Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Cevdet Akbay

Kıtmir, Gülen Olmak İster mi Sizce?

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült
 Fethullah Gülen kendisine “Kıtmir” der birçok vaazında, şahsi ve umumi sohbetlerinde. Ekrem Dumanlı’nın, son gelişmeler hakkında kendisiyle yaptığı röportajda da kendisinden “Kıtmir” olarak bahseder (http://www.zaman.com.tr/gundem_fethullah-gulen-hocaefendi-yakistiramadim_2205399.html).
 
Dumanlı’nın “Son dönemde zat-ı âliniz hakkında akla hayale gelmeyen yalan ve iftiralar atıldı. Ağır sözler kullanıldı. Bu ithamlara sizin tabirinizle sükût durdunuz, cevap vermediniz?” sorusuna F. Gülen şu cavabı veriyor:
 
“Her dönemde, hususiyle fitne zamanlarında, insanlar karalanmış, mü’minlerin onuruyla oynanmış, bu arada mevzuun künhüne vakıf olamayan insanlar da o günaha, bilerek-bilmeyerek, ortak olmuştur. Biz kimiz ki (…) bunu Allah’a, peygamberlere, Cenab-ı Hakk’ın veli kullarına yapmışlar. Sonra günümüzde bir kısım müminler benim gibi bir kıtmire yapmış. ‘Çok mu?’ diyor ve teselli oluyorum…”
 
Bu ifadelerle tevazu sahibi olduğunu göstermeye çalışan F. Gülen, ardından kullandığı ifadelerde hakaret had safhada: “Herkes kendi karakterinin gereğini yerine getirir. Zulmetme kabiliyeti olanlar zulmederler. Sizin üslubunuzda ısıran dişler olmadığı için ısıramazsınız.” Bu ifadelerle, bedduasını ve kendisinin organize ettiği ortaya çıkan 17 Aralık darbe girişimini eleştiren Erdoğan ve hükümet efradini karaktersizlikle suçluyor, zalim ve dişsiz canavar olmakla itham ediyor. Ve ardından kibir ve tehdit kokan ifadeler... Merak eden röportaja baksın, ibretle okusun.
 
F. Gülen’in tevazu için kendisine “Kıtmir” dediğine inanılır ama kendisini tartışmaya açtığı son bir sene içinde onun hakkında ortaya çıkan bilgilere bakınca, Kıtmir ifadesiyle alçak gönüllülük yaptığına ihtimal veremiyorum. Mesela, “Ben Allah’la konuştum, bana dedi ki ‘ben bu kâinatı Muhammedim için yarattım ama senin için de devam ettiriyorum’” ifadesiyle kendisini Hz. Peygamber’le eş tutan (https://www.youtube.com/watch?v=7-GZDmg0T7M), Hz. İsa olduğu imasında bulunan, o yöndeki söylentileri net olarak reddetmeyen (http://www.timeturk.com/tr/2014/03/12/talebesi-20-yillik-sirri-acikladi-gulen-hz-isa-mi.html#.UycKJhbmWlI) birisinde tevazu aramak boş çaba bence.
 
Kitmir, malumumuz, mübarek Eshab-ı Kehf’in sadık bekcileri… Hz. İbrahim’in buzağısı, Hz. İsmail’in yerine kesilen koç, Hz. Salih’in devesi, Hz. Yunus’u yutan balık, Hz. Musa’nin ineği, Hz. Uzeyir’in merkebi, Hz. Süleyman’in karıncası, Belkıs’ın hüdhüd kuşu, ve Hz. Muhammed’in Kasva isimli devesi gibi cennetlik bir hayvan. Kendisine Kıtmir derken aslında kendisini Cennetlik olarak gördüğünü gösteriyor tahminimce; aksi taktirde Kıtmir yerine “köpek” veya “hayvan” demesi icap ederdi!
 
Kıtmir’i diğer hemcinslerinden ayırıp mübarek, asil ve Cennetlik yapan, muhterem Eshab-ı Kehf ile olan beraberliği ve onlara olan sadakatidir. Kim olduğumuz elbette ki önemlidir ama kimlerle beraber olduğumuz daha önemlidir. “Kişi sevdiği ile beraberdir” hadis-i şerifi bir açıdan bu hakikate işaret eder.
 
Fazla gerilere gitmeye gerek yok, 28 Şubat’tan başlayarak Gülen’in kimlerle beraber olduğuna bakılırsa, onun Kıtmir olamayacağı çok rahatlıkla görülebilir. Mesela, ABD’deki Neocon Cetesi’nin planlayıp Turkiye’deki uzantılarının uyguladığı Refah-Yol Hukumeti’ni, daha doğrusu rahmetli Erbakan Hoca’yı yıkma operasyonunda tercihini yıkım ekibinden taraf kullanmış, rahmetli Erbakan’a “Beceremedin, bırak” çağrısında bulunmuş (https://www.youtube.com/watch?v=OclS8sd4F5E), meşru hükümeti yıkmak için gayri meşru yollarak başvuran cuntacılar için “sivillerden daha demokrattırlar” demiştir!
 
“Füruattandır” fetvasıyla başörtülülerin mücadelesini baltalamak ve başörtülüleri yüzüstü bırakmakla kalmamış, başörtülüleri temsilen Meclis’te bulunan Merve Kavakçı’yı değil, sırf başörtülü olduğu için Kavakçı için “bu kadına haddini bildiriniz” (https://www.youtube.com/watch?v=Dv3blls9i_g) diyen dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’ten yana tavır almış, hatta Ecevit için “Eğer ahirette Allah bana şefaat etme imkanı verirse, bunu ilk önce Ecevit için kullanırım..." demiştir, diyebilmiştir (http://tr.fgulen.com/content/view/20247/12/).
 
Gülen’e göre “Ecevit hayatı boyunca oruç tutmadı... Namaz kılmadı ama inancı sağlamdı!” Hayatı boyunca ibadetini aksatmayan Erbakan Hoca’nın Gülen’in yanında Ecevit kadar bir değeri yoktu. İmam Hatip okullarının köküne kibrit suyu dökse de, kendi okullarına sahip çıktığı, MGK’da kendisi hakkındaki dosyayı elinin tersiyle ittiği için Ecevit’i adeta Cennetlik ilan etmiştir. Burada, kendisini ve eserlerini (okullar vs.) kutsadığı manası çıkartılabilir. Gülen, kutsallaştırdığı şahsına ve eserlerine önem verdiği için Ecevit’i övmektedir büyük ihtimalle.
 
Dün yaptığını doğru bulmuş ve pişmanlık duymamış olmalı ki, bugün de aynısını yapmaktadır. Dün Erbakan Hoca’yı deviren ulusal ve uluslararası odakların Başbakan Erdogan’i tasfiye etmek ve hükümetini yıkmak için seferber olduğu bugün tercihini gene yıkım ekibinden yana kullanmaktadır. Gezi Kalkışması’ndaki duruşu ve 17 Aralık darbe girişimiyle bu yıkım ekibinin gönüllü destekçisi ve parçası oldu.
 
Dün DSP/Ecevit’i destekleyen F. Gülen, bugün aynı zihniyetin başka bir versiyonu olan CHP/Kılıçdaroğlu’nu desteklemektedir. İsrail Hükümeti ve MOSSAD aleyhinde aleyhte bir tek cümlesi olmadığı halde (aksine, bunlara toz kondurmama sözkonusu; hatta İsrail’in hatırı için AK Parti’ye savaş ilan ettikleri söyleniyor) AK Parti Hükümeti ve MİT’i yerden yere vurmaktadır.
 
Bediüzzaman Said Nursi, Gülen’in ifadesiyle Hz. Pir, muhaliflerin Enver Paşa ve Said Halim Paşa'ya olan şiddetli hücumları karşısında "Ben tokadımı Antranik'le beraber Enver'e; Venizelos ile beraber Said Halim'e vurmam. Nazarımda vuran da sefildir…" demiş, İslam ve müslüman düşmanlarıyla aynı cephede bulunmaktan ısrarla kaçınmıştır.
 
F. Gülen’den, “Neocon ve Ergenekon Çeteleri’yle bir olup Erbakan’a ve Erdoğan’a vurmam, nazarımda vuran da sefildir” demesini beklemiyoruz elbet; en azından sükût edebilirdi. Sükût etmediği gibi, şantaj gibi en sefil yöntemlerle Erdoğan’a vuruyor, hükümetini yıkmaya çalışıyor bugün. Sanal alemde istihdam ettiği operasyonel elemenlarla adeta kin kusuyor.
 
Cennetlik Kıtmir’in etrafında Cennet mekan Eshab-ı Kehf vardı. Gülen’in etrafına baktığımızda, daha çok Neoconlar ve Turkiye’deki uzantılarını, banka hortumcuları ve milletin sırtından holdinglesen rantiyecileri, kısacası ehli dünya ve eshab-ı keyfi görüyoruz. Dün de böyleydi belki, bilemiyorum, ama bugün daha net olarak görebiliyoruz.
 
Mübarek Kıtmir bugün canlansa, söylem ve eylemlerine baksa, “Ben Kıtmirim” diyen F. Gülen olmak, Gülen’in yerinde olmak ister mi sizce?
CEVDET AKBAY DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS