Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Cevdet Akbay

Derin Kandil'in Abdullah Öcalan’ı tasfiye çabası

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült
Bugünlerde tekrar alevlendirilmeye çalışılan şiddet, Derin Devlet’in güdümündeki Derin Kandil’in, Barış Süreci’nde ısrar eden Abdullah Öcalan’a başkaldırısıdır aslında. Derin Kandil, TSK içindeki derin unsurların desteğiyle 14 Temmuz 2011’de gerçekleştirdiği Silvan Saldırısı ile de AK Parti Hükümeti döneminde yeniden başlayan müzakere sürecini, tıpkı 1993’teki Bingöl Saldırısı’yla yaptığı gibi, tamamen bitirmek istedi.

Kandil'deki "derin" ekipten olan Duran Kalkan'ın, Silvan Saldırısı’ndan yaklaşık bir buçuk ay önce, 5 Haziran 2011’de sarfettiği șu ifadelerle, Müzakere Süreci’ni ısrarla devam ettiren AK Parti Hükümeti’ni hedef aldı:

“Devrimci Halk Savaşı'nın hedefi, AKP hükümetini çözmek ve aşmaktır. Nasıl ki 15 Ağustos (1984) Atılımı'ndaki hedef, 12 Eylül rejimini aşmak ve çözmektiyse şimdi de AKP rejimini çözmek ve aşmak oluyor. 1993 ve 1994 yılında Çiller rejimini çözmek ve aşmaktıysa, şimdi de AKP'yi aşmak oluyor… Düşman (AK Parti Hükümeti) gerileme sürecindedir ve dış bağlantıları zayıftır. Bölgesel gelişmeler bizden yanadır... Kürt sorununun çözümü, Kürt halkının öz gücüyle ve bu güce dayalı direnişiyle geliştirileceği devrimci savaşla gerçekleştirilebilir.”

Silvan Saldırısı, Öcalan’ın “Devletle anlaştık. Müzakereler devam ediyor. Öncelikle Anayasa Konseyi, ardından Barış Konseyi kurulacak” açıklamasından birkaç gün sonra gerçekleşti. Demokratik Özerklik’in, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) içindeki Derin Kandil uzantılarının baskısıyla aynı gün ilan edildiğini de hatırlatmakta fayda var.

Müzakere Süreci’ne başından beri karşı olan Derin Kandil, “Müzakereye karşıyız” diyerek Öcalan’a bayrak açmak yerine, müzakerelerin ișe yaramadığını, bir oyalama taktiği olduğunu ilan ederek daha sinsi bir yol tercih etti (Derin Kandil’in, son yıllarda, özellikle bugünkü Lice olaylarında da aynı taktiği kullandığına şahit oluyoruz). Öcalan, Derin Kandil’in kendisine derin bir komplo kurduğunu hissettiğü için “ne haliniz varsa görünüz” dedi, Derin Kandil’i şiddet yöntemiyle başbaşa bırakarak İmralı’da kabuğuna çekildi.

Silvan Saldırısı’nın, Oslo Müzakere Süreci’ni tam anlamıyla durduramadığını gören Derin Devlet, Derin Kandil, Ergenekon Cetesi ve Paralel Yapı aracılığıyla MİT ile PKK arasındaki görüşmenin ses kaydını kamuoyuna sızdırdı.

Sızdırılan ses kaydının birinci hedefi Müzakere Süreci’nin mimarı AK Parti Hükümeti’ydi. Hükümet’i Türk kamuoyu önünde zor duruma düşürerek müzakere sürecini askıya almasını; hatta, “teroristlerle masaya oturan hükümet istifa!” sloganlarıyla iktidardan düşürülmesini sağlamaktı. İkinci hedef ise Öcalan’dı. Kürd kamuoyunda “görüldüğü gibi müzakereler Kürdler için bir kazanç sağlamıyor, Öcalan sadece kendisini düşünüyor, Kürdlere ihanet ediyor” algısı oluşturmaktı.

Kürdler ve Türkler müzakereyi destekler mahiyette tepki verdi ama deşifre olan MİT-PKK görüşmeleri, sızdırılan ses kaydı yüzünden bir süreliğine askıya alındı. Derin Kandil, müzakere sürecini tamamen sabote etmeyi başarabilseydi en büyük darbeyi hiç şüphesiz ki Öcalan’a vurmuş olacaktı çünkü Derin Devlet’in güdümündeki Derin Kandil’in en öncelikli planı Öcalan’ı tavsiye etmektir.

Mehmet Öcalan’ın 12 Kasım 2012’de Rudaw’a verdiği röportajda kullandığı “Bazı PKK yetkilileri Öcalan’ın liderlik pozisyonunu üstlenmek istiyor… Birileri Öcalan’ı kendi kişisel amaçları için kullanıyor” ifadeleri, Derin Devlet’in Derin Kandil aracılığıyla Abdullah Öcalan’ı tasfiye tezgâhını doğruluyor.

Derin Kandil, Kürdler tarafından benimsenmedigi için fiyaskoyla sonuçlanan Devrimci Halk Savaşı’nın yerine Açlık Grevi eylemini devreye soktu. Açlık Grevi’nin, Erdoğan’ın “İmralı ile tekrar görüşülebilir” ve Bülent Arınç’ın “Öcalan'a ev hapsi olabilir” sözlerinden sonrasına denk gelmesi, Derin Kandil’in Öcalan’ı İmralı’ya gömmeye kararlı olduğunu gösteriyor.

Duran Kalkan’ın bugünlerde, Abdullah Öcalan ile doğrudan ilişki kurmadan ve Kandil’de bulunanlara doğrudan hitap etmediği takdirde yapılan açıklamalara inanmayacaklarını söylemesi, Öcalan’ı devreden çıkartma manevrasından başka birşey değildir.

Derin Kandil’in, bugün Barış Süreci’ni sabote ederek Öcalan’ı İmralı’ya gömmek için kullandığı şiddet ve kirli savaş, 30 senedir devam eden sorunu daha da derinleştirdi. Şiddetin/savaşın çözüm olmadığı artık çok açık. Kürdlerin ekserisi de savaş stratejisini benimsemiyor, dolayısıyla Derin Kandil’in son tezgâhı olan Lice Kalkışması Kürdler’de karşılık bulmayacaktır.

50 binden fazla can alan bu kirli savaşın bitirilmesinde tek bir seçenek var, o da Barış Süreci’dir. Tek ve son şans olan Barış Süreci de AK Parti Hükümeti ve Öcalan’ın duruşlarına bağlıdır. Hükümet, bütün baskılara, tehditlere, haksız ve ahlaksız saldırılara rağmen müzakerede ısrarlı. Parti ve TSK içindeki müzakere karşıtlarını belirli oranda ya tasfiye eya da pasifize etti. Birkaç sene öncesine kıyasla bugün eli daha güçlü olan Öcalan da, birkaç sene önce yaptığı gibi küsüp kabuğuna çekilmek yerine Erdoğan gibi cesur davranıp PKK ve BDP/HDP içindeki derin yapılanmayı tasfiye edebilirse Barış Süreci başarıyla tamamlanabilir.

Derin Kandil’in dayattığı kaos stratesjisi Ocalan’i ömrünün sonuna kadar İmrali’ya mahkum eder çünkü kan gövdeyi götürürken hiçbir siyasi iktidar Ocalan’i İmrali’dan dışarı çıkartmaya cesaret edemez. Barış Süreci’nin başarısı ise Ocalan’a önce ev hapsi, ardından da özgürlük getirebilir. Bence getirmeli.
CEVDET AKBAY DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS