Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Cevdet Akbay

Ağrı saldırısı da 'Derin Kandil' işi

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült
Ağrı Saldırısı da, Tıpkı Silvan Saldırısı gibi, Bir Derin Kandil Tezgahıydı

Kemalist Kürd Hareketi’nin ağır toplarından Emine Ayna, geçenlerde Ağrı’da çıkan çatışma için “ikinci bir Silvan olayı” ifadesini kullandı.

Hatırlamakta fayda var. Silvan Saldırısı, 14 Temmuz 2011’de gerçekleşti. Kemalist Kürdlere göre, Silvan Saldırısı AK Parti Hükümetinin oyunuydu! Oysa PKK, saldırıdan dört gün önce iki asker ile bir teknisyeni kaçırarak askeri araziye çekip kanlı bir tezgah kurmuştu.

Silvan Saldırısı, Öcalan’ın “Devletle anlaştık. Müzakereler devam ediyor. Öncelikle Anayasa Konseyi, ardından Barış Konseyi kurulacak” açıklamasından sadece birkaç gün sonra gerçekleşti. Hedef Barış Süreci idi. AK Parti Hükümeti, büyük bir risk alarak başlattığı Barış Süreci’ni neden sabote etsin?

PKK, Barış Süreci’ni sabote etmek için Silvan Saldırısı’nı gerçekleştirirken, Kemalist Kürdler de aynı gayeye hizmet için aynı gün Diyarbakır’da Demokratik Özerklik ilan ettiler. Tabiri caizse, aynı gün Barış Süreci’nin hem kafasına hem de kalbine iki kurşun birden sıktılar.

Silvan Saldırısı ile ağır darbe alan Barış Süreci, Eylül 2011’de Oslo görüşmelerinin sızmasıyla askıya alındı. Sürecin askıya alınmasıyla ipleri iyice eline geçiren Derin Kandil, Devrimci Halk Savaşı stratejisini devreye soktu. Mesela, 20 Ağustos 2012’de Gaziantep’te Karşıyaka polis merkezine bombalı saldırı gerçekleştirdi. Derin Kandil’in gayesi, 30 senedir dağda sürdürdüğü kirli savaşı şehirlere indirmek, halkları bir birine kırdırarak Barış Sureci’ni bir daha dirilmemek üzere gömmekti.

Derin Kandil’in Devrimci Halk Savaşı stratejisi, Kürdler prim vermediği için fiyaskoyla sonuçlandı. Bu sefer, hapishanelerdeki tutukluları Açlık Grevi bahanesiyle ölüme göndererek kaotik ortam oluşturma teşebbüsünde bulundular (Kasım 2012). Açlık Grevi, Erdoğan’ın “İmralı ile tekrar görüşülebilir,” Bülent Arınç’ın “Öcalan’a ev hapsi olabilir!” sözlerinden bir iki gün sonra başladı. Derin Kandil’in tezgahı olan Açlık Grevi’nin hedefi de Barış Süreci idi.

Abdullah Öcalan, Ağrı Saldırısı’ndan bir iki ay önce, Şubat 2015’in sonunda, PKK’yi bahar aylarında olağanüstü kongreyi toplamaya davet etmiş “Bu davet, silahlı mücadelenin yerini demokratik siyasetin almasına yönelik tarihi bir niyet beyanıdır” demişti.

Öcalan, 2015’in Newroz’unda (21 Mart) silah birakma ile ilgili mesajini daha da netlestirmişti: “Deklarasyon gereği ilkelerde mutabakat oluşmasıyla birlikte PKK’nın Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı yaklaşık kırk yıldır yürüttüğü silahlı olan mücadeleyi sonlandırmak ve yeni dönemin ruhuna uygun siyasal ve toplumsal strateji ve taktiklerini belirlemek için bir kongre yapmalarını gerekli ve tarihi görmekteyim.”

Öcalan’ın bu çağrısından sadece üç hafta sonra Ağrı Saldırısı gerçekleşti. Yukarıda bahsettiğimiz Silvan Saldırısı ile paralel düşündüğümüzde, Ağrı Saldırısı’nın hedefinin de Barış Süreci olduğu aşikârdır.

KCK Yürütme Konseyi üyesi Murat Karayılan’ın Rojnews ajansına yaptığı “AKP, 2015 seçimlerinin sakin geçmesini ve seçimlerden sonra tutumunu açıklamak istiyor. AKP adım atılmazsa seçimlerden önce savaşa başlayacağız” açıklaması gözönünde tutulursa, Ağrı Saldırısı’nın PKK tezgâhı olduğu çok net bir şekilde anlaşılıyor. Zaten, karşılıklı çatışmanın, PKK’li bir keskin nişancının askerlere ateş açması sonucu başladığı söyleniyor.

PKK, 11 Nisan’da Ağrı’da Barış Süreci’ne silah sıkmasaydı, bugün daha farklı ve olumlu şeyler konuşuyor olacaktık. Mesela, PKK’nin silah bırakmak üzere Ocalan’in direktifi doğrultusunda toplanacak olan kongresini tartışıyor olacaktık. Büyük ihtimalle, o kongrede, silah bırakma olmasa dahi, başka çok olumlu kararlar alınacaktı.

Derin Kandil, sıktığı her kurşunla, kurduğu her tezgahla Barış Süreci’ni zora sokuyor. ilginçtir, Derin Kandil’in kirli provokasyonuna gelmeyerek her defasinda Barış Süreci’ni tekrar rayına sokan gene AK Parti oluyor.

Derin Kandil, Sadece Barış Süreci’ni değil, Öcalan’ı da zora sokuyor. Hatta sıktığı her kurşunla Öcalan’ı İmrali’ya biraz daha gömüyor. Körüklediği terörle pazarlık gücünü artırmak bahanesiyle Öcalan’ın ev hapsine çıkmasını, belki de serbest bırakılmasını geciktiriyor. Belki de kasıtlı olarak yapıyor. Çünkü şiddet devam ettiği müddetçe hiçbir siyasi iktidar, değil AK Parti, HDP bile iktidarda olsa Öcalan’ı, bırakın serbest bırakmayı, ev hapsine bile çıkartamaz. Öcalan’in ev hapsi veya zamanla serbest bırakılması, terörün tamamen bitmesine bağlı.

Öcalan, Derin Kandil’in oyununa gelerek İmrali’ya gömülü kalmak istemiyorsa en kısa zamanda PKK Kongresini toplatıp Barış Süreci konusunda çok net kararlar aldırmalıdır. Bunu yaparak Derin Kandil’in kendisine karşı kurduğu kirli komployu da bertaraf etmiş olur.
CEVDET AKBAY DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS