Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Cevdet Akbay

Irak üç devlete gebe, Sancı başladı; doğuracak

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült
2006’da, Amerika Birleşik Devletleri (ABD)’nde demokrat görüş ve çıkışları ile bilinen Goals for Americans Foundation’a ait sitede Citizen Paul (Vatandaş Paul, Vakfın başkanı Paul Flum) imzasıyla yayınlanan bir başyazı okumuştum. Paul Flum, demokratikleştirme bahanesiyle ABD ve İngiltere tarafından işgal edilen fakat demokrasi yerine kan golü ve kaos ortamına dönüştürülen Irak’ın mevcut durumdan çıkartılması için proje sunmuştu.

Vatandaş Paul’a göre, Bush Yönetimi, takip ettiği yöntemin fayda getirmeyeceğinin farkına varması gerekirdi. Demokratikleşme zorla ve kaba kuvvetle değil, ülkenin etnik, kültürel ve dini yapısı gözönünde tutularak yerleşebilirdi. Irak’ın içinde bulunduğu durumun savunulması imkansızdı; mevcut durum devam ettikçe ABD’nin uluslararası itibarı daha da zayıflamaya devam edecekti.

Vatandaş Paul gibi ABD’deki savaş karşıtı birçok insanın, aydının, siyasetçinin desteklediği fikir, Irak’ın üç eyalete ayrılmasını öngörüyordu: kuzeyde Kürd Cumhuriyeti, merkez-batıda Sünni Arap Cumhuriyeti ve güneyde Şii Arap Cumhuriyeti. ABD’ye benzer bir ırak Birliği… Her ülke kendi başkanına, başkentine, kısacası her şeyine sahip olacak ama Bağdat ırak Birliği’nin başkenti olacaktı… ırak Birliği’ni ilgilendiren konular hakkında üç devletin temsilcileri Bağdat’ta toplanıp Birlik ile ilgili siyasi, ekonomik, ve benzeri konuları değerlendireceklerdi.

Teklif edilen çözüm projesine göre Irak’ın yeraltı zenginlikleri, özellikle petrol, kurulacak üç devletin nüfusuna göre adil olarak paylaşılacaktı. Eyaletlerin kurulması, zenginliklerin paylaşılması hususunda Birleşmiş Milletler, NATO, Avrupa Birliği ve Arap Birliği gibi kuruluşların yardımına başvurulacaktı.

ABD Başkan Yardımcısı Joseph Biden Üç Devlet Formülüne Sıcak

Vatandaş Paul’un dillendirdiği teklif aslında yeni değildi. Buna benzer bir teklif, The Council of Foreign Relations’ın (CFR) emekli başkanı Leslie Gelb imzasıyla 25 Kasım 2003 tarihli The New York Times (NYT)’ta çıkmıştı. Leslie Gelb ve Paul Flum gibi insanlar tarafından tartışılan fikirin, siyasi arenada da destekçileri vardı. George Bush’un Irak politikalarını şiddetle eleştiren dönemin Demokrat Parti Delaware Eyaleti Senatörü Joseph Biden bu fikri destekleyen siyasetçilerden biriydi. Biden, bugün ABD’nin Başkan Yardımcısı ve Irak Dosyası onun elinde.

Paul Flum, Leslie Gelb, Joseph Biden ve diğer desetkçilerin yegane çözüm olarak savundukları model aslında Osmanlı Devleti’nin uyguladığı Eyalet Sistemi modelinden başka bir şey değildi. Musul, Bağdat ve Basra, Osmanlı Devleti’ne bağlı ama birbirinden bağımsız, varlıklarını sorunsuz olarak devam ettiren eyaletlerdi.

Irak, şimdiki Derin Devletin ataları olan İttiahat ve Terakki mensubu cuntacıların Abdülhamit Han’ı tahttan inderek Osmanlı Devleti’ni işgal etmeleri; ardından büyük bir ahmaklıkla Almanya ile omuz omuza vererek Osmanlı’yı Birinci Dünya Savaşı’na sokmaları; Almanlar’ın yenilmesiyle Osmanlı’nın da yenilmiş sayılması; daha sonra İttiahat ve Terakki’nin yerini alan Kemalist Cumhuriyet’in basiretsiz ve acemi politikaları sonucu İngiltere tarafından sömürgeleştirildi.

İngilizler, Musul, Bağdat ve Basra eyeletlerini bir çatı altında toplayarak yapay bir Irak Devleti kurdu; başına da Şerif Hüseyin’in oğlu Kral Faysal’ı getirdiler. Bu yapay Irak Devleti bünyesindeki farklı unsurlar (Kürdler, Türkler, Sünnî ve Şii Araplar) arasındaki “birlik” İngiliz sömürgesi zamanında hile ve desiselerle, 1960’larda iktidarı ele geçiren Baas Partisi döneminde ise baskı, zulüm ve kaba-kuvvetle sağlanmaya çalışıldı. Irak’taki farklı unsurları bir arada tutan “tutkal” ABD ve İngiltere’nin 2003’teki işgaliyle yerinden söküldü, yapay ırak Devleti dağıldı. 11 senedir birliğin sağlanması mümkün olmadı, bundan sonra olacağı da mümkün görünmüyor.

Irak, en az üç parçaya bölünerek şimdiki kaotik ortamdan kurtulabilir. Osmanlı gibi bağlanacakları merkezi bir yapı olmadığı için üç Eyalet fikri de artık gerçekçi değil. En makul çözüm, Irak’ın üç devlete bölünmesidir: Kürd Cumhuriyeti, Sünni Arap Cumhuriyeti ve Şii Arap Cumhuriyeti.

Bütün altyapısını tamamlamış, ordusunu kurmuş, ekonomisini güçlendirmiş Kürd Cumhuriyeti sadece uluslararası devletler tarafından resmi olarak tanınmayı bekliyor. İktidarı döneminde katı bir mezhepçilik politikası uygulayan, Sünnî Arapları ve Kürdleri küstüren hatta kendisine düşman eden Nuri El Maliki’nin geçici yönetimi altında bir Şii Arap Cumhuriyeti inşa edilebilir. En sorunlusu, Irak ve Şam İslam Devleti (IŞİD) adlı karanlık yapının tasallutu altında bulunan Sünni Arap Cumhuriyeti.

İrak’ta En Geç 2016’da Bünyesinde Taşıdığı Üç Devleti Doğuracak

2008’deki seçim döneminde Obama’nin dış ilişkiler konusunda danışmanlığını yapan, şimdi the New America Foundation için çalışan Hindistan asıllı Amerikalı Parag Khanna, 2008’de çıkan “The Second World: Empires and İnfluence in the New Global Order” başlıklı kitabında su önemli öngörüde bulunuyor: “Iraklı Kürdler 2016’ya kadar bağımsızlıklarını kazanacaklar; prensipte Kürdistan’ın kurulmasına karşı çıkan Türkiye ve Suriye bu gerçeği kabul edecekler.”

Birçok konuşmasında ve yazılarında Kürdistan’ın bağımsızlığını savunan Khanna, Kürdistan ve Türkiye arasındaki artan güçlü dayanışmaya da dikkat çekiyor. Kürdistan’daki ekonomik gelişmeye dikkat çeken Khanna “güçlü bir altyapı bağımsızlık için olmazsa olmaz bir şarttır” görüşünde. Khanna’ya göre Kürd yöneticiler bunun farkında oldukları için Kanada’dan Norvec’e kadar birçok ülkenin şirketleriyle petrol anlaşmaları yapıyorlar; bunu yaparak bugünkü İrak’ın resmen sonra ereceği güne hazırlık yapıyorlar.

Yeni Türkiye, AK Parti döneminde atılan olumlu adımlarla özellikle sistemin demokratikleşmesiyle Eski Türkiye’nin “Irak’ta Kürdistan kurulursa Türkiye bölünür” gibi yersiz paranoyalardan ve yapay korkulardan önemli oranda kurtuldu. Eski Türkiye’de “kabile/aşiret reisi” olarak küçümsenen Mesut Barzani, Yeni Turkiye’de devlet başkanı olarak kabul ediliyor artık. Türkiye, Kürdistan ile petrol ve inşaat başta olmak üzere birçok işbirliğe imza atıyor; karşılıklı güvene dayalı ilişkiler geliştiriliyor. Yani Türkiye, Kürd Cumhuriyeti’ni gayri resmi olarak tanıyor; resmi olarak tanımasına bir adım var.

Barack Obama yönetiminde ABD’nin “Irak’ta kurulacak bir Şii devlet, Iran’ın bölgede daha da güçlenmesine yolaçar” ve benzeri İran kaynaklı paranoyada eskiye nazaran hissedilebilir bir değişiklik ve azalma var. Bu da, Şii Arap Cumhuriyeti’nin kurulması için hayli önemlidir. Geriye bir Sünnî Arap Cumhuriyeti kalıyor, o da IŞİD bertaraf edildikten sonra kurulur. Serseri mayın gibi yarın ne yapacağı kestirilemeyen IŞİD bertaraf edilmeden, sadece kurulacak üç cumhuriyetin değil, halihazırdaki devletlerin güvenliği de büyük bir risk altında olacaktır.

Devlet kurmak şirket kurmak gibi kolay değil elbet ama bugünkü şartlar Irak’ın bünyesinde taşıdığı üç devleti doğurmasına daha müsait. Hatta, mecbur.
CEVDET AKBAY DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS