu iddia edilen fetö örgütü; işi riske atmayarak, vatandaşın vergileriyle alınmış silahları yine vatandaşa doğrultabilecek kadar ihanet ve efendilerine sadakatini ispatlama yarışı içine girebilmiştir.
Bir başkasının ölümü ne fetö hocası için sıkıntı ne de insan kıyımına zemin hazırlayarak sessiz kalmayı beceren sömürgeci Amerikan mantığı için geçerli olmuştur.
Kendilerinden başka kimseyi düşünmeyen batıcı ve sömürgeci mantıklar başkasının çektiği sıkıntıdan çıkar elde etmeyi düşünecek kadar pespayeleşebilmişlerdir.
Bir zamanlar halkın dişinden tırnağından artırarak paralarıyla himmette bulunan insanları; şimdilerde çocuklarının büyük adam olmasına yardımcı olacaklarını zannederek her tür desteği ve teslimiyeti sağlamayı bir şeref ve haysiyet meselesi kabul edebilmişlerdir.

Şerefin ve haysiyetin sınıf atlanarak ama kendi kimliğine ait sorumluluklarından vazgeçerek sahiplenilmesi söz konusu olduğu zamanda takiyyecilik anlayışı devreye girmiş ve artık ne isterseniz yapabilirsiniz mantığı hayatın temel prensibi haline getirilivermiştir.

Kendilerinden kaynaklanmadığı kesin olan darbe teşebbüsleri; onların bir kere daha Anadolu tabiriyle çapıtını çıkarmış ve harcanmalarına sebep olmuştur.
Şerefsizliğin ve takiyyeciliğin asla kutsal bir hareketi desteklemesi söz konusu değildir.
Toplumun değişimini göremeyen bu ahmak kafalı adamların; arkasından ne geleceğini hiç düşünmeden, canlı bombalar gibi olaylara dalarak kendini ispatlamaya çalışan bir ruh haline bürünmeleri kaçınılmaz sonları olacaktır.

Siz dönüştüğünüz halde, bir türlü toplumun bu kadar çok dünyevileştirilmeye çalışılmasına rağmen prensiplerinden ve reflekslerinden uzaklaşmaması akıldan çıkarılarak, böyle bir darbeci kalkışma hareket meşrulaştırılmaya çalışılmıştır.

Akılsız başın cezasını ayaklar çeker demişler ama sanki ayak takımı çekecek gibi görünüyor.
Üstte ve üst akıldan aldığı dürtmelerle hayatlarını şekillendiren bazı fikirsizlerin; hayatı algılarken kendi başlarına hareket edemeyişleri, olabilecek gelişmelerin standart sapmalarını hesap etmeyi zorlaştırarak sapkınlaştırdığını artık fark etmenin zamanıdır.

Halkı karşısına alırken bile halkın çocuklarını toparlayıp yeni Zelanda'dan Çanakkale'ye getiren İngilizlerin Müslümanları Müslümanlara kırdırma çabasıyla; Amerika'dan aldıkları emirlerle Müslüman olduğunu iddia edenleri, Müslüman halkın üzerine göndermek arasında ne fark vardır.

Çanakkale'de ezan sesiyle kendine gelen anzak askerlerinin tavırları 15 Temmuz gecesi okunan ezan ve salalarla yeniden kendini göstererek; fıtri reflekslerden doğan bir karşı çıkış meydana getirmiştir.
Tekbir ve salavatlarla halk yeniden eski kimliğini hatırlamış ve unutturulmaya çalışılan kimliğinin gereğini yapmıştır.

Siz istediğiniz kadar Anadolu insanının çocuklarını şu veya bu yolla elde etmeye kalkışsanız da, kimliğinin reflekslerinden hiç vazgeçmeyecektir.
Siz kendinizden geçtiniz ama biz hala kendimizden ve kimliğimizden vaz geçmedik. bunu bir türlü anlamadınız veya anlayamadınız.

Ne diyelim?

Ama bir kere sorun kendinize; bu işleri kim akıl etmişti de biz de bu akla uyarak yola çıktık? Diye.
Amerika mı?

Hadi gidin artık kendinize başka bir gezegen bulun. Biz sizinle bu gidişle aynı gezegende yaşayamayacağız.
Canımızı sıkmayın! Kırmızıçizgilerimizi harekete geçirerek rengimizi yeşile çevirmeyin. Rengimiz yeşile dönerse ne olacağını siz hesap edin.

ÜSTAD NECİP FAZIL der ki;

Doğan güneşler her gün aynı da her gün yeni;
Ezelden ebede dek, işte İslam düzeni!..
16/07/2016

  YORUM YAP / YORUM OKU
RAMAZAN TAMER DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS